Adalet, kutup yıldızı gibidir; yerinde sabit durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner. KHK ile gasp edilen hakların iadesi, bir lütuf değil, hukukun gereğidir. Bu ağır toplumsal maliyeti sonlandırmak ve yaraları sarmak için hukuk devletine rücu şarttır.
#KHKToplumsalYara
15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçti; ama adalet terazisi hâlâ dengesini bulmadı!
♦️ Kendini fesheden örgüte af, sohbete katılana ihraç!
♦️ Banka müdürüne ödül, hesap açana ceza!
♦️ Beraat ettiği halde görevine iade edilmeyen binlerce KHK mağduru!
♦️ Emir-komuta zincirinde hareket ettiği için bedel ödeyen er ve kursiyer teğmenler!
KHK’lılar Platformu Sözcüsü Münir Korkmaz ve KHK’lı vatandaşlarımız TBMM'de ziyaretime geldi. Nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.
Görüşmemizde on yıla yaklaşan KHK meselesinin çözümü için neler yapılabileceğini ele aldık; yarım kalmış hayatları, dağılan aileleri ve geri gelmeyen yılları konuştuk.
KHK mağduriyetleri, Türkiye’nin en ağır sorunlarından biri. Somut delillere dayanmayan işlemlerle işinden edilen ya da özgürlüğünden mahrum bırakılan insanlar, yıllardır suçsuz olduklarını anlatmak ve kendilerini savunmak zorunda bırakılıyor.
Suçsuz, günahsız insanların çektiği bu ağır yük artık son bulmalıdır. Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve bu meselenin çözümü için Meclis’in harekete geçmesi şarttır.
Demokrasi Platformu’nun düzenlediği “Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı panelde; ADALET, DEMOKRASİ, EŞİTLİK, BARIŞ, HUKUK ve CUMHURİYET üzerine yapılan kıymetli değerlendirmeleri Sayın Sadullah Ergin (@erginsadullah) ve Sayın Birol Aydın (@birolaydinSP) ,Sn.Ayhan Sefer Üstün ile birlikte dinledik.
Sayın Hüseyin Çelik, Sayın Haşim Kılıç, Sayın Doğu Ergil, Sayın Bekir Ağırdır, Sayın Taha Akyol ve Sayın Ertuğrul Günay’a, ortaya koydukları fikirler ve katkıları dolayısıyla teşekkür ediyorum.
Demokrasimizin içinde bulunduğu durum; adaletin, vicdanın ve siyasetin aldığı şeklin toplumumuzu sürüklediği nokta, hepimiz için ciddi bir muhasebe gerektirmektedir. Bu güzel ülkenin geleceği; ortak akıl, güçlü bir hukuk düzeni ve sahici bir demokratik anlayışla yeniden inşa edilmek zorundadır!
Unutulmamalıdır ki; adaletin zedelendiği yerde güven, demokrasinin zayıfladığı yerde umut yeşermez. Türkiye’nin ihtiyacı; ayrışma değil, ortak değerler etrafında kenetlenmiş güçlü bir demokratik iradedir.
@hc_huseyincelik@BekirAgirdir@takyol96@ErtugrulGunay@DoguErgildogu
#ÖnceSiyasetDeğişmeli #DemokrasiPlatformu
Rahmetli babam Mustafa Sabri Bey, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı yapacağı günlerde büyük bir huzursuzlığa kapılır, akşam yemeğinden sonra masanın üstüne yığdığı klasörlere gömülür, başı ağrımasına rağmen uzun saatler boyunca çalışırdı. Bizler, kendinizi bu kadar yormayın baba dediğimizde ise kulağımıza küpe olan şu sözleri söylerdi: Bunlar dosya değil evladım, hepsi bir insan hatta bir aile. Hatalı bir karara sebep olurum diye ürperiyorum ve kul hakkı yememek için titizlikle inceliyorum. Allah korusun bir yanlış karar bir insanı ve bir aileyi mahveder, ben de bu vebali iki cihanda taşıyamam.” Yargı mensuplarına örnek olması dileğiyle.
Danıştay'dan Önemli Karar: Ceza Davası Bitmeden Memura Disiplin Cezası Verilemez!
Danıştay 12. Dairesi, zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlamaları nedeniyle hakkında ceza davası devam eden memura, ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası verilemeyeceğini belirterek dava ret kararını bozdu.
Eee bize niye farklı hukuk uygulanıyor.
Nurhan Çetinkaya:
“Türkiye’de küfrün adı Ermeni’dir, birinin anasına söveceğine ona ermeni de” diyince onlardan daha kötü durumda olduğumuzu fark ettim.
10 yıldır yüzümüze yada arkamızdan “FETÖCÜ” diyen diyene.
Daha kaç yıl, kaç kuşak, toplumda ve devlette fetöcü damgası yemeğe devam edeceğiz?
KHKlıAdaletİstiyor
Yayını izlemek için
👇👇👇
https://t.co/rz93BKiyrR