“Umarım güzelliğinizi güvenle ve değer görecek yerlerde paylaşabilir, birlikte dans edeceğiniz hemcinsleriniz olur. Sırtınızda bir el hissedersiniz hep, yumuşak ama net.” Gün biterken kalbime dokunan dileklerden biri.🪻
Bence biriyle sadece onun sevdiği ve eğlendiği konular üzerinden konuşmak, ancak o şekilde bir etkileşim yakalayacağını bilmek, berbat bir ilişkilenme hali.
Sokakları steril, sessiz, yalnızca bize ait alanlar gibi tahayyül eden bu akıl beni gerçekten ürkütüyor. ‘Sıradaki kediler mi’ derken; o kedilerin bir köşesi, birbirini tanıdığı bir düzeni, mama beklediği bir kapısı, güvendiği insanlar var. Bizim için ‘sokak’ dediğimiz yer, onların bütün dünyası. Bir canlının dünyasını dağıtıp buna düzen demek korkunç.
önüne konan her şeyi değil, ruhuna iyi geleni sevmeyi öğreniyorsun zamanla. kitapları, taze çekilmiş kahvenin kokusunu, balkonlardan taşan kaşık seslerini, gün batımını, rüzgârı, çocukların gülüşünü, sevdiklerinle edilen uzun yürüyüşleri. belki de hayat, tam oralarda saklı.
“yeniden” ne güzel bir esinti ya. yeniden sevinmek, yeniden gezintilere çıkmak, yeniden saçlarını uzatmak, yeniden sevmek, yeniden cıvıldamak, yeniden yerine alışmak. yeniden ama sanki ilk defa. mis gibi.