Yoksa yürüyüşün anlamını kaybetmiş gibi hissetmek midir? Peki yarın, bugünkü benden yalnızca bir adım daha fazla yürümemi sağlayacak tek bir adım ne olabilir? Odysseus mu yoksa Herakles mi anlar benim zihnimden? :)
Yolda olmak, henüz tamamlanmamış olmayı kabul etmek midir yoksa belirsizliğe razı olmak mıdır? Tamamlanmamış olmayı kabul etmekten de önce dürüstçe bulunduğun yeri görebilmek midir? Uzun süre yürümüş ama varış hissini hiç alamamış birinin artık yön duygusunu sorgulaması mıdır?
Bir süre sonra anlıyor insan, dünyanın çoğunlukla acele edenlerin kurduğu büyük bir yanılsama olduğunu. Herkes konuşup, hüküm verirken, bir yere ait görünmek isterken yaşanan bütün bu hengamenin ortasında sessiz kalabilmektedir belki olgunluk..
zweig, ‘içimde bir yerlerde hep geç kalmışlık hissi var. nereye olduğunu bilmediğim bir trene, üstelik biletim de varken geç kalmış gibiyim.’ der. tam olarak bu işte, her yere koşturuyoruz ama içimizde hep bir şeyleri kaçırmış olmanın o tuhaf ağırlığını yenemiyoruz.
Biz gençler, mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegane temeli olan Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyeti'ni ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz. Varlığımız Türk varlığına armağan olsun.. 🇹🇷
Ağaç kovuğundan çıkmadık, gökten zembille inmedik.
Tesadüfen olmadık, toplamayla oluşmadık.
Tarihte Türk’tük, halde Türk’üz, istikbalde de Türk olacağız.
Okullarda toplu taşımaya nasıl binilir, toplu taşımadan nasıl inilir ve toplu taşımada nasıl davranılır dersi verilmeli. Zira bu toplumun bu gibi basit şeyleri bile düşünerek uygun şekilde davranabilecek bir yapısı yok!