ALO… MAZOT VAR MI
Kim derdi ki 28 Şubat’ta İran’a düşen ilk bomba Ayetullah Hamaney’i öldürdükten altı buçuk ay sonra Trump telefona sarılacak, dost düşman demeden herkesi arayacak ve “alo… sende mazot var mı” diye kapı kapı dolaşacak.
Evet… Ara seçimlere sadece 23 gün kala geldiğimiz durum bu.
Ben haftalardır Amerika’daki ekonomik durumu anlatırken dikkat kesilenler için sürpriz de olmadı pek.
*
Trump önce geçen hafta Avrupa’nın kapısını çaldı. “Çıkarın bakalım şu stoktaki mazotları” dedi. Macron liderliğindeki Avrupa 50 milyon varil benzin, 50 milyon varil mazot taahhüt etti.
Yetmedi… Trump geçen gün Putin ile konuştuktan sonra ondan da 300 bin ton mazot sözü almış.
Güya Kasım ayında 500 bin ton daha ve hemen ardından 1 milyon ton daha gönderecekmiş.
Ayrıca, Putin’in dizel rafinelerinin durumuna bağlı olarak 3 milyon ton sözü de almış.
*
Rafinerileri Ukrayna tarafından tarumar edilen Putin’in mazotu kendine yetmiyorken “nereden geliyor bu mazotun suyu” diyorsanız… Büyük ihtimal Putin de bilmiyor.
Putin’in bildiği şey şu ki… Trump’ı en savunmasız ve en yardıma ihtiyacı olduğu anda bulup “petrol yaptırımlarına muafiyeti” kaptı ve çıktı.
*
Ben bu satırları yazıyorken ABD’de mazotun ortalama fiyatı 6,30 dolar civarında. Kalan 23 günde Putin’in göndereceği iki milyon varil mazot neyi değiştirir? Hiçbir şeyi.
Peki halk… Sadece Putin ile el sıkıştı diye Trump’ın partisine hücum eder mi? Hiç sanmıyorum.
Trump’ın kapı kapı dolaşıp kredi kartına takla attırarak ay sonunu getirmeye çalışırmış gibi çözümler duymasına saygı duyuyor muyum? Vallahi kendi halinde bir şeyler deniyor. Ama hiç de işe yarayacakmış gibi durmuyor.
Fakat şöyle de bir şey var ki… Bir nesil Ayetullah Hamaney’in üzerine atılan bomba ve “alo… sende mazot var mı” cümlesi arasındaki ilişkiyi asla anlamayacak.
Dün ihtarname yollamak için notere 10 sayfa için 11.571 TL para ödedim.
Sayfa başı 1.157 TL
Hakkını aramak ya da hukuki bir işlem yapmak bu kadar pahalı olmamalı.
Mesela, Asgari ücretli bir vatandaşın bu masrafı ödeyip hukuki işlem yapması mümkün mü?
Hukuki işlem sadece parası olana mı mübah?
sonuna kadar dinlemezsen inan dünyaları kaçırırsın...
bu kibir abidesi çakma filozofu 30saniyede sklmiş eşşeğe çeviren kardeşimizi tek nefeste dinleyeceksin...
Fatma Betül Sayan AK Parti’den ihraç edilmiş.
Kardeşi de (kız kardeşi) büyükelçilikten azledilmeli.
Diğer kardeşi de (erkek kardeşi) EPDK’daki görevinden alınmalı. Zaten daha düne kadar bakan yardımcısıydı, yetmedi mi?
Devletin makamları bu ailenin babasından kalan çiftlik mi?
Sayın öz-LALE,
Siyasette tetikçi olmanın en kötü yanı, bir süre sonra herkes tarafından kullanılabilir hale gelmektir.
Size samimi bir uyarıda bulunayım: Özgür Özel sizi mayın eşeği olarak kullanıyor...
@UmitOzlale
ÖZEL HABER | Akın Gürlek Başsavcıyken fon vurgunuyla ilgili şikayetçi olmuştu, neden gereğinin yapılması için muhalefet sürecin takipçisi olmamış diye sormuştum. Sorumun cevabını da kendim yanıtlıyorum.
Meğer Sayın Gürlek’in şikayetçi olmasını da eleştirmişler, Özgür Özel “Erdoğan’ın emriyle şikayetçi oluyorsun, neden SPK’yı beklemiyorsun” diye de çıkışmış üstelik. İşte aşağıya delilini yüklüyorum.
Şimdi dezenformasyon içerikli paylaşımları ve Sayın Gürlek’i neden hedef aldıkları daha net görünüyor:
Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğanın ortaya koyduğu “ucu nereye giderse gitsin hırsızlar hesap verecek” iradesiyle ve Türk yargısının Adalet Bakanımız Sayın Gürlek’ten aldığı cesaretle fon hırsızlarının üstüne gidilmesinden rahatsızlar.
Artık hangi fon hırsızlarını koruyorlarsa soruşturmanın derinleştirilmemesi için de her yolu deniyorlar.
🔴SAYIN MEHMET ŞİMŞEK, ESNAFIN KASASINI GÖRDÜNÜZ DE FONLARIN KASASINI NEDEN GÖREMEDİNİZ?
Vanlı bir esnaf kardeşimiz mesaj göndermiş.
Diyor ki: “Maliyeciler geliyor, gece kapanışa kadar oturup hasılatımızı denetliyor.”
Sayın Şimşek!
Esnafın kasasının başında saatlerce nöbet tutan maliyecileriniz, fonların milyarlarca liralık para hareketlerini neden aynı titizlikle denetlemedi?
Esnafın bir günlük hasılatını didik didik ettiğiniz kadar, fonların hesaplarını ayda bir denetleseydiniz bugün bu kadar insanın mağduriyetini konuşuyor olur muyduk?
Küçük esnafın kasasına gelince şahin kesilen denetim anlayışı, büyük paraların döndüğü yerde neden aynı hassasiyeti göstermedi?
Sayın Bakanım, milletin sizden beklediği açıklama değil, hesap verebilirliktir!
SİZ,ESNAFIN KASASINDAKİ ÜÇ KURUŞUN HESABINI SORARKEN, MİLYARLARIN HESABINI KİM SORACAK?
➡️İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’dan fon krizi açıklaması:
“Bizi aldatan bizden değildir”
📌”Yiyemeyeceğin kadar parayı kazanmak için bu kadar hırsın izahı yok.”
📌”Hadi kendine acımadın, liderine acımadın; insan kendi siyasi kariyerine, ailesine, evlatlarına da bunu yapmamalı.”
📌”Hırsıza gereğini yapalım, kabul. Ama kapıdaki bekçinin, ilgili kurumun, bu sistemi takip etmek zorunda olanın kusuru yok mu?”
📌”Neştere konu olmadan adım atılmaz mı?”
📌”İstifa mı diyorsun, af mı diyorsun, ne diyorsan bir bak aynaya.”
📌”Kim bu konuda Cumhurbaşkanımızı yorduğunu düşünüyorsa, yormaması için gereğini yapsın.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek fon meselesiyle ilgili devletin tutumunu çok güzel bir tabirle anlatmış..
“Devletin bağından üzüm kurusu çalan tilkiden devlet pekmez olarak o üzümü çıkartır.”
HERKESİN BİLİPTE
KONUŞMAYA, YAZMAYA ÇEKİNDİĞİ,
SUSTUĞU KONU.
Bu millet için gece gündüz çalışan, Mazlumların ve Dar gelirlinin ümidi Erdoğan'a bu yapılır mı?
“Her yasal hak, helal değildir.” Alev ALATLI
Araştırmacı yazar aktivist @onurcavsoglu'nu dinleyin
Pusula Grubu Gündoğdu Gıda şirketin yönetimini ele geçirdikten hemen sonra, 16 Şubat 2026 tarihinde gıda üretim faaliyetlerini tamamen sonlandırma kararı aldı. Kararın hemen ardından Manisa Salihli'deki fabrika binası, arazisi, içindeki tüm makine, tesis ve ekipmanlar ile Kula'daki Güneş Enerji Sistemi (GES), GND Süt Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. adlı şirkete devredildi.
Bu mal varlıklarının devredildiği GND Süt Ürünleri firması, mevzuatta "ilişkili taraf" olarak geçmektedir. Yani şirketin eski sahipleri veya yönetimiyle doğrudan bağlantılı, bu operasyon için konumlandırılmış bir kuruluştur.
Fabrika ve makineler başka bir yapıya aktarılırken, üretimde çalışan işçiler de şirketten tamamen uzaklaştırıldı.
2024 yılı sonunda şirketin bünyesinde 217 sigortalı çalışan bulunuyordu.
Üretimin durdurulması ve makinelerin GND Süt Ürünleri'ne geçmesiyle birlikte çalışan sayısı önce 25'e, ardından sadece 2 kişiye düşürüldü.
Borsada milyarlarca lira değer biçilen koskoca şirkette fiilen sadece bir genel müdür ve bir sekreter/asistan (toplam 2 personel) kaldı.
Sonuç olarak;
Şirket borsada satılmadan ve manipülasyonla fiyatı 2707 TL'ye uçurulmadan önce; süt toplayan, peynir üreten gerçek bir sanayi tesisi olmaktan çıkarıldı. Fabrikası, makineleri, ekipmanları ve iş gücü başka bir paravan/ilişkili şirkete aktarılarak, borsa içindeki Gündoğdu Gıda (GUNDG) hisseleri içi tamamen boşaltılmış bir tabela şirketine dönüştürüldü.
Denetleyici kurumlar ne yaptı ?
Bilmiyorum.