Çünkü insanın asaleti dostuna gösterdiği vefada değil, kırıldığı insana gösterdiği dürüstlükte saklıdır.
Ben belki kırıldım belki üzüldüm, ama eğrilmedim.
Bak gör ve hatırla, benim elimde gizli kartlar olmadı hiç. Masaya ne koyduysam oydu. Kazansam da öyle, mağlup olsam da.
Ben düşmanımın bile arkasından iş çevirmedim.
Bak, gör ve hatırla, kartlarım hep aşikardı benim.
Ne sözümü perdeledim, ne maksadımı gizledim.
Seviyorsam mertçe sevdim, kırıldıysam sükut etmeden söyledim. Gittiysem de ardımdan gölge bırakmadan gittim.
Benim yolum bana özgü. Kimsenin adımlarına benzemek zorunda değil adımlarım. Ne aynı baharda çiçek açacağım ne aynı mevsimde meyve vereceğim. Biliyorum ki bazen kurak yollardan geçeceğim, bazen uzun sürecek bekleyişlerim. Ama ben yine de çiçek açacağım.
Çünkü kaderim Rabbimin takdirine emanet. En güzeli dönüp dolaşıp beni bulacak. Kendime çok güvendiğimden değil beni benden iyi bilene güvendiğimden. Bu yüzden acelem yok.
Çünkü aşk da böyledir. Akla rağmen yürümek, sonunu bilmeden inanmak, olmayacağını duya duya bir ihtimali sevmek. Aşk mantığın bittiği yerde başlar. Biraz cesaret ister, biraz umut, biraz da kimsenin göremediğine inanacak kadar delilik.
Don Kişotlara aşık olunmalı. Herkes vazgeç derken idealinden vazgeçmeyen, herkes sus derken inandığını söyleyen, herkes gerçekleri önüne koyarken hayal kurmaya devam eden insanlara aşık olunmalı.