şimdi yoksun
seni dilediğim gibi düşünebilirim artık
tutar ellerini öpebilirim uzun uzun
kimseler ayıplayamaz beni
yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar
işte gözlerin, işte dudakların
senin olan ne varsa karşımda duruyor
Ümit Yaşar Oğuzcan
27 yaşında bir anne, 5 çocuğu var.
Evde ekmek yok. Koca hapiste. Anne sokak sokak gezip hurda toplayıp, satacağı 3 5 demir kağıt parçasının parasıyla çocuklara yiyecek almak için çalışıyor, evdeki 5 çocuk yanarak ölüyor. Anne apar topar gözaltına alınıyor. Suçlu sizce kim?
seni bilmek
ve anlamak seni,
karşı gelmek otoriteye.
en zifiri zindanlarda
direnmek kötülüğe.
ilmeği geçirirken boynuna,
yürümek celladın üstüne üstüne
ve tir tir titretmek,
zulmün karanlığını.
senin gönlün daima meshur ve musahhardır, mazursun
sen gamın ne olduğunu hiç bilmedin, mazursun. ben sensiz bin gece kan yuttum,
sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun!
Ahmed Gazali
İzbe bir şehir tarumar olurken,
İçimde antik bir Allah,
Verir son nefesini.
Sen ki lanetli bir kavmin,
Güzeli.
Sen ki tarumar olan bu şehrin,
Kimsesizi.
Sen ki benim lanetim.
Lanetiyle,
Taş olup yağan
Ve içimi dolduran.
“bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum:
eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla böyle bir kayıp yaşamazdım.”
Irvin D. Yalom- Nietzsche Ağladığında