CHP mahkeme kararları ile yönetilemez!
CHP Butlan ile kayyum ile yönetilemez!
CHP savaş meydanlarında kurulmuştur.Korku yaratarak ne CHP’yi ne de Chp’lileri esir alabilirsiniz!
Kendileriyle sıcak ilişkilerimiz olmasa da Özgür Özel CHP genel başkanıdır. Ve benim genel başkanımdır
Suudi din adamı:
"Peygamberin deve sidiği içilmesini tavsiye ettiği hadisi sahih kabul etmeyen, bunu İslam'a aykırı gören kişi ateisttir. Dinden dönmüştür. Bu yüzden öldürülmesi gerekir.
Dinden dönen kafirden daha beterdir."
◇Geniş tanımlı işsizlik yüzde 32
◇TCMB enflasyon tahminini yüzde 50 artırdı
◇İlk 4 ayda faize 1 trilyon 133 milyar gitti
◇TCMB tarihi zarar açıkladı
◇Emekli, asgari ücretli açlık sınırı altında
◇Köprüler bile satışa çıktı
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'de arınma şart dedi!
"Ya, bu iki yüzlülüğü bırakın artık ya!
Bizim vatandaşlar 7. yy Mekke'sine ait bir hüküm her zaman her yerde uygulanır diyor. ışid bile bunu abartı bulur.
Bu edebiyatı yapanlar yaşamlarında Allah'ı takmıyor, moderniteyi dibine kadar yaşıyor.
Köleliği Kuran onaylıyor."
Mustafa Öztürk
Kemal Bey'in mutlak butlan hevesiyle yaptığı çıkışa genelleme yapmak istemem ama birçoğu siyasi ikbalini ona bağlamış bir avuç vekil dışında destek sıfırın altında eksi bir milyon oldu.
Mutlak butlan ortaya çıkmadan kamu vicdanında, seçmen nezdinde ve partide mahkum edildi.
Tanrı, oğlunu kurban etmeye çalışan İbrahim’e gökten koyun değil de bir ağaç fidanı gönderseydi… Ve “bunu kurban etme, bunu dik” deseydi…
Belki de insanlık binlerce yıldır hayvan kanı akıtmayı değil, ağaç dikmeyi kutsal sayardı.
Her bayramda milyonlarca hayvan kesilmez, milyonlarca fidan toprağa verilirdi.
Dünyamız da bugün belki çok daha yeşil olurdu.
Kurban kültürü yerine fidan kültürü doğsaydı, insanlık başka bir yöne evrilirdi.
Bu korkunç doğa katliamına, vatana ihanete be devasa rant projesine karşı yapılabilecek tek hareket, en erken zamanda yapılacak genel seçimi büyük farkla kazanıp Kanal/Arap İstanbul projesini çöpe atmak ve burada yapılan her şeyi Hazineye aktarmaktır.
Oyunuzu bunu yapacağını taahhüt eden ekibe verin.
70 küsür yaşındasın
13 yıllık genel başkanlık yaptın
Daha neyi elde edemedin, de neyin hırsındasın, neyin derdindesin.
Bugün CHP’de aktif siyaset yapan ve aktif siyaset planı olanların dışında muhalif kesimlerin hepsi kızgınlıklarını tarif edecek kelime bulamıyorlar
Bu kadar nefreti çekmenin nedeni nedir ?
CHP’nin başarısından bu kadar rahatsız olmanın nedeni nedir ?
Video filan yayınlamadan önce sokağa çıkıp, yanınıza basını da alıp, halkın, esnafın arasına karışıp, onlar sizin hakkınızda ne düşünüyor bir dinleseniz nasıl olur??
Polis Memuru Mehmet Erbil intihar etti.
İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nde görevli, evli ve biri otizm tanılı 2 çocuk babası...
İddiaya göre; polis memuru Mehmet Erbil, görevi başındayken “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca trafik cezası yazdı.
Trafik cezasını yazdığı şahıs, polis memurumuz Mehmet Erbil’i “Ben Başakşehir Kaymakamının yakınıyım” diyerek ceza yazmaması konusunda “uyardı”; polis memurumuz cezayı yazdı.
İddiaya göre; Başakşehir Kaymakamı İlçe Emniyet Müdürünü aradı, cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen" ceza yazıldığını söyledi ve bundan sonra polis memuru Mehmet Erbil mobbing görmeye başladı.
"Seninle çalışmak istemiyoruz" dendi...
Arkadaşlarıyla bir kafede otururken amiri geldi, kendisini uyardı, arkadaşlarına GBT yaptı...
Amirlerinin mobbingine maruz kaldı...
Jet hızıyla görev yerinin Bağcılar olarak değiştirilmesi "uygun bulundu."
Her şey birkaç gün içinde oldu.
İddialar sarsıcı, soruşturulmaya muhtaç...
Tüm iddiaları Meclis'e taşıdım, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye sordum:
1. Başakşehir Kaymakamı, “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca yazılan bir trafik cezası için İlçe Emniyet Müdürünü aramış mıdır? Kaymakam cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen ceza yazıldığını” söyleyerek polis memurunu müdürüne şikayet etmiş midir? Bu iddialar araştırılacak mıdır?
2. Kaymakam tarafından aranan İlçe Emniyet Müdürü, görevini yapan polis memuruna mobbing uygulamış mıdır? Polis memuru Mehmet Erbil’e görevli olduğu müdürlükte “Seninle çalışmayacağız, seni istemiyoruz” gibi beyanlarda bulunulduğu doğru mudur?
3. Mehmet Erbil’in izinli olduğu bir günde arkadaşlarıyla bir kafede otururken bir başkomiserin mekana gelip Erbil’i uyardığı, birlikte oturduğu arkadaşlarına GBT yaptığı ve tayininin çıkacağını söylediği iddiaları doğru mudur?
4. Ceza işleminin uygulandığı gün ve saatten, polis memuru Mehmet Erbil’in intihar girişiminde bulunduğu ana kadar; iddiaların odağındaki Başakşehir Kaymakamı, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürü ve ilgili Trafik Denetleme Büro Amiri arasında gerçekleşen telefon görüşmelerine ait HTS (arama/mesaj) kayıtları geriye dönük incelenecek midir?
5. Polis memuru Mehmet Erbil’in izinli gününde arkadaşlarıyla oturduğu kafeye giderek GBT sorgulaması yaptığı iddia edilen başkomiserin, bu işlemi hangi yasal gerekçe, emir veya ihbara dayanarak yaptığı resmi kayıtlarda mevcut mudur? Söz konusu kafenin güvenlik kamerası görüntüleri ve o esnada sistem üzerinden yapılan GBT sorgulama kayıtları güvence altına alınmış mıdır?
6. Polis memuru Mehmet Erbil’i intihara sürüklediği iddia edilen tüm bu olaylar zincirinin ve iddiaların araştırılarak gerçeğin ortaya çıkması amacıyla; Başakşehir Kaymakamı, İlçe Emniyet Müdürü ve söz konusu başkomiser ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Konuyla ilgili Bakanlığın ilgili teftiş kurulları harekete geçirilmiş midir?
7. Polis memuru Mehmet Erbil’in İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği’ne görevlendirilmesinin gerekçesi nedir?
Değişim sancılıdır, kabullenmek zor olabilir. Ama duygusal kopuş bitti, Cumhuriyet Halk Partisi meydanlarda halkla, sandıkta yurttaşlarla bütünleşti ve değişimin gücüyle Türkiye’nin Birinci Partisi oldu.
O güne kadar ne butlan dedikoduları ortaya atılmıştı, ne belediye başkanlarımız hakkında iftiralar, ne de ölmüşlerimizin haysiyetine, kadın siyasetçilerin onuruna hakaretler.
Bunlar 2023 kurultayı sonrasında yoktu, 2024 yılında nedense yerel seçimleri kazanmamızın ardından geriye dönük olarak ortaya çıktılar.
Bunların Akın Gürlek’in yazdığı iddianamede “Özgür Gelecek” pankartının ve kurultayımızın suç gibi gösterilmesiyle aynı doğrultuda piyasaya sürülmesi şaşırtıcı mı?
Akp yargısıyla aynı dilde konuşulması tesadüf mü?
Sosyal medyada iki trol ordusunun beraber hareket etmesi tesadüf mi?
Tam İBB davası çökerken, AKP’ye topuklayanların dosyaları ortaya çıkarken elbette çok güzel bir zamanlama…
Dünyanın hiçbir yerinde bir siyasi partinin yönetiminin rakip siyasi parti tarafından belirlendiği görülmemiştir. Belki kendisini sömürge valisi zanneden bir büyükelçinin bu topraklara uygun gördüğü monarşi hayallerinde olabilir, o da hayal boyutunda kalır.
Cumhuriyet Halk Partisi, Erdoğan’ın partisi olmayacak.
Kemal Bey’i anlamakta zorluk çekiyorum. 13 yıl genel başkanlığını yaptığı parti, iktidar tarafından tarihte hiç görülmemiş bir biçimde parça pinçik edilmeye çalışılırken, bir zamanlar yol arkadaşlığı yaptığı insanları trenin altına atmakta bir beis görmemesini anlayamıyorum. Üstelik bu iktidar kendisini de her fırsatta hırpalamıştır. Linç edilmekten kıl payı kurtulmuştur.
Kendi seçtiği delegelerin oylarına saygı göstermesini beklemek hakkımız diye düşünüyorum. 2023 seçimlerinde kazanması için CHP’li olan ve benim gibi olmayanların çabasına ve emeğine saygı gösterip kenara çekilmek yerine, bugün bu rejim altında nefes dahi almakta zorlanan insanların tek umudu olan CHP’yi parçalamaktan ne gibi bir yarar umabilir. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmak mı? Yazık. Gerçekten çok yazık! İnsanların kendilerini yok etme sevdasına kapılmasına bir şey diyemem. O kendi bilecekleri iş. Ama bu ülkenin yakasından düşün artık deme hakkına sahibim.
AKP’li vekil “Siyasette gençlere koltuğunuzu devretmiyorsunuz” diyor ama bizim Genel Başkanımız 50 yaşında, kendi Genel Başkanı 80’e doğru gidiyor!
AKP’li vekil “Gençler aktördür, başroldür” diyor ama tweet attığı için tutuklanan, mülakatta hakkı yenen, iş bulamayan, umudunu yurt dışında arayan gençlerden bahsetmiyor!
•Mühürsüz zarfları kabul etti
•Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday yaptı
•Demirtaş ve arkadaşlarının ceza evine girmesine sebep oldu
6'lı masa dedi, sonuç ortada
•Kurultayı kaybetti, hazmedemedi
•Mutlak Butlan için sesini çıkarmadı
Şimdi arınma çağrısı yapıyor
Kemal Kılıçdaroğlu!
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"