@sagliklicozum aylardr çam sakura alerji bolumunden randevu alamiyorum.1kere muayeneye gittim.Tahlil alindi.Doktor randevusuz tahlil sonuclari icin gelme dedi. Ve asla o zamandn beri randevu olusturamiyorum.Isin garip kismi bu kadar yogun olan bu bolum!e gidip bakilsin önü bomboş
@kademorgtr İstanbul sozlesmesinin iptal edildigini gordugumuz gibi siz @kademorgtr in kapatildiginiz zamanlari da Rabbim tez zamanda gostersin bize! Amin.
@kademorgtr Kadem buna da cevap versin. Bu talepler neden reddedildi. Masumiyetinin ortaya cikmasindan mi korkuldu?
#YusufZiyaGümüşel hocamiz yalnız degildir. Onun masum oldugunu herkes ve sizin toplulugunuz da cok iyi biliyor.
@MuhittinOdemis@muceddidiyye Yanlis var. Cevap vermezlerse kâle alinmiyacak kadar boş yapiyorsunuz ya da muhattap alinacak kisiler degilsiniz demektir.
En meşhur zındıklara bile reddiye yapmayan, Hayrettin Karaman’ın aleyhine konuşmamayı bana tavsiye eden, Halis Aydemir’e yaptığım bazı reddiyeleri tenkit eden, Allah’a mekan isnat eden Nurettin Yıldız ve dergisinde mûcizelerle ilgili âyetler inkâr edilen M. Emin Yıldırım ile sarmaş dolaş geçinen İhsan Hoca herkese reddiye yapılmayacağını ve vazîfesinin sadece reddiye yapmak olmadığını beyân ile bitirdiği konuşmasının sonunda; Ebû Hanîfe Hazretleri’nin: “Yerinde dur ki yerimde durayım, haddini bil haddimi bileyim” sözünü söylemiş. İsmailağacılar ve özellikle Erenciler bunu almış “günün sözü” olarak neşretmişler.
Ben de cevaben “yılın sözü” olarak Mahmûd Efendi Hazretleri’mizin: “Gerektir haddini bilmeyenlere haddini bildirmek” sözünü naklediyorum.
İhsan Hoca’nın son günlerde yaptığı konuşmalar ve tweetleriyle ilgili onlarca saat reddiye yapacak kadar birikimim vardır. Ancak Efendi Hazretleri’mizin vefatından sonra üzerime yüklenen sorumluluklardan dolayı gerçekten buna vaktim yoktur.
Şimdilik bu konuyu İhsan Hoca’nın bitirdiği kelime ile bitiriyorum.
Bekleyin…
Ama çok beklersiniz!
Dünden beri İsmail Haniye ve onun taziyesine getirilen kısıtlama sonucu kapatılan Instagram üzerinden “bir Arap için neden biz bedel(!) ödüyoruz” diyen ileri zekalı kardeşim: Senden Filistinlilerden nefret ettiklerinden daha çok nefret ediyorlar ve şayet sıra sana gelirse Gazzeli kardeşlerimizin maruz kaldığından çok daha fazla bir nefret ile karşılaşacaksın. Sırasının sana gelmemesi için şimdiden önlem alacaksın.
Ayrıca Batı sana ağzına sakız yaptığın Arap gözü ile bakmıyor senden Araplardan iğrendiklerinden çok daha fazla iğreniyorlar.
ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI, TEO-POLİTİK STRATEJİLER ÜZERİNDEN VE TÜRKİYE'Yİ DURDURMAK, BİTİRMEK İÇİN HAZIRLANIYOR…
Asıl “Büyük Oyun” şimdi başlıyor:
İsrail-İran gizli ittifakı Ortadoğu'yu kana bulayacak…
Bunun ilk ürpertici işaretleri son iki gündür yaşanıyor: Önce İsrail, Beyrut'u bombaladı. Sonra da bugün #Hamas lideri İsmail Heniyye, Tahran'da düzenlenen bir suikast sonucu şehit edildi.
İran, Hamas liderini koruyamayacak kadar âciz bir devlet mi?
Aslâ!
İran varlığını İsrail'e borçlu.
İsrail de varlığını İran'a.
Bin yıl önceki büyük oyun aynen sahneleniyor: Biz, bütün Müslümanlar bir taraftan Moğol, diğer taraftan Haçlı sürüleriyle boğuşurken Şia, bizimle savaşmıştı!
İnanılır gibi değil ama bugün yaşanan gerçek de aynen bu: ABD, İngiltere, Rusya ve Avrupa İslâm dünyasını kan gölüne çevirirken, İran hem Batılılara hiçbir zarar vermeden Batılılarla savaşıyormuş gibi yapıyor ama hem de İslâm dünyasına dönüyor “vahdet” diyor ama vahşetin en alasını yapıyor: Sadece Suriye'de yarım milyon Sünnî Müslüman'ı katletti.
İran her zaman İslâm dünyasının çıban başı olmuştur. Dün, Şam'a, Kahire'ye, Kuzey Afrika'ya, Türk dünyasına yerleşmişti hem fiilen hem zihnen / akîdevî olarak.
İşte tam bu sırada Selahaddin tarih sahnesine çıktı: Bir yandan Haçlılarla boğuştu, Haçlıları Kudüs'ten defetti, diğer yandan da biz Haçlı ve Moğollarla ölüm kalım savaşı verirken bizimle savaşan Şiileri ta Tunus'a kadar kovalamak zorunda kalmıştı.
Selahaddin'in yaptığı ilk iş, Şia akīdesi üzerine kurulan El-Ezher'i silbaştan Sünnîleştirmek olmuştu. Ancak akîdevî birlik sağlanınca siyasî dirlik sağlanmış, bin yıl sürecek kalıcı bir barış, huzur ve kardeşlik ortamı tesis edilmişti.
İran, emperyalistlerin maşası burada. Bir yandan kendisini mağdur konumuna düşürerek diğer yandan da uzaktan kumanda ettiği örgütler üzerinden Müslümanların hâmisi rolünü oynamaya çalışarak İslâm dünyasının lideri ve kaderini belirleyecek yegâne ülkesi konumuna yükseltilmeye çalışılıyor. Filistin meselesini İran, Pers emperyalizmi ve Şiî yayılmacılığı projesini hayata geçirmek için tepe tepe kullanıyor!
İsrail’le danışıklı dövüş oynuyor: “İsrail'e gel, gel, diyor. İsrail de geliyor ve Şia'yı hem mağdur konuma hem de Müslümanların hâmisi konumuna sokacak eylemler yapıp çekiliyor.
İran, Gazze olayından sonra inanılmaz bir şekilde güçlendi ve bölgeye yerleştirildi. Hedef Türkiye'nin önünün kesilmesi. ABD-İsrail-İngiltere güdümlü PKK devletinin kurdurulması ve Türkiye'nin kuşatılması, zamanla kendi içine hapsedilmesi ve parçalanmanın eşiğine sürüklenecek bir etnik husûmet duvarının örülmesi Türkiye’ye karşı ve Türkiye’yi karıştıracak…
Üçüncü Dünya Savaşı, İslâm dünyası üzerinde sahnelenecek yine. Ana hedef Türkiye. Müslümanların ve mazlumların gerçek hâmisi, emperyalistlerin korkulu rüyası Müslüman Türkiye'nin daha gelmeden durdurulması, doğmadan boğdurulması.
Türkiye, dünyanın ruhu, mazlumların umudu, zorbaların kâbusudur. Türkiye, biterse, insanlık biter. Bizden başka insanlığı düşünen yok, insanlık çapında düşünen yok. Biz başından itibaren, Müslümanların liderliğini yapmaya başladığımız zamandan bu yana, sömürgecilik yapmadık, tecavüz yapmadık, soykırım yapmadık: İnsanlığın insanca yaşayacağı dünyayı insanlığa sunacak yegâne tarihî tecrübeye, medeniyet derinliğine ve özgüvene sahip yegâne aktör biziz: Bu ülkenin çocukları: Türkü, Kürdü, Çerkesi, Balkanlısı, Kaflaslısı ile Selçuklu'nun çocuğu Osmanlı’nın çocukları.
Osmanlı bedenen öldü ama ruhen yaşıyor. Yaşananlar, Osmanlı ruhunun yeniden bölgeyi ve dünyayı ayağa kaldıracak şekilde ayağa kalkması korkusu ve Osmanlı'nın dirilip bütün mazlumları toparlama ihtimalinin yok edilmesi.
Birinci Dünya Savaşı'nı bize karşı yaptılar: Osmanlı tarihten çekildi ama İslâm tarihten çekilmedi. Müslümanlar emperyalistlere karşı destansı bir direnil gösterdiler. Bunun en mükemmel ve son örneği Gazze direnişi.
İkinci Dünya Savaşı'nı Allah emperyalistlerin başına bela etti. Üçüncü Dünya Savaşı yine bu coğrafyada ve bize karşı tezgâhlanıyor.
#ibrahimkeloğlantutuklansın bu adamin suanda sokakta yürüyemeyecek halde olmasi lazim.
Masum bir canliya bu vahsiligi yapan insana merhamet gosterebilir mi ??
Bir hediye de benden✋🏻
Madem maksat meseleyi duyurmak Bu postun altına #GazaStarving etiketiyle yorum yazıp RT-FAV yapan 1 Kardeşime Ruhul Furkan tefsir setini hediye edeceğim👍🏻
Bu akşam çok emek verdiniz,
Karınca misali hediyemiz olsun. Kalemde, kelamda, hakikatte, itikatta her alanda kuvvetli olmamız lazım! Bu hediyenin ondan sebep çok müfid olacağına inanıyorum.