İstanbul'u 573 yıl önce aldık. Yunan hâla İstanbul bizim, geri alacağız. Diyor.
Halep'i 105 yıl önce verdik. Bizim halk bize ne Halep'ten diyor.
Halkımıza aşılanan şuursuzluğun tarifi yok.
Bu lavuğun olası bir savaşta doğu karadenizin orman yapısını nerden kuşatılıp ilerlenmesi gerektiğini demografik yapıyı araştıran bir ajan olduğunu düşünen kingler 👑
İBB yetkililerine yıllardır yazıyor, söylüyorum, ilgilenen yok, düşünen yok. Topkapı'daki bu havuz kuşların hayat kaynağı. Şu sıralar yavrularını büyütüyorlar. Havuzun sularını boşaltma zamanı mıydı? Ebabiller su içmek için bakın ne yapıyor. Boş havuza ağzını açıp geçiyor.
Şu Ahmet Mümtaz Taylan olayını herkes görüyorsa, burada çok fazla kişi değiliz. Ölü internet teorisi gerçek mi diye düşünmeye gerek var mı? Bilmem kaç milyon insana bu reklamı gösterecek bütçe nedir?
Yıllarca "Emevi Camiinde namaz kılacaktınız n'oldu" diye dalga geçiyorlardı. Allah sabredenlere lutfunu esirgemedi. Şimdi de Kudüs dualarımızla alay ediyorlar... Biz yine sabredenlerden olacağız.
TGRT ilk yıllarında dini hikayeleri ve şahsiyetleri küçük TV filmlerine uyarlıyordu. O zamanlar henüz dizi sektörü yoktu. Yeşilçam, oyuncuların TGRT yapımlarında yer almasını yasaklamıştı. TGRT yapımcıları figüranlarla ve acemi oyuncularla işi yürütmeye çalışıyordu. ++
Edebiyatımızın iki güzel adamı Abdurrahim Karakoç ve Cahit Zarifoğlu ile kıymetli mesai arkadaşım, şair ve yazar Mevlana İdris Zengin kardeşimi vefatlarının yıl dönümünde rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânlarını cennet eylesin.
İstiyorlar ki Sezen Aksu'nun enfes yorumladığı "Ünzile" adlı şarkının Aysel Gürel tarafından yazılmış muazzam sözlerindeki "Ünzile insan dölü / Bilinmezlere gebe / Sırların mihnetini / Yükleyip de beline" kısmında "mihnet" kelimesini duyunca bön bön bakalım. İstiyorlar ki İstiklâl Marşı'nın sözlerini okuyunca ne dediğini anlamayalım. İstiyorlar ki asırların birikimi sözlü ve yazılı kültürümüzü bir kalemde silip atalım ve yepyeni, kupkuru, yavan, tatsız tuzsuz ve hiçbir derinlik içermeyen yeni bir dille kof bir medeniyet inşa edelim.
Bu yüzden kendi adıma, gerek telif gerekse tercüme metinlerimde, "anlaşılır" olmak kaydıyla, hâlen kullanımda olan kelimelerde mümkün olduğunca eski olanı tercih ediyorum ki geçmişle aramızdaki o bağ hiç kopmasın. Yoksa "mihnet" ne demekmiş diye sözlüğe bakmak zorunda kalacağız, nitekim kalıyoruz da...
@aliaktas7@2_cay_1i_acik Ustelik de biz o saydigi isimleri gormek teshirlerine maruz kalmak istemedigimiz icin tabii tercih ediyoruz zaten
Memnunuz yani