Giden hiçbir şeye üzülmüyorum. Çünkü hep daha iyisi geliyor. İnsanın niyetleri temiz olunca Allah onu hiçbir zaman azıyla sınamıyor. Aksine bıraktığında mükafatlandırılıyorsun. Bazen Allah’ın sizi yâr etmediklerinden vazgeçmeyi bilmeli.
Hiçbir erkeğin peşinden koşmayın. İnanın canları isteyince dünyanın en ilgili insanı oluyorlar. Yazıyorlar da, arıyorlar da, vakit de ayırıyorlar. Siz sadece istemeyeni ikna etmeye çalışmayın. Olmuyorsa da “ne hali varsa görsün” deyip yolunuza bakın. Dünya onun etrafında dönmüyor. Canı isterse zaten gelir, istemezse de kendi kaybı.
Akan selalu ada new love, new opportunities, new jobs, dan new people yang datang ke hidup kita.
Jadi, jangan takut buat mulai lagi. Start again. Trust again. Try again.
Gak semua yang hilang berarti kita kehilangan sesuatu yang berharga. Gak semua penolakan berarti kita gak cukup baik, dan gak semua kegagalan berarti kita salah jalan.
Sometimes, life has to make room for something new.
25–35 yaş arası gerçekten ağır gelebilir. Bir yandan hayatını kurmaya çalışırsın, bir yandan bir anda her şey belirsizleşmeye başlar. Arkadaşlarınla yolların yavaş yavaş ayrılır, anne babanın yaşlandığını fark edersin. Kariyerini, verdiğin kararları ve hayatının nereye gittiğini sorgulamaya başlarsın. Bazı günler herkes hayatını çözmüş gibi görünürken, sen sadece yetişmeye çalışıyormuşsun gibi hissedersin. Zihnin sürekli aynı soruların etrafında döner: “Doğru şeyi mi yapıyorum?” “Hayatta geride mi kalıyorum?” “Neden her şey bu kadar ağır geliyor?” Hayatını artık düzene koymuş olman gerektiği baskısı, zamanla anksiyeteye, tükenmişliğe ve kendinden şüphe etmeye dönüşebilir. Son zamanlarda kendini kaybolmuş, zihinsel olarak yorgun ya da omuzlarında çok fazla yük varmış gibi hissediyorsan, bunu yaşayan tek kişi sen değilsin.
Çalışkan, dürüst ve iyi ailelerde yetişen insanların en büyük sorunu, dış dünyayı da kendileri gibi adil ve şeffaf ilişkilerden oluşan bir yer olarak düşünmeleri ve her konuda bu saf inanca göre hareket etmeleridir. Oysa herkes sizin gibi değil. Herkesin ailesi sizin gibi ilkeli ya da terbiyeli değil. Herkes sizin gibi emeği, uzun süren çalışmaları, başkalarına anlayışlı bir yerden yaklaşmayı sevmiyor. Herkes özgürlüğe, insan onuruna ve bireysel alana da saygılı değil. Birçok insan kısa yoldan güç, avantaj ve menfaat peşinde. Siz en güzel duygularınızı bile dürüstlükle sunarken; birçok insan küçük bir tebriğin, artı bir kuruşun ya da ufak bir iyiliğin hesabını yapıyor. Bu yüzden çok dikkatli olmalısınız. İyiler kendi değerlerine sadık kalacak kadar iyi, başkalarına karşı kendilerini koruyacak kadar da zeki ve cesur olmalılar.
lisedeki enerjimiz şaka mıydı ya.. 8 saat ders gör, 5 dk teneffüste okulun öbür ucundaki kantine depar at, o sırada aşık ol, ihanete uğra, lise 3 lanetiyle boğuş, ödevlerle mücadele et, biz o dönem insan değilmişiz, yürüyen nükleer reaktörmüşüz. lisedeki halime saygım arttı şuan.