Anne ve babalar duysun! Ülkemizde 1’000’000 üzerinde hayvancılık işletmesi var ve sadece 1300 civarında Brusella ve Verem olmadığı test edilmiş işletme mevcut. Gıda güvenliği hiç öncelenmiyor. Videonun sonuna doğru bazı ürünlerin fiyatlarına da değiniyorum. İyi seyirler
Der, bunlar Akin Gürlek’in ortakları, bizzat bu davanın mimarlarıdır. Bu çiyanlar bu vatana tarihin en büyük ihanetini edenlerdir. Bunu hergün her dakika söylemeyi azıcık haysiyet sahibi biri olarak insanlık vazifesi biliyorum.
➖“Kemal Bey bağış paraları ne oldu, açıkla!”
⭕️Fatih Altaylı, cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde milyonlarca lira bağış toplayan ve banka hesabına aktarılan Kılıçdaroğlu’na bu paraların akibetini sordu:
⭕️“Şimdi kamuoyu bir başka paranın akıbetini sormak istiyor.
⭕️Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı sırasında toplanan “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Bağış Kampanyası”nda toplanan paranın akıbetini.
⭕️Biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında adaylar bağış toplayabiliyorlar.
Muharrem İnce adayken farklı bankalarda açtığı hesaplarda bağış topladı.
⭕️İnce son derece şeffaf biçimde 143 bin vatandaştan 25,9 milyon TL bağış topladığını açıkladı.
⭕️Bu o günkü kurla 4 milyon 700 bin dolar ediyordu.
(Ali Tarakçı’nın araştırması)
⭕️Kemal Kılıçdaroğlu da bağış kampanyası yaptı.
⭕️İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ta açtığı hesaplarda bağış topladı.
⭕️Ancak Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin aksine, maliye müfettişi Kemal Kılıçdaroğlu bu bağışların ne kadar olduğunu, nereye nasıl harcandığını, tamamının harcanıp harcanmadığını hiç ama hiç açıklamadı.
⭕️Muharrem İnce 4,7 milyon topladı ise Kılıçdaroğlu büyük ihtimalle bunun birkaç katı bağış toplamış olmalı. Ama biz bunu öğrenemedik.
🔴Her yerde arınmadan, temizlikten bahseden Kayyum Kemal Bey, bu halkın Cumhurbaşkanı seçilmesi için ona yaptığı bağışları hiç ama hiç açıklamadı.
⭕️Hesabını vermedi.
⭕️Büyük ihtimalle “tıpış tıpış” mantığı ile “Bana bağışladınız, size mi hesap vereceğim?” diye düşündü.
⭕️Tıpkı benim iki yıldır sorduğum, “Kemal Bey bunca ofis, bunca çalışan, bunca lüks araç, bunca masrafın finans kaynağı ne?
⭕️Emekli maaşınızla mı karşılıyorsunuz, birileri destek oluyorsa kim ve ne için destek oluyor?” sorularıma yanıt vermediği gibi.
⭕️Ve kim bilir belki de Kayyum Kemal Bey o bağışlarla gelen parayı cumhurbaşkanı seçilmek için değil, CHP’nin başına yeniden geçme yolunda kullanmayı tercih etti.
⭕️Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyum’a.
⭕️“Bağış paraları ne oldu? Açıklayın.”
"Türkiye'de kimin alınacağına Erdoğan, kimin salınacağına da Trump karar veriyor!"
"Yeni parti konusunda kimse endişe etmesin, geç kalınmış bir şey yok!"
"Bize ayrılan kötülüklerin sonuna geldiğimizi düşünmüyorum!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'le özel röportaj 5'te #x#facebook #youtubelive 'da...
📍Eşinin sesini duyurmak için adeta tüm cihana haykıran vefalı eş Dilek İmamoğlu’nun kısılan sesini duyuralım:
“— Ekrem İmaloğlu’nun belirli bir süre içinde savunmasını bitirmesi istendi. İmamoğlu da bu sürede savunmamı yetiştiremem dedi.
— Ekrem İmamoğlu'nun savunması kısıtlanmak istendi! Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!
— Altını çizerek söylüyorum, Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!..”
Lütfen görüp geçmeyelim, ulaşabildiğimiz her yere bu sesi ulaştıralım.
Spanish PM Pedro Sánchez has delivered another headache to Trump 🔥
🇺🇸Reporter: "Why are you against Trump?"
🇪🇸Pedro: "Because we are a peaceful nation, a nation committed to peace.
Not waging an illegal war against other countries." 🔥
This man is winning from all over the globe due to his massive courage 👏
Bugün İmran Deniz Göktaş’ı tutuklu bulunduğu Çorlu Karatepe "Kuyu Tipi" Cezaevi’nde ziyaret ettim.
Politik mizahın bu topraklardaki genç ve güçlü sesi, cezaevi koşullarına inat, sonraki gösterisinin notlarını kağıda dökmeye başlamış bile.
Morali de sağlığı da gayet yerinde; merak eden, destek olan herkese çokça selamı var!
🇺🇸 Donald Trump: "Meloni is not the old Meloni, I'm shocked by her. I thought she was brave, but I was wrong."
🇮🇹 Meloni: "Italy does not care about what Donald Trump says."
Yüzü gözükmüyor, kameradan uzakta ama sesiyle bile bu fakir, adalete susamış milletin inancını yükseltebiliyor!
Dik dur başkanım! Kurtulacağız bunlardan!
Demek İmamoğlu bir tam yılda ancak hazırlanan iddianame ile ilgili yarım günü aşan savunma yapamazmış.
Neden?
Adamı salondan atıp, susma hakkını kullandı diye sahte tutanak tutmak nedir ya!?
Anlıyorum kurduğunuz kumpas tel tel döküldü. İddialarınızın tamamı yalan çıktı. Bir tek delil gösteremediniz.
Ama bunu yalan tutanak tutarak kapatamazsınız sanki...
2500 yılla yargılanan ve 1,5 yıldır tutuklu olan birine savunma yaptırılmıyor. Kendimizde miyiz biz? Ne yapacağız? Herkes kendi boktan hayatına bakıyor
#İBBDavası'nda 64.Gün
Hakim, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını yapmış saydı.
TİP Milletvekili Sera Kadıgil duruşmada isyan etti: "Bu yargılama mı şimdi? Bu bir müsamere!"
TİP Milletvekili Sera Kadıgil (@serakadigil):
"İmamoğlu davasında şu anda Sivri'de yaşanan şey, sıkı yönetim mahkemelerinde, DGM'lerde, hiçbir toplumsal davada görmediğimiz bir şey yaşatıyorlar.
143 suçtan yargılanan, 500-400 küsur sanıkla birlikte yargılanan bir insana diyorlar ki: "Sen savunmanı ya 5-6 saatte yaparsın ya ben seni savunma yapmadı sayacağım."
Ve mahkeme bunu yaparken alenen "hilafi hakikat", "yalan" diyemeyeceğim manipülasyona başvuruyor.
İmamoğlu buraya ilk geldiğinde de buradaydık.
İlk geldiği gün ne dedi bu adam? "İlk ben savunma yapmak istiyorum," dedi.
Bu hakim ne dedi? "Hayır, sen yapamazsın, sen son yapacaksın," dedi.
4 aydır burada mahkeme yapıyor. 4 ayın sonunda diyor ki davanın asli sanığı olarak görülen İBB başkanına: "Ya 5 saat konuşursun ya bir gidersin."
Bakın, bu yapılan şeyin adı hukuk falan değil.
Hukukta yeri yok.
Savunma hakkı asla kısıtlanamaz.
Ve buna hiç kimsenin itiraz etmemesini bekleyen bir hakim diyemiyorum; kürsüye oturttukları bir kişi var şu anda.
Yaptığı bütün işlemler hukuka aykırı.
Tutanakları artık hukuka aykırı. İmamoğlu'nun bir sözünü alıp ki başında da söylediği siyasi bir söylemi alıp, "susma hakkını kullandığını tespit ettim" diye zapta geçirip sonra da "savunma yapmaktan kaçıyorsun galiba" diye bir beyanda bulunan bir hakimle karşı karşıyayız.
Ben de içeride özetle buna tepki gösterdim. Göstermemek de elde değil.
Emin olun, yani orada oturan bütün aileler, bütün avukatların da içinden geçen bu ama insanlar aylardır sevdiklerini şurada uzaktan, 100 metre aradan, bir dakika olsun görebilmek için buraya gelip gittikleri için ve salondan atılmak istemedikleri için ağızlarını açıp söyleyemiyorlar.
Söylediğimiz şey çok açık.
Arkasındayım sonuna kadar da söylediğim şeyin.
Çünkü bu yapılan şey bir yargılama değil. Bunun adı müsameredir.
Geldiğimiz noktada siz böyle bir insana "Sen ya 5 saatte savunmanı yaparsın ya ben seni susma hakkı kullandı sayarım, havuz medyasına manşet ederim"e getirirseniz lafı, bunun adı artık bir yargılama olmaz."