ODTÜ mezuniyet töreninde, “Ben bu Cumhuriyet’in bir hıyrını görmedim” diyen Sırrı Süreyya Önder’e göndermeli bir pankart açıldı:
“Biz Cumhuriyet’in çok hayrını gördük.”
Senelerce Xavi Iniesta'sız yapamaz denen adam dört yıldır MLS'te 8-9 halı saha yapa yapa 40 yaşında İngiltere'yi parça pinçik etti, Dünya Kupası finali gördü. Biz senin büyüklüğünü ne dersek diyelim yeterince abartamıyoruz
https://t.co/RQnMmwV1k0 yasemin mori’nin bu kadar özgün bir müzik yaptığını yeni keşfettim, diskografisi baştan sona dönülmeyi hak ediyor ve inanılmaz bir parça
iyi hatırlanmak. dusununce hayatın esas olayı aslında. bi kalpten ayrılırsın, bi evden tasınırsın, bi isten cıkarsın.. geride bıraktıgın tek sey nasıl hatırlandıgın. goctun gittin. malın mulkun degil yine kalbin anılır. ardında sadece guzellikler bırakanlardan olmak dilegiyle
“en iyi seçenek” anlatısı neoliberal, performansçı bir masal. her şeyi optimize etmemizi dayattığı gibi duygularımızda da aynı hesaplılığı dayatır. bu perspektiften bakınca çoğu ilişki değerle değil; kaçış kolaylığı, kontrol hissi ve yüzleşmeden kaçınma üzerinden kuruluyor sanki.
bence, insanlar “en iyi”den çok en kolay regüle edilebilir duyguyu seçme eğiliminde. bu -çoğu zaman- en derin bağ, en dürüst temas, en sahici karşılaşma değil; en az riskli benlik yatırımına denk geliyor.
çoğu bana ait mi bilmesem de bazı hisler benliğimin bi parçası; kilyos’taki çocukluğumu, bahçemizdeki yeşil erik ağacını, artık çok azıyla, nadiren görüştüğüm arkadaşlarımla yazlarca yüzdüğümüz denizi düşününce gelenleri