30 Ağustos, bir ulusun kendisine biçilen esaret gömleğini yırtıp attığı; geleceğini hiçbir gücün iradesine bırakmayacağını bütün dünyaya ilan ettiği gündür.
104 yıl önce Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan Büyük Zafer, yalnızca işgal ordularını Anadolu’dan söküp atan askerî bir başarı değildir. 30 Ağustos; Sevr’i tarihin çöplüğüne gönderen, tam bağımsızlığın yolunu açan, egemenliğin saraydan alınıp millete verilmesini sağlayan ve laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan yolu açan tarihsel bir dönüm noktasıdır.
26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle kesin zafere ulaşırken Türk Ulusu yalnızca topraklarını değil, kendi geleceğini belirleme hakkını da kazanmıştır.
Bu nedenle 30 Ağustos’un bize bıraktığı en büyük miras, kayıtsız ve koşulsuz bağımsızlık iradesidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz için söylediği gibi bu zafer, “Türk milletinin hürriyet ve istiklâl düşüncesinin ölümsüz bir âbidesidir.”
Aradan geçen 104 yılın ardından bugün de 30 Ağustos’un tarihsel anlamına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır.
Çünkü Büyük Zafer’in temelinde etnik köken, mezhep ya da farklılıklar üzerinden parçalanmış bir toplum değil; ortak vatan ve ortak gelecek iradesinde birleşmiş bir ulus vardır. Cumhuriyet de bu tarihsel birikimin üzerine kurulmuştur.
Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” sözü, Cumhuriyet’in ulus anlayışını açıkça ortaya koymaktadır. Bu anlayış herhangi bir etnik kökenin üstünlüğüne değil; ortak vatana, ortak tarihe, ortak geleceğe ve vatandaşlık bağına dayanır.
Bugün bu ortak kimliğin etnik ve mezhepsel aidiyetler üzerinden yeniden tarif edilmesine yönelik her girişim, yalnızca bir kavram tartışması değildir. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ve millet anlayışını ilgilendiren temel bir meseledir.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/4U6cawOX8O
#Atatürk #MustafaKemalAtatürk #30Ağustos #30AğustosZaferBayramı #ZaferBayramı #Türkiye
@drfurkanbozkurt@sorogretmenim Ya nickine bak anasayfana bak, özgüvensiz elemanlara tahammülüm sıfır dostum hadi uza git doktorluğuna biraz daha sağa sola göstermeye çalış belki ciddiye alan olur.
@Yavuzalaybyogl@nyrglu@sorogretmenim İlk verdiğin yanıtda “bulursun” diye hitap eden sensin hocam. Üstüne ne istediğimi okumayıp “Sen para mı istiyorsun?” diye kaba bir şekilde tavır gösteren de sensin. Kimsenin maaşında gözümüz yok, ben hakkım olanı talep ederim, başkasının hakkını değil. Kusura bakmayın siz de.
@Yavuzalaybyogl@nyrglu@sorogretmenim Sen ne anlatıyorsun boş boş? Daha okuduğunu anlamıyorsun, tanımadığın biriyle senli benli konuşmaya başlıyorsun, üstüne bir de ahkam mı kesiyorsun? Oku bakalım, başöğretmenler az mı alsın demişim yoksa tüm meslek grubuna yeterli zam mı yapılmalı demişim? Sözde başöğretmensin.
@Yavuzalaybyogl@nyrglu@sorogretmenim Senin bahsettiğin mesleklerin sınıf ayrımlarımda işleyişte usul farklıları ve sorumluluk farklıları mevcut, tek tek meslekleri incelersen anlarsın öğretmenlikle farklarını.
@nyrglu@sorogretmenim İnsanları kutuplaştıran aksine bu kıdem farkları. Tüm öğretmenlere yeterli zam vermek yerine böyle bir uygulamanın neresi olması gereken? Hangi meslekte aynı sorumlulukta aynı iş yüküne sahip personel arasında %30 civarı maaş farkı var acaba?
@br4k_1@baga_turk Ulan embesil sen önce konuşmayı öğren sonra yakıt tüketimi hakkında kitap yazarsın. Yakıt tüketimi dediğin aracın standart kullanımıdır, sizin gibi az yaksın diye cebelleşmek değil.