ben anlamıyorum kardeşim size göre bu 1000 yıllık serüven,müslümanlık hikayesi biz türklere değil araplara ait diyip düşman oluyorsunuz da son ikiyüz yıllık batılılaşma hikayesini niye bu kadar sahipleniyorsunuz?
İranlı kadınlar için saçlarını kesenler, Azerbaycanlı kadınlar için kıllarını bile kıpırdatmadılar. Çünkü kadının seküler olanı makbul, dindar olanı ise vebalıydı bu çakma hürriyetperverlerin gözünde.
Türkiye Sekülerleri, Azerbaycan'da okullardaki başörtüsü yasağına dair yorumlarıyla dertlerinin "demokrasi ve insan hakları" değil doğrudan din ve hatta İslam olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu. Evet önemli bir kısmı İslamofobik...
7 Ekim hiç olmasaydı,
İsrail yine de Batı Şeria ve Gazze’nin işgaline hız vermiş, Gazze ablukasını yine dayanılmaz seviyeye getirmiş, 2 yıl boyunca yine yüzlerce Filistinliyi katletmiş olacaktı.
Ama aynı zamanda tüm Arap devletleri ile normalleşmiş, kendisini hukuki, siyasi ve ekonomik olarak tüm dünyaya kabul ettirmiş ve Filistin’de çekilen acıyı tamamen görünmez kılmış olacaktı.
O nedenle lütfen Aksa Tufanı operasyonu olmasaydı Filistin’de her şey güllük gülistanlık olacakmış gibi yorumlar yapmayın.
Şimdi daha mı iyi oldu? Allah bilir. Ama Filistin direnişi sessizce ölmeye ve işgal edilmeye devam etmek yerine son kez en ağır bedelleri ödemeyi göze aldıysa, buna hayatı boyunca konfor alanını terk etmemiş insanların itiraz hakkı olamaz.
“Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.”
iran'da kadınların başı zorla kapatılınca ortalığı ayağa kaldıranlar fransa'nın zorla baş açtırmasını normal karşılıyor. Türk solunun çakma hümanizminin ve iki yüzlülüğünün özeti budur
Meyveli ağaca erişen gözün hakkını bile “kul hakkı” olarak telâkkî eden, ikram eden, gönül alan, had bilen, Allah'tan korkan, aman diyen zarif medeniyetimizden geriye bu tamah ve yağma çağında ne kaldı...
bakın sorunumuz bence bilmek. her şeyi gereğinden fazla bilmek. haberdar olmak. ben kendi adıma eminim ki bu kadar haberdar olmasaydım çok daha fazla mutlu ve memnun biri olurdum. maalesef bu bi gerçek.
Farkındaysanız bugün imzalanan anlaşma Riyad değil, Mekke Anlaşması. Tabii ki bu tercih tesadüf değil. Mekke'nin İslam dünyası için önemi düşünüldüğünde bu anlaşmanın "İslam NATO'su" olarak adlandırılan güvenlik ittifakının ilk adımı olduğu düşünülebilir. Daha sonraki süreçte bu üçlü anlaşmaya başka Müslüman ülkeler de dahil olacaktır. Tabii ki böyle bir ittifakın İsrail açısından ne derece rahatsız edici olacağını tahmin edebilirsiniz. Bölgedeki güç dengesi tamamen değişecek. Evet bu, İslam dünyasının uyanıp harekete geçtiği ilk gün olabilir. Özellikle Gazze halkı ve Filistin'in geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Türkiye ne yazık ki mutsuz anneler ülkesi. Dünyanın en zor işi çocuk yetiştirmek iken, bunu birçok ekstra sorumlulukla, hatta dışarıdaki işiyle birlikte tek başına yapan nice kadın var. Çocukların çoğunun kafasındaki anne profili ‘yorgun, gergin, başı ağrıyan bir kadın’…
Oysa mutlu anne, mutlu çocuk ve mutlu hane demektir. Erkekler eşlerine karşı ortalama seviyede sorumluluk bilinci ve merhamet geliştirince bir ailenin kaderi değişebiliyor. Nesilden nesile aktarılan psikolojik sıkıntılarda bu değişmeyen düzenin rolü büyük ki…