"Yolda olduğumuz sürece yolculuğun kalan kısmını, geçilen kısımdan daha iyi kılmaya çalışmalıyız; sonuna geldiğimizde soğukkanlı ve neşeli olmalıyız."
— Mutlu Olma Sanatı, Epikür
Burayı sevmemin bir sebebi de.. yaşayan, nefes alan, yayılan bir günlük gibi oluşu. Ve tabiki kendime de bol katmanlı bir zihin ve hafıza şöleni sunması.
Bazen en alakasız felsefi metnin ya da günlük bir absürtlüğün altından bile öznel hafızam sızıyor mesela.
Okuyan Spinoza’nın arzusunu görüyor, bense o gün neye canımın sıkıldığını.
"Sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek..."
Nazım Hikmet
1902- 3 haziran 1963
🚨 Ünlü yönetmen Ezel Akay'ın evine yapılan uyuşturucu baskınının görüntüleri ortaya çıktı!
Lüks evin banyosu da dahil olmak üzere birçok odasına ultraviyole ışık ve iklimlendirme sistemleri kurularak kenevir yetiştirildiği tespit edildi.
Narkotik köpeği "Takip"in dolaplarda ve çekmecelerde gizlenmiş esrarları bulduğu operasyonda, 1 kilo 131 gram kubar esrar ile 21 kök kenevire el konuldu.
Kaç kadın çocuğunun odasını temizlerken ağırlık kaldırmak zorundadır?
Başlarda ağırlıkları bir o yana bir bu yana yuvarlıyordum. Artık kaldırıp yana falan koyabiliyorum.
Haftada 2 temizlesem???
Küçük enikten iş çıkışı bir şeyler yapmasını istedim. Biliyorum su koyverecek.
Hemen arkasından: odanı temizliyorum, istediklerimi yaparsan ettiğim küfürleri içimde tutacağım, yazdım.
Görüldü attı şerefsiz.
Narkotik ekipleri, yönetmen Ezel Akay'ın ikametinde kenevir yetiştirildiği iddiası üzerine operasyon düzenledi.
Evde özel düzenekle yetiştirildiği değerlendirilen kenevir bitkileri ile çok miktarda kubar esrar ele geçirildi.
Yönetmen Ezel Akay ve kardeşi gözaltına alındı.
"Bir Ankara Filozofu: Ulus Baker"
Şair bir annenin bir savaşın ortasında dünyaya getirdiği bir ruh.
İyi yemek yapan, yemek yaparken Kenya’ca şarkılar söyleyen biri.
Enstrümanlar çalabilen ve yedi dil bilen bir Gençlerbirliği taraftarı.
Tütünden sararmış parmakları ve camlarından biri kırık gözlüğüyle, cebinde kimliği: yok.
Belirli bir maaşı: yok.
Sürekli konakladığı bir yer: yok.
Ama anlamak ve anlatmak: her zaman var.
47 yıllık ömründe, müzikten sinemaya, felsefeden sosyolojiye kadar hemen her alanda çalışmalar yapmış biri.
Evsiz bir özgür.
Bilgi neredeyse, sohbet neredeyse,
anlamak neredeyse orada olan.
Zamanın dışında biri.
Bu bölümde, bu toprakların gördüğü en kendine has insanlardan birinin;
aklıyla çelişmeyen yaşamıyla, filozof veya dahi sıfatının en çok yakıştığı insanlardan birinin hayatını inceliyoruz.
Kimileri için dahi son filozofumuz,
kimileri için çok yavaş konuştuğu için itici bulunan biri...
Bir Ankara ve ODTÜ efsanesi...
Ulus Baker'i tanıyalım:
https://t.co/n0wFuDGj7z
Aşk, birini klişelerden kurtarabildiğin kadar aşktır. Bu klişelerin başında da, idealleştirmeler gelir. Aşk, sahip olmadığımız sıfatları, taşıyamama kaygısından bizi kurtarır.
50 yaşından sonra yeni bir dil öğrenebilirsin.
Spora başlayabilir kas yapabilirsin..
Resim heykel yapabilir,
Dünyayı gezebilirsin.
Yeni bir meslek edinebilirsin.
İnsan her yaşta gelişip değişebilir.
Ama arkadaş bu yaşta hala “kendini arayamazsın”
Adeta bunu meslek haline getiren bir çağda yaşıyoruz. Her durakta yeni bir öğreti, her köşede yeni bir rehber, her ay yeni bir ritüel… Sanki hayat, yaşanacak bir gerçeklik değil de çözülecek bitmeyen bir bilmeceymiş gibi.
Bence İnsan kendini dağlarda, inzivalarda, törenlerde dizinlerde değil; verdiği kararların sonuçlarında bulur.
Kendini en çok ararken değil; severken, üretirken, sorumluluk alırken, hayal kırıklıklarıyla olgunlaşırken ve verdiği sözlerin arkasında dururken tanır.
Reflective Essays/Zamanpur