Kızlar öyle diyince erkek bi öğrenci de hocam gözünüzün üstündekine ne deniyor bilmiyorum ama size çok yakışıyor dedi shshdh iyi ki öğretmen olmuşum (ilgi ihtiyacimi karsiliyorlar)
bilirsin beni. neşemi koluma takıp, oturduğum tüm masalara götürürüm. aşktan ve yaşam sevincinden başka bir şey bilmem ben. anlatmam da. insan güzel şeylerden bahsedince güzelleşir dünyası.
Birini özlerken, onu hatırlatan yerlerden uzak durursak acının da biraz hafifleyeceğini sanırız. Oysa bazen, onun hiç görmediği bir yerde bile ona anlatacak bir şey çıkar karşımıza. C. S. Lewis, eşinin ardından şöyle yazmıştı:
“Yokluğu gökyüzü gibi, her şeyin üzerine yayılıyor.”
Sırnaşan bir kediye olan gülümsemesinden, emekçiyle olan muhabbetinden, ortama selam verişinden ve sizi zor durumda bırakmamak için vaktinde evinize bırakmayı gözetecek kadar sizi önemseyişinden sezersiniz.
Çabanın ardındaki merhamet, nezaket, empati ve haşyet; kulağınıza küpe…
ayağı kırık bir at gibi topallıyordum ortasında hayatımın
ve tüfeğin icadına asırlar vardı
sana son mektubumu dört nala heceleyen
ayağı kırık bir at getirecek
beni unut artık
atı da vurman gerekecek
"Ben seni bırakmazdım da Baktım gençlik elden gidiyor. Gönül de haddini bilsin.
Vefasızın yası tutulmaz.
Madem o kadar iyisin, bir gün yolun kendin gibi biriyle kesişsin."
yaz bana. yangından geriye kalanlarla yeniden bir ev kurabildiğinde yaz. içindeki eksik yerin beni beklediğini anladığında yaz. göğsündeki kuşları yeniden göğe çevirdiğinde yaz. sana ait olmayan hikayelerden çıktığında kendi hikayende bana bir cümle kaldıysa yaz.