Bransımı sorup okul öncesi cevabı alınca “belli tipinizden” demeyeni dövüyorlar sanırım ki bi insanın tipi nasıl okul önceci olabilir ya? Yüzümde sticker filan mi var?
genclerin 4 sene cektikleri stresten sonra eglenmek ve okullarina veda etmek icin duzenledikleri balolari bile sorun haline getirip "milli ve kulturel degerlere uygun" olmasini isteyen yusuf tekin 13 yasindaki bi picin okulu taramasini milli ve kulturel degerlere uygun bulmus mu?
Şanlıurfa Siverek’te bir liseye elini kolunu sallayarak giren silahlı bir şahsın 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar etmesi, ve bugün de Maraş’ta bir okulda da yine silahlı saldırı sonrası 20 yaralı ve 4 can kaybının olması; meselenin anlık bir asayiş sorunu değil, sistemdeki derin çürümüşlüğün en acı kanıtıdır.
Okullarımız eğitim yuvası olmaktan çıkmış; öğretmen ve öğrencilerimizin can güvenliği kalmamıştır.
Buradan Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’e sesleniyorum:
Eğitimin dağ gibi birikmiş sorunlarını çözmek ve sahipsiz bırakılan öğretmenlerimizin feryadını duymak yerine, makamınızı içi boş ve ideolojik gündemlerle meşgul ediyorsunuz.
Siz kendi hayal dünyanızdaki lüzumsuz polemiklerle siyasi şov yaparken, evlatlarımız ve öğretmenlerimiz okullarda can pazarı yaşıyor.
Asli göreviniz kamuoyunu oyalamak değil; o okulların kapısından giren her bir canın, burnu dahi kanamadan evine dönmesini sağlamaktır!
Suni gündemlerinizi bir kenara bırakın da biraz gerçeklerle, eğitimcilerin kanayan yaralarıyla ilgilenin.
Zafer Partisi olarak iktidarı uyarıyoruz: Okullarımızdaki bu zafiyete derhal son verilmeli, tüm okullarda profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı zorunlu hale getirilerek giriş-çıkış denetimleri tavizsiz uygulanmalıdır.
Türk öğretmeninin ve Türk gencinin sahipsiz bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.
Her iki saldırıda da yaralananlara acil şifalar, hayatını kaybeden değerli öğretmen ve öğrenci yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Başta yakınları olmak üzere Türk Milleti’nin başı sağ olsun.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının ve ihmali olan herkesten hesap sorulmasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyorum.
Yeni atama ve yer değiştirme yönetmeliği tüm öğretmenlerin atama ve yer değiştirme haklarının ihlali yönetmeliğidir.
İhtiyaç ve Norm Fazlası Öğretmenlerin yaşadığı hak ihlalleri 2026 Yılı Yarıyıl Tatili Öğretmenlerin İl İçi Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu ile birlikte mazeret tayin hakkı olan öğretmenlere de yaşatılıyor.
✅Yönetmelikte ve duyuruda mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçenin aynı ilçe grubunda yer alması halinde, mazerete bağlı yer değiştirme başvurusunda bulunulamayacağı ifade edilmiştir. Bu düzenleme ile öğretmenlerin mazeret hakkı ellerinden alınmaktadır.
✅İlçe grupları coğrafi şartlar gözetilmeden birbirine kilometrelerce uzak mesafede bulunan bazı yerlerde toplu taşıma imkanı dahi olmayan bir şekilde oluşturulmuştur.
✅Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026 Yılı Yarıyıl Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusunda da, önceki dönemlerde yayımlanan mazerete bağlı yer değişikliği duyurularında yer almayan yeni bir şarta yer verilerek, eşi sigortalı olarak çalışanlar için eşinin “talep edilen yerde” son iki yıl içinde 360 gün sigortalı hizmeti olduğunu belgelendirme şartı kısıtlaması getirilmiştir.
✅ “Sağlık Mazeretine Bağlı Yer Değiştirmeler kapsamında başvuruda bulunup atanmak istediği ilde boş kontenjanların tamamını tercih etmesine rağmen yer değiştirmesi gerçekleşmeyenler ile alanında hiç kontenjan açılmaması nedeniyle tercihte bulunamayanların öncelikle görev yaptığı ilin hizmet bölgesinde, ihtiyaç olmaması halinde diğer hizmet bölgelerinde sağlık mazeretinin giderilebileceği bir ildeki öğretmen ihtiyacı bulunan bir eğitim kurumuna ataması yapılacaktır” düzenlemesi ile en temel hak olan sağlık mazereti nedeniyle atama ve yer değiştirme hakkına “ihtiyaç kriteri” üzerinden sınırlama getirilmiştir.
✅”Can Güvenliği Mazereti kapsamında başvuruda bulunup ataması gerçekleşmeyenlerin öncelikle görev yaptığı ilin hizmet bölgesinde, ihtiyaç olmaması halinde diğer hizmet bölgelerinde yer alan bir ilde öğretmen ihtiyacı bulunan bir eğitim kurumuna ataması yapılacaktır.” maddesi ile “ihtiyaç kriteri” ifadesiyle can güvenliği riski nedeniyle atama ve yer değiştirme hakkı da sınırlandırılmıştır.
Yeni öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliği tüm öğretmenlerin atama ve yer değiştirme haklarını ellerinden alan ve hak ihlallerini kalıcı ve sürekli hale getiren bir düzenlemedir.
Bilin bakalım @araskargo yine kimin kargosunu kaybetti ahahah. Gelenek diyebilir miyiz sevgili Aras? Zira bu 4. Ve inanır mısınız taaaaaa çin den gelip kaybolmuyor ama Aras Ankara'nın içinde kaybediyor.
Farkettiniz mi?
İnsanlar zor durumda. Yardım isterken Dinçer Azaphan’ı etiketliyor.
Kendi adaletini sağlamak isteyenler Sedat Peker’i etiketleyip yardım istiyor.
Bir yere anaokulu yapılması gerekiyorsa Gülben Ergen’i etiketliyorlar.
Hak hukuk adalet arayanlar mahkemeye gitmek yerine tweet atıyor, bizleri etiketliyor.
Depremde çadır isteyenler Haluk Levent ile Oğuzhan Uğur’dan yardım istiyor.
Ülkeyi yönetenler bu tabloyu kara kara düşünmeli! Ne acı…
Okul müdürü ile müdür yardımcısının suçu nedir görevden alınıyor?
Tuvaleti niye temizlemedin? molozları niye kaldırmadın diye mi görevden alınıyor?
İlginç
Haber de çok ilginç
Gören de, okulda temizlik işçileri var, temizlik malzemesi var, bakanlık yeterli işçi ve malzemeyi gönderdi de okul müdürü yapamadı gibi
Bu okul böyleyse, buraya gerekli personeli ve bütçeyi vermeyenlerdir
görevden alınacak kişi milli eğitim bakanıdır
Milli Eğitim Bakanlığının Resen atamalardaki ısrarını şöyle okuyorum.
İlçe grupları ilk kez uygulandı. Ortaya gerçekten de sıkıntılı bir sonuç çıktı. Bakanlık bu sonuç karşısında öğretmen camiasını test etti. Tepkinin boyutunu ölçtü. Baktı ki mağdur olanlar ve üç beş sendikacıdan başka bu işe tepki gösteren yok, uygulamayı iptal etmedi. Eğer bu ilçe grubu işi mahkemeden dönmezse herkese geçmiş olsun. İlk fırsatta bütün öğretmen camiası bu gruplar içinde rotasyon ile karşı karşıya kalacak. Eş durumu ve diğer özür durumları bu gruplara göre yapılacak. Milli Eğitim için artık ilçe ismi yok. Sadece 1. Grup, 2. Grup, 3, Grup,... var. Rotasyon gelse de merkeze gidebilsem diyen Uzak köyde çalışan bir arkadaşımız, bu sefer de başka bir ilçedeki daha uzak bir köye gidecek. Hasılı kelam öğretmenler olarak bu sınavı kaybettik. Olayı sadece bir grubun başına gelen durumdan ibaret saydık. Biz mağduriyetlerimizi dövüştürürken, bir gün herkesi, bir şekilde mağdur edecek esas meseleyi kaçırdık. Bakanlık heyeti de muhtemelen keyifle izledi.
Peki Dostlar, ne yapılabilir?
Norm fazlası meselesi mi var? Hepimiz karşı geleceğiz.
İlçe grupları mı oluşmuş?
Hepimiz karşı geleceğiz.
Düzensiz il emri mi uygulanıyor?
Hepimiz karşı geleceğiz.
Köyde 600 puanlı yer beklerken, 50 puanla il emrine gelip, araya 40 torpil sokup merkez okullarda çalışan ya da depoda yatan mı var?
Hepimiz karşı geleceğiz.
Yıllarını Zorunlu hizmet bölgelerinde geçiren arkadaşlarımız mı var?
Hepimiz destek vereceğiz.
Karısı, kocası olan eş durumundan tayin olabiliyor mu?
Bekar olanın da ana, baba tayini olsun diyeceğiz.
Özlük haklarımız için, ekonomik kazanımlar için tek yumruk olmazsak elimize hiç bir şey geçmeyeceğini bilmeliyiz.
Sendikamızdan hesap sormasını, gerektiğinde ayrılmasını bilmeliyiz.
Dumanla haberleşmiyoruz, elimizde son teknoloji ürünü iletişim aletleri var. Organize olmayı bileceğiz. Kamuoyu oluşturmayı öğreneceğiz.
3,5 yıllık sendikacılık ile ilk edindiğim tecrübeler, tespit ettiğim esas sorunlar bunlar.
Ve yine sendikacılıkta öğrendiğim en önemli hakikat.
Öğretmenin öğretmenden başka kimsesi yok.
Aile birliği diye il emri veriyorsunuz ama norm fazlası olunca bilmem kaç km uzağa sürgün ederken aile birliği demiyorsunuz. Bıktık tutarsızlıktan, işbilmezlikten! #ResenSürgüneDur
Eğitim Sen: "Norm kadro fazlası öğretmenlerin, özgün durumları, atanacakları yerin ikametgah adreslerine uzaklığı, ulaşım imkanları ve mazeret durumları birlikte gözetilmeden yapılan resen atamalarında ‘kamu yararı ve birey yararı dengesi’ göz ardı edildiğinden hukuka aykırıdır"