AKAY ELEKTRİK (HMS GRUP) FİRMA SAHİBİ(1997)
BURSA ELEKTRİK TEKNİSYENLERİ ODASI YÖNETİM KURULU ÜYESİ
BURSA İYİ PARTİ YILDIRIM İLÇE BAŞKANLIĞI İLÇE SEKRETERİ ☀️
Kim kul hakkı ve kamu hakkına el uzatıyorsa Allah belasını versin.
“Esenyurt Belediyesi soruşturmasında "kasa evi" ortaya çıktı: 7 milyon dolar ve 400 bin Euro ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Esenyurt Belediyesi'ne yönelik soruşturmasında, rüşvet paralarının saklandığı değerlendirilen daire basıldı.
•Park ve Bahçeler Müdürü İbrahim Doğancıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının temininde kullandığı aracılardan biri olarak belirlendi.
•Gözaltına alınan Doğancıoğlu mahkemece tutuklandı.
•Doğancıoğlu etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi.
•Ulutaş'ın kendisinden, başka bir kişinin üzerine ev kiralamasını ve eve iki kasa yerleştirmesini istediğini söyledi.
•Küçükçekmece Atatürk Mahallesi'ndeki Avrupa Konutları 1 Sitesi'nde bir daireyi arkadaşı adına kiraladı ve eve iki kasa koydu.
•İfade üzerine Başsavcılık adrese operasyon düzenledi.
•Tamamen boş dairede iki siyah kasa bulundu.
•Polis ekipleri kasaların açılması için çilingir beklerken Ulutaş'ın annesi Ayşe Ulutaş ile kuzeni Mustafa Zahit Seval, ellerinde iki boş valizle anahtar kullanarak daireye girdi.
•İkisi içerideki kolluk ekiplerince yakalandı.
•İlk görüşmede kendilerini adrese Ulutaş'ın avukatının gönderdiğini söylediler.
•Şüphelilerin üzerinden kasa anahtarı çıktı, kasa şifresini de ekiplere verdiler.
•Kasalardan 7 milyon ABD doları ile 400 bin Euro nakit çıktı.”
Şanlıurfa’ya yatırım yapan Gaziantepli bir iş insanı, bazı mafya gruplarının malına ve mülküne çökmeye çalıştığını iddia ederek yetkililerden yardım istedi.
Bu ülkeye yatırım yapan, istihdam sağlayan hiçbir iş insanı sahipsiz bırakılmamalı!
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in bu ciddi iddiaların üzerine hassasiyetle eğilerek gerekli adımların atılmasını sağlayacaklarına inanıyoruz.
Türkiye’de mafyaya değil, hukuka ve adalete yer vardır!
@trthaber Yok daha neler ,ya memleket batmış borsada vurgun olmuş biz markete bakkala büfeye tc verip alışveriş mi yapacağız,neden bu kadar fazla tüketim var diye araştırılsın bence
@yavuzagiraliog Sormuşlar alime nice bilirsin alimde demiş kalbince bilirim..Bizi bir kere daha ortada bırakmayın artık yorulduk .Başbuğ Alparslan dan sonra hakikaten çok yorulduk.Muhsin başkana ağladık ama duymadı kimse,sokakta başımızdan vurulduk aldırmadı kimse.Dedik ya bir sen kaldın
@yavuzagiraliog Aleyküm selam,daha şimdiden algı için ellerinden geleni yapıyorlar başkanım,asılsız söylemler rivayetler ..Kendinize dikkat edin,bir sen kaldın unutma.İstikametimiz belliydi bizim fakat önde tuttuklarımız bizi yalnız bıraktılar,kızılelma hedefti bize ..
Aile yılı dediler. Peki hangi aile?
Çocuğunun okul parasını kaybeden mi? Emeklilik hayali elinden alınan mı? Hallederim deyip sabaha kadar uyuyamayanların ailesi mi?
Aileyi korumak, kürsüde aile kelimesini tekrarlamakla olmaz. O evin alın terini koruyacaksınız. Birikimine el uzatan kimse, makamına da soyadına da bakmadan hesap soracaksınız.
Çalınan para bazen bir çocuğun geleceği, bazen iki insanın birbirine verdiği sözdür.
Banka hesabındaki açığı parayla kapatırsınız. Bir evin yıkılan güvenini neyle kapatacaksınız?
👉 https://t.co/1R0v0tzsLC
Fon soruşturmasında hesapları dondurulan isimlere, gönüllü ödeme yöntemiyle TMSF hesabına para yatırma imkânı tanındığı söyleniyor.
Peki, bu paralar yatırılınca ne olacak? Kim ne kazanmış, kim neyi kaybetmiş, bu servetler nasıl oluşmuş, kim görevini yapmış, kim yapmamış; bunların hesabı sorulmayacak mı?
Biz bu işin bütün taraflarıyla, bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılmasını istiyoruz.
Kim ne almış, kim ne satmış, kim ne kazanmış? Kimler sebepsiz zenginleşmiş? Kimler görevini ihmal etmiş? Devletin hangi kurumu nerede eksik kalmış?
Hepsi milletin önünde açıklansın.
Çünkü burada yalnızca kaybolan paralardan bahsetmiyoruz. Memleketin itibarı var, finansal sistemimize duyulan güven var, devletin kurumlarına olan itimat var.
Siz bir taraftan Türkiye’ye yabancı sermaye gelsin diye uğraşacaksınız, yatırımcıya güven vermeye çalışacaksınız; öbür taraftan yüz binlerce insanın mağdur olduğu bir işin hesabını doğru dürüst soramayacaksınız.
Olmaz böyle şey!
Bu işin sosyal tarafı da var. Son birikimini buraya koymuş, borcunu ödeyemeyen, evinin barkının hesabını yapan insanlar var. Bu mağduriyetlerin yarın hangi acılara sebep olabileceğini de düşünmek mecburiyetindeyiz.
Bürokrat kirlenmişse temizlenecek. Denetim çalışmamışsa niçin çalışmadığının muhasebesi yapılacak. Devletin ve milletin imkânları kimlerin elinde, hangi ihmallerle heba edilmişse ortaya çıkarılacak.
Bu işin vebali kimin üzerindeyse o vebalin hesabı sorulacak.
Bir de kalkıp bu zararları milletin sırtına yüklemeye kimse heveslenmesin.
Bin sene dursa yatırım fonuna girmeyecek ortalama vatandaşın sırtına bu zararları yükleyemezsiniz!
On daire parası yatırıp iki yüz elli, üç yüz daire parası alan varsa, gidin onun hesabını sorun. Sebepsiz zenginleşen kim varsa mal varlığını araştırın, haksız kazancını geri alın, kanunun gerektirdiği cezayı verin.
Ama ömründe fon almamış, borsaya girmemiş, evine ekmek götürmenin derdindeki insanımızı bu işin müşterek borçlusu hâline getirmeyin.
Milletin parasını, milletin hakkını, milletin geleceğini korumak devletin vazifesidir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Mecliste de takip edeceğiz, ilgili kurumların önünde de takip edeceğiz.
Siyasi rekabet olsun diye değil; memleketimiz ayağa kalksın, devletimize duyulan güven yeniden tesis edilsin, bir daha bu milletin evlatları böyle mağduriyetler yaşamasın diye takip edeceğiz.
Madem “Kime değerse değsin, gözünün yaşına bakılmayacak.” deniliyor; o zaman samimiyetle yapılsın bu temizlik.
Kimin eline değiyorsa değsin, kimin kapısına dayanıyorsa dayansın, kimin hesabına uzanıyorsa uzansın.
Ne yanlış yapılmışsa muhasebesi yapılsın. Kim haksız kazanç sağlamışsa ortaya çıkarılsın. Kim sorumluysa hesabını versin.
Milletin sırtına yeni bir yük bindirmeden, milletin önünde doğru bir hesap verilsin.
Bizim istediğimiz budur. Bu hassasiyetle de sonuna kadar takipçisi olacağız.
Ay’a yol yapacağız diyorlardı.
Konuştuğumuz para Ay’a gidiyor, geri geliyor ama vatandaşın maaşı ayın sonuna gidemiyor.
Biri parasını saymaya ömür yetiremiyor, öteki ömrünü çalışarak geçirip geçinmeye para yetiştiremiyor.
Sonra da hepimiz aynı gemideyiz diyorlar.
Hangi gemi? Siz uzaya çıkmışsınız, millet hala mutfaktan çıkamıyor!
👉 https://t.co/1R0v0tzsLC
Türkiye’de adaletin terazisi artık kimin cebinde ne kadar para olduğuna göre mi tartıyor?
Vatandaş 100 liralık ekmeğin hesabını yapıyor. Vatandaşın aldığı maaşın, ödediği verginin, bankadaki üç kuruşunun hesabı soruluyor.
Ama 95 bin dolarlık sermayeden yüz milyonlarca dolarlık servete uzanan bir tablo ortaya çıktığında kimse dönüp sormayacak mı?
Bu servet nasıl oluştu?
Satış yoksa gelir nereden geldi?
Gerçek bir ticari faaliyet yoksa milyarlarca liralık kâr nasıl yazıldı?
Bu değer artışları hangi işlemlerden doğdu?
Para nereden geldi, nereye gitti?
Bunları sormak suç değildir. Bunları sormak devletin vazifesidir.
Vatandaşın IBAN’ına gelen 100 liranın hesabını soran, takip eden devlet milyarlarca liralık servetin hesabını da sorabilmelidir.
Sermaye piyasalarında soruşturmalar yürütülüyor.
Fon yöneticileri gözaltına alınıyor.
Şirketlere baskınlar düzenleniyor.
Öyleyse hukuk, adı ve soyadı kim olursa olsun herkesin kapısını aynı kararlılıkla çalmalıdır.
Kim ne aldı?
Kim ne sattı?
Kim ne kazandı?
Bu para nereden geldi?
Bu servet nasıl oluştu?
Bakacağınız yer budur.
İnsanların adına, soyadına, siyasi yakınlığına, çevresine bakmayacaksınız. İşleme bakacaksınız. Paranın izine bakacaksınız.
Her şey hukuka uygunsa bağımsız, şeffaf ve ciddi bir soruşturmadan kimsenin çekinmesine gerek yoktur.
Ama vatandaş söz konusu olduğunda bütün kudretiyle çalışan hukuk, güçlü ve nüfuzlu isimlerin kapısına geldiğinde yavaşlıyorsa orada adaletten söz edemezsiniz.
Bir tarafta pazardaki fiyatı, ekmeğin parasını konuşurken bile başına iş gelir mi diye tedirgin olan vatandaşımız var.
Öbür tarafta yüz milyonlarca dolarlık servet hareketleri var ve milyonlarca insan aynı soruyu soruyor:
Nasıl?
Biz kimsenin zenginliğiyle kavga etmiyoruz.
Üreten kazansın.
Çalışan kazansın.
Ticaret yapan kazansın.
Memleketine değer katan kazansın.
Helalinden kazananın malında da mülkünde de gözümüz yok.
Ama kaynağı açıklanamayan servete, siyasetle iç içe geçmiş ayrıcalıklara ve kişiye göre eğilip bükülen hukuka itirazımız var.
Devlet vatandaşa “Hesabını ver” diyebiliyorsa, yüz milyonlarca dolarlık servetin sahibine de aynı soruyu sorabilmelidir:
Bu serveti nasıl kazandın?
Türkiye Cumhuriyeti kimsenin şahsi mülkü değildir.
Bu devletin hukuku da adaleti de imkânları da insanların adına, soyadına, çevresine göre çalışamaz.
Millet her gün biraz daha fakirleşirken birileri akılalmaz bir hızla zenginleşiyorsa milletin bunu sormaya hakkı vardır.
Biz de millet adına soruyoruz:
Biz neden her gün biraz daha yoksullaşıyoruz?
Siz nasıl bu kadar hızlı zenginleşiyorsunuz?
SKANDAL DEĞİŞİYOR, SENARYO DEĞİŞMİYOR!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asrın Fon Vurgunu’nun 12. gününde nihayet konuştu.
“Çok hızlı karar aldığı” söylenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, yüz binlerce yatırımcıyı ve yaklaşık 18 milyar dolarlık fon büyüklüğünü ilgilendiren böylesine büyük bir krize en üst düzeyde cevap vermesi 12 gün sürdü.
Geç kalmalarını bir kenara bırakalım.
Çünkü açıklamayı dinlediğimizde çok tanıdık bir iktidar kriz yönetimi senaryosuyla karşılaştık.
1️⃣ Önce meseleyi küçült.
Olayın ucu iktidara yakın isimlere dokunuyorsa mesele mutlaka “sınırlıdır.”
Cumhurbaşkanı da öyle yaptı:
“Yaşanan sorun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir.”
Sınırlı dedikleri mesele ise 131 fonu, 455 binden fazla yatırımcıyı ve yaklaşık 18 milyar doları ilgilendiriyor.
2️⃣ Sonra memleket bir saldırı veya “sınama” altındaymış havası ver.
“Türk sermaye piyasası bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye sahiptir.”
İyi de Sayın Cumhurbaşkanı,
Bu sınamayı bize kim yaşattı?
Yabancı güçler mi?
Yatırımcı mı?
Muhalefet mi?
Yoksa yıllardır denetlemekle yükümlü olan kurumlar mı?
3️⃣ Soruyu cevaplamak yerine soruyu soranı suçla.
“Hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.”
Yüz binlerce insanın parasının kilitlendiği bir dosyada soru sormak yatırımcıyı tedirgin etmek değil, kamu adına hesap sormaktır. Ekonomiye zarar veren soru soranlar değil, hiçbir zaman da olmadı.
4️⃣ Konu sıkışınca muhalefete dön.
“Biz başkalarına benzemeyiz…”
Arkasından baklava kutuları, belediyeler, muhalefet…
Oysa soru çok basit:
Bu fonlarda ne oldu?
Kim kazandı?
Kim göz yumdu?
Kim denetlemedi?
Bunların cevabını bekliyoruz.
5️⃣ Son perde hep aynı: “Titizlikle inceliyoruz.”
Soruşturmalar yürütülüyor…
Suçlular hesap verecek…
Gerekli düzenlemeler yapılacak…
Bir daha yaşanmayacak…
Türkiye bu cümleleri daha önce çok duydu.
Mesela 2022’deki SPK iddialarında duydu.
Dönemin SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, dönemin AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ve Ünsal Ban’ın isimlerinin geçtiği rüşvet ve sermaye piyasası iddiaları kamuoyunda günlerce tartışıldı; mesele Meclis tutanaklarına kadar girdi. İddiaların bir bölümü ilgili kişilerce reddedildi. Tutuklu yok, ceza yok, aydınlatılan değiştirilen bir şey yok.
Belki o gün sermaye piyasalarındaki bu iddiaların üzerine sonuna kadar gidilseydi, denetim mekanizmaları gerçekten çalıştırılsaydı, bugün yüz binlerce insanın parasının kilitlendiği bu tabloyu konuşmuyor olacaktık.
Mesele tam olarak budur.
Skandallar değişiyor.
Rakamlar büyüyor.
Mağdurlar çoğalıyor.
Ama iktidarın açıklaması hiç değişmiyor:
Önce küçült.
Sonra “sınama” de.
Soru soranı suçla.
Muhalefeti işaret et.
En sonunda da “titizlikle araştırıyoruz” de.
Biz bu filmi çok izledik.
Bu defa millet açıklama değil, cevap bekliyor.
Kim yaptı?
Kim korudu?
Kim denetlemedi?
Kim kazandı?
Ve en önemlisi: Siyasi ayağında kimler var?
Biz neyi mizi kaybettik?
Ahlak-Su-Ateş sıkı dost olmuşlar.
Birgün “birbirimizi kaybedersek nasıl buluruz?” diye sual eylemişler!
Ateş:Nerede bir duman görürseniz ben oradayım,
Su:Nerede bir şırıltı duyarsanız ben oradayımdır,
Ahlak:Beni kaybetmeyin bir daha bulamaz sınız,
Demiş!
📍Bu ‘adı batasıca’ bilmem kaç milyarlık liralık “fon krizi” soruşturmasında dondurduğunuz malvarlıklarını,
📍Bir günde ne değişti de hemen apar topar serbest bıraktınız? Emir hangi büyük yerden geldi?
#FONMAĞDURLARI#FonSoruşturması#battık#FonKrizi#istemiyoruz
AKIL ALIR GİBİ DEĞİL!
6 Şubat’ta 11 ilimiz yıkıldı, on binlerce canımızı kaybettik.
Depremin ardından 128,9 milyar TL bağış toplandı.
Deprem sonrası getirilen iki ek vergiden 224 milyar TL tahsil edildi.
Toplam: Yaklaşık 353 milyar TL.
Şimdi fon olayına bakalım...
SPK’nın tasfiyesine karar verdiği 7 şirkete ait 131 fon var.
Bu fonlar için kamuoyunda konuşulan toplam büyüklük ise yaklaşık 800 milyar TL.
353 milyar yüzyılın felaketi için...
800 milyar bir avuç insan için...
Bu iki rakam arasındaki uçurum, nasıl bir paradan bahsedildiğini anlamak için yeterli.
Varın gerisini siz düşünün!
#fon
#FonSoruşturması
#fonmağdurları
➖Toplum, küçük bir azınlık dışında, derin ve can yakan bir ekonomik krizle boğuşuyor.
➖Dünyanın en zengin coğrafyasında, en verimli topraklarında varlık içinde yoklukta yaşıyoruz.
➖Ülkenin nesi var nesi yoksa satılmış, milletten trilyonlarca dolar vergi toplanmış, güzelim ülke borç batağına batırılmış, derin bir sefalete ve kronikleşmiş bir ekonomik krize mahkûm edilmiş.
➖Çocuklar akşam yatağa aç giriyor, sabah okuluna beslenme çantası boş gidiyor.
➖5.5 milyon ev genci var; işi yok, aşı yok, umudu yok, hayali yok, çaresizce evinde bekliyor ama iktidarın parlak çocukları lüks ve sefahat içinde yaşıyor.
➖Kadınların tenceresi kaynamaz olmuş, buzdolapları boşalmış.
➖Asgari ücret açlık sınırının altında, 5 milyondan fazla emekli sefalet sınırının altında bir maaşla hayata tutunmaya çalışıyor.
➖Çiftçi tarlasını ekemez, esnaf iş yerini açamaz olmuş.
➖Ve tüm bunlardan habersiz, haberi varsa da duyarsız bir iktidar var bu ülkede.
➖Hiç mi insan içine çıkmaz bunlar, hiç mi çarşıya pazara gitmez, hiç mi kimsenin hâlini hatırını sormaz?
➖AKP iktidara gelmeden önce emekli bir maaşıyla 12 çeyrek altın alıyordu, şimdi iki çeyrek altını zor alıyor, emeklinin her ay 10 çeyrek altını nereye gitti, kim aldı, kim çaldı?
➖60 yaşında bir polis emeklisi vatandaşımız canına kıydı, "geçinemiyorum" dedi, "torunum oldu altın takamadım" dedi ve bastı tetiğe, kıydı canına.
➖Meslek hayatımda yıllarca bu tür travma vakaları ile uğraşmış biri olarak gözüme uyku girmedi, biz nasıl bu hâle geldik?
➖Elim hadiseyi duyduğumda hastaneye koştum, meslektaşlarım emekli polisimizi hayata döndürmek için canla başla uğraşırken oradaydım. Ne yazık ki olmadı, hayata tutunamadı.
➖Başbakanlık binası önüne bir esnafın attığı yazar kasa bir devri kapattı bu ülkede. Bunu yıllarca diline dolayanlar, bunun üzerinden siyaset yapanlar, 24 yıldır bu ülkeyi yönetenler bu elim hadiseyle ilgili hâlâ tek bir kelime etmedi. Edemediler mi, etmediler mi bilmiyorum, ama merak ettiğim şu; o gece başlarını yastığa nasıl koydular?
➖İktidar sahiplerine bir kez daha sesleniyorum, yeniden çağrıda bulunuyorum; sırça saraylarınızdan çıkın, ışıltılı salonlardan çıkın, millete kulak verin bakın size ne söyleyecekler.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu güzel ülkenin güzel insanlarına.
2009 da ABDde çöken-20 milyar $-lık Madoff ponzi fondan 500 milyon$ yatırıp 7.2milyar $ kazanan Jeffrey Picower’in bu kazancı mirasçılardan geri alınmıştı.
Türk Devleti bizdeki fon üç kâğıdından şaibeli kazançları tahsil etmeli.
Kamu vicdanı ve sisteme güven böyle tesis edilir.
Gizli bilgiler, Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in eline nasıl geçti?
Adalet Bakanı bugün yaptığı açıklamada;
‘’Devletimizin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenler hukuk önünde hesap verecektir.’’ demiş.
Çok güzel. Derhal gereği yapılmalıdır!
Peki mali istihbarat ağındaki, devletin, finans piyasalarındaki kozmik odası olan Merkezi Kayıt Kuruluşuna (MKK);
Emre Tezmen’i, yönetim kurulu üyesi ve denetim komitesi üyesi olarak sokanlar da hukuk önünde hesap verecek mi?
Soruyorum⬇️
Emre Tezmen’i finans piyasalarının kozmik odası olan Merkezi Kayıt Kuruluşuna önerenler ve yerleştirenler kimlerdir?
Bu sorunun yanıtını şu anda tutuklu bulunan Emre Tezmen ve onu oraya yerleştirenler bildiğine göre;
Kamuoyunun da bu işbirlikçileri bilmeye hakkı var!
Not: Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda Türkiye’deki tüm hisse hareketleri, alış ve satış işlemleri, bu işlemleri yapanların bilgileri ve hisse sahiplik bilgileri, gizli olarak kayıt altında tutuluyor.
Siyasetçiler ve Zengin iş adamlarımız Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’un konuşmasını her manada tekrar tekrar okuyup düşünmeli ve üzerine düşeni yapmalıdır.
Artık”yılan herkesi sokacak ve herkese dokunacak”!
🗣️Murat Ağırel: "Ne yazık ki, fon vurgununun ucu bize sivrilecek gelişmelere gebe."
⭕Çünkü şu anda 20 milyar dolarlık bir vurgundan bahsediyoruz.
⭕Son 10 yıl içerisinde Tosuncuk, Ponzi Mine, Thodex.. gibi bir sürü vurgun var.
⭕Bu yenisi göz göre göre geldi. Resmi kurumlar sustu, görmedi.
⭕Savcılık SPK'ya söylüyor. SPK düzenleme yapana kadar insanları silkediler.
⭕20 milyar dolar arkadaşlar ya. Yazıktır günahtır. Bu ülkedeki yöneticiler, 3-5 milyar dolar gelir için köprülerin işletme hakkını satıyorlar.
⭕Ya bunun siyasi ayağı olmaz mı? Bir kişi sorumluluk alıp nasıl istifa etmez? Ya kapıcı istifa etmedi..."
Sayın Cumhurbaşkanı'na akıl vermek haşa bizim haddimiz değil ama ülkemizin bulunduğu bu kritik dönemde Sn. Fatma Betül Sayan Kaya'dan Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak yararlanabilir.
📌 Müthiş bir kariyer ve kamu tecrübesi.
📌 Çok kısa sürede 63 milyon gibi bir parayı 21 kat arttırıp 1,4 milyar kazandığı söyleniyor. Bu büyük ekonomik deha ile dış borcumuzu sıfırlayabiliriz. Yaklaşık 20 trilyonluk bütçemiz 400 trilyona ulaşabilir. Ne faiz, ne enflasyon hiçbir şey kalmaz.
📌 Kardeşi Ömer Fatih Sayan da kamu tecrübesine sahip bir deha. Başbakanlık müşavirliği, BTK Başkanlığı, Bakan Yardımcılığı yaparken 6 fakülte bitirip, 2 doktora yapmayı Einstein beceremez. Teknolojide çağ atlarız, Terminatör üretiriz.
📌 Diğer kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak başarılı bir diplomat. Kuveyt, Bahreyn elçiliğinden sonra Finlandiya büyükelçimiz oldu. Dışişleri Bakanı olursa dünya ayağımıza gelir.
📌 Diğer kardeş Nazmiye Sümeyye Sayan başarılı bir iş insanı. İBB Meclis üyesiyken Gaziosmanpaşa belediyesinden 355 bin dolarlık ihale almış. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı için uygun isim.
86 milyon hep birlikte bu müthiş aileye hizmet etmekten, adeta reayası olmaktan eminim mutlu oluruz.