O kubbedir ki ne feryatları siğneye çeken ne zulümleri içinde biriktiren.
O kubbedir ki en güzel olaylara şahitlik edip kendini şereflendiren.
O kubbedir ki hiçbir mazlum çığlığını haketmeyen. Ve o kubbedir ki en güzel günlere kavuşmaya hasret çeken.
İnsanlar bazen nezaket gereği yazılan mesajlara cevap verebiliyor. Konuşmanın Devamı getirilince de zaten istemsiz olduğu için karşılıklı diyolog kurulamıyor. Demem o ki kendinizi zorlayıp birini sohbet etmeye yöneltmeyin. İsteyen devam eder zaten.
Bu taymda kalbi karartacak çok şey var, gelin bir tane hadis okuyalım videoyu izleyince aklıma geldi. Zaten biliyorum deme, oku yine de. Nice bildiğin hadis veya bir metin olur farklı zamanlarda okuduğunda yepyeni anlamlar keşfedersin.
Buhari hadisidir.
Ebu Hureyre'den rivayetle, Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdu ki:
"Bir adam yolculuk yapıyordu. Birden çok susadı ve bir kuyuya inerek su içti. Kuyudan çıktığı zaman bir de ne görsün? Susuzluğundan dolayı soluyan ve toprağı yalayan bir köpek.
Adam, 'Anlaşılan benim başıma gelen bu köpeğin başına da gelmiş, susamış.' dedi ve hemen kuyuya inip mestini suyla doldurdu.
Mestini ağzına aldı ve o şekilde yukarı çıktı, köpeğe su verdi. Allah da onu, bu yaptığından dolayı ecir verdi ve günahlarını bağışladı."
Sahabiler, "Ya Rasulallah hayvanlara yaptığımız iyiliklerden dolayı bize ecir var mıdır?" diye sordu.
Rasulullah aleyhissalatu vesselam, "Canlı ciğeri olan her şeyden dolayı ecir vardır." buyurdu.
-Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır. Ve her yerde olduğunu düşündüğün de bütün kollarını kaptırıp yalnızca hiç kimse olmanın yükünü çekersin..