dünden beri bu yürüyüşün nasıl bir şey olduğunu çözmeye çalışan bir sürü tweet gördüm, sitede bilen yok gibi ama bazıları yine de fikir üretip ai ile görselleştiriyor bazılarımız da elinde çekirdekle olay izlemeye gelmiş mahalle sakini gibi hiç yorum yapmadan tüm tweetleri okuyor
vikipediye inanmak istiyorum ama sanırım kulaklıkla uyumaya çalışacağım, kulağa kaçmak nasıl bir vizyonsuzluk, hayır kaçmasa bu ismi vermezlerdi herhalde
uber seni almaya gelirken saçma rotalara sapıp gittikçe senden uzaklaşırken ve alakasız sokaklara girip çıktığı bir dünya turuna başlayınca gelen yanlışlıkla onayladı herhalde boşuna bekliyorum anksiyetesi
dün konsere kamp sandalyeleriyle gittik üçümüzün de kendi sandalyesi vardı yan yana duruyorlardı sonra kalkıp dans etmek için öne doğru gittik gecenin sonunda döndüğümüzde bilin bakalım kimin sandalyesi yoktu gayet de jenerik bir kamp sandalyesiydi yani neden ki seviyodum ben onu
Hidayet Türkoğlu ile ilgili en çarpıcı bilgiyi @kaankural Socrates’e yazmıştı;
“Canımın en yandığı anlardan biri, hidayetin 2003'teki Hırvatistan maçında verdiği çetnik selamıdır. Yani sen Bosnalısın. Ama işte öyle bir dönemden geçiyor ki Hidayet, Sacramento'da Divac ve Stojakovic ağabeylerinin koltuğu altında olmak önemli onun için. Düşün, senin ailen Bosnadan geliyor, Türkiye adına oynuyorsun, hırvat tribününe çetnik selamı veriyorsun"
Hep güçlü olana yanaşma, ortamın havasına göre saf belirleme; bu tavır kariyerinde de, sonrasındaki rolünde de değişmedi..
Maç bitmeden yazayım; kazanabiliriz ya da kaybedebiliriz, maçın sonucundan bağımsız...
Sırbistan'a karşı bu maçta da herkesi yenebileceğimizi gösterdik. Bu turnuvanın en büyük şampiyonluk favorilerinden biriyiz artık. Önce çeyrek final, sonra da yola devam.
o kadar pazarlık yapamıyorum ki ofiste bir şakaya dönüştüm, çoğunlukla benim şakalarımla bu arada, dün de bambaşka bir şey için gönderdiğim e-postaya dip fiyat verdik daha fazla indiremeyiz diye cevap geldi, pazarlık yapmaya bile yeltenmemişken pazarlık için reddedilmem halis mi?
son zamanlarda en çok kullandığım phrase -yorgunluğun adını gezme koymuşlar- aslında devamında -dar evim datlı evim- de diyebilecek kadar yaşlı hissediyorum ama bir türlü yalnız yaşama şansına sahip olamadığım için onu söyleyemiyorum 😒
...kabul ettiler ve benimle apartmanın girişine kadar yürüdüler, yol boyunca da gideceğim yönleri parmağımla gösterip "bu tarafa" dedim ve gösterdiğim yöne göre hareket ettiler, artık bana şey diyebilir miyiz rica etsem seray the dog whisperer
Bu akşam bir doğum günü etkinliğine katıldım ve dönüşte taksiden indiğimde 6 (altı) tane köpek etrafımı sarıp bana havlamaya başladı ben de onlara dedim ki "noldu niye bağırıyorsunuz, ben sizden korkmam yalnız, tamam hadi apartmana kadar götürün beni o zaman" onlar da sanırım...