Bu Tayyipgiller’in neden “Bin Yılın Felaketi ve Kötülüğü” olduğunu durup dinlenmeden anlatıyoruz?
Şundan:
Bunlar, halkımızı kanını kurutarak kuru ekmeğe, kuru soğana muhtaç ettiler. Kendilerinden olmayan, alınteriyle geçim sağlayan insanlarımız için Kerbela’ya döndürdüler ülkemizi. Bununla da yetinmeyip 15 milyon Ortaçağcı, El-Kaideci, El-Nusracı, IŞİD’ci vb. ne kadar din meczubu varsa, özel olarak davet edip doldurdular ülkemize.
Şimdi de onlara vatandaşlık vermek istediklerini açıkça söylüyor, Tayyipgiller’in Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz. Bunlar Amerika’dan aldıkları buyruk üzerine; CIA şefi Graham Fuller ve pedofil, sapık Trump’ın yine kendisi gibi pedofil, sapık Thomas Barrack’ının, “Osmanlı Millet Sistemi” adını verdikleri BOP çerçevesinde ülkemizi parçalayıp Laik Cumhuriyet’in izini tozunu silmek istiyorlar.
Bu hainlerin, devşiricileri ve sahipleri ABD Emperyalistleri tarafından öylesine ihanetle yüklendiklerini anlamazsak büyük bir gaflet içine düşmüş oluruz. Bunlar Anayasa ve kanunlarla çalışan normal bir sermaye partisi değil. Bunlar Anayasa ve kanunlar dışına düşmüş bir suç örgütü.
Zihnimize Amerikancı siyasiler ve onların kültür ajanları tarafından yerleştirilmiş dogmaları kırıp bu korkunç gerçekle yüzleşmemiz gerekmektedir. Günün acil görevi budur. Ve hep söyleyegeldiğimiz gibi, bunlardan kurtulmak tüm vatanseverlerin, namusluların en öncelikli görevidir.
Mazlum Dünya Halklarını kana, gözyaşına, tarifi imkânsız acılara boğan ABD-AB Emperyalist Haydut Devletlerinin temsilcileri, kanlı katliam örgütleri NATO'nun Ankara'daki zirvesi için 7-8 Temmuz tarihlerinde ülkemize geliyor.
Bu emperyalist çakallar, sadece 1990'dan bu yana 10 milyondan fazla masum insanın kanını içti. Halkların uzun süre kardeşçe bir arada yaşadığı Yugoslavya'yı tam yedi parçaya böldü. Irak'ı, Libya'yı, Suriye'yi parçaladı. Irak'ın ve Libya'nın meşru devlet başkanlarını alçakça katletti. Bu insan soyunun başdüşmanlarının tarihi; yıkım, katliam ve soykırımdan ibarettir.
İşte o yüzden biz, zümrüt bir denize dalar gibi sonunu düşünmeden devrimci kavgaya daldığımız 1967 yılından bu yana hep "Hoşt Amerika, puşt Amerika!" dedik. "Yankee go home!" dedik. Yaşamımızın merkezine bu halk düşmanlarıyla ve onların her türden yerli hain işbirlikçileriyle mücadeleyi yerleştirdik.
Bugün de aynı heyecen ve kararlılıkla diyoruz ki;
"Katil Amerika, Ortadoğu'dan defol!" diyemeyen her siyasi, her aydın, her akademisyen, her televizyoncu, her gazeteci; ya gafildir ya korkaktır ya da satılmış haindir!
Biraz sabır gösterip vakit ayıralım da 1998’de yayımlanmış olan şu videoyu bir izleyelim. İzleyelim ki Tayyipgiller’in kimlerle sarmaş dolaş olup kaynaştıklarını ve bunların nasıl bir hainane girişim içinde olduklarını somutça görelim. Ondan sonra sanırız şu kanaate varırız:
Bu Tayyipgiller, gerçekten de 1071 Malazgirt Zaferi’mizden bu yana bu topraklara gelmiş en büyük felaket ve kötülüktürler. Bunlar vatanımızın da halkımızın da en ağulu düşmanıdırlar. Bu sebeple de bunlardan kurtulmak tüm gerçek vatanseverlerin, ilericilerin, demokratların, devrimcilerin, özetçe namusluların, ahlâklıların, vicdan ve merhamet sahiplerinin en öncelikli görevidir ve öyle de olmalıdır.
Bu Tayyipgiller iktidarı, kendileri gibi Ortaçağcı, Şeriat Düzeni yanlısı ve bu yolda katliamlar yapmış, ağır suçlar işlemiş, mahkûm olmuş katilleri bile; sapıkları, kadın, çocuk ve insan düşmanlarını bile Kaçak ve de Haram Saray’ına bağladığı yargı kurumunu kullanarak salıveriyor. Hatta bununla da yetinmeyip o canavarlaşmış katiller güruhu örgütüyle ittifaka girip onların temsilcilerini Meclise bile taşıyor milletvekili seçtirerek.
İşte iki gün önce, 6 yaşındaki kızını müridiyle evlendirerek bu zavallı çocukcağızın yıllar boyu tacize, tecavüze uğramasına, hayatının kararmasına sebep olan, “Hiranur Vakfı” adlı tarikat şubesini kurup onun şeyhliğini yapan Yusuf Ziya Gümüşel’i de salıverdi Tayyipgiller yargısı.
Hizbullah adlı caniler örgütünün insanlıktan çıkmış, canavarlaşmış katillerini de salıverdi; bununla da yetinmeyip onların legal planda partileşmesine izin verdi. Ve bununla da yetinmedi, onlarla ittifaka girerek dört temsilcisini Meclise taşıdı.
Özetçe arkadaşlar; bu sermayesi din olanlarda, bu durup dinlenmeden din alıp satanlarda ahlâka ve insana dair bir değer aramayacaksınız…
Kaçak ve de Haram Saray Saltanatının Sultanı Tayyip, her konuşmamıza, her yazımıza davalar açtırıyor, Kaçak Saray'ına bağladığı yargı aracılığıyla bize cezalar verdiriyor. Bununla da yetinmeyip sosyal medya hesaplarımızı kapattırarak bizi tümden görülmez, duyulmaz kılmaya çalışıyor.
Neden?
Çünkü o ve avanesi korkuyor. Vatan satıcılık da dahil olmak üzere işlediği binbir suçu belgeleriyle ortaya koyduğumuz için korkuyor. Ve kendisini bekleyen kaçınılmaz sonu, yani eninde sonunda bağımsız ve tarafsız mahkemelerde hesaba çekilip Çelik Bilezikle tanışacağı gerçeğini dile getirdiğimiz için korkuyor.
Korkmaya devam et, Tayyip!
O günler yaklaşıyor...
Ne diyordu Yiğit Devrimci Halk Ozanımız Âşık İhsani?
Korkuyorlar, korkacaklar, korksunlar
Geliyoruz, geleceğiz, yakındır!
Kim nerede ne işliyor hepsini
Biliyoruz bileceğiz yakındır!
Bölüşmüşler memleketin varını
Gelsin hele bekliyoruz yarını
Elimizin nasır balyozlarını
Başlarına çalacağız yakındır!
Thomas Edward Lawrence ya da meşhur lakabıyla “Arabistanlı Lawrence” ve ardındaki İngiliz, Fransız, İtalyan, ABD Emperyalistleri; Osmanlı’yı yıkıp, parçalayıp yok etti. Fakat Mustafa Kemal ve Silah Arkadaşları önderliğindeki Kuvayimilliyeci Atalarımız ve Halkımız onları bozguna uğratarak Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştırdılar ve onun üzerine Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdular.
Fakat aynı Batılı Emperyalist Haydutlar, başta ABD gelmek üzere, Sevr planlarından asla vazgeçmediler. “Yeni Sevr” demek olan BOP’u oluşturdular ve onun “Eşbaşkanı” olarak “Potamyalı Lawrence”ı görevlendirdiler. İşte bu hainin partisi, artı Süper NATO’nun, Gladyo’nun, Kontrgerilla’nın paramiliter bir katliam örgütü olan, Kaçak ve de Haram Saray’ın Arkadan Bohçalı’sının MHP’si ve Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi’nin, PKK’nin-DEM’in ekibi, faşist, pedofil, bunak Trump’ın, onun Ortadoğu Genel Valisi, faşist, pedofil Thomas Barrack’ın ve Abdullah Öcalan’ın şefliğinde “Terörsüz Türkiye” adını verdikleri, Yeni Sevr’den başka hiçbir şey olmayan BOP’u uygulamaya giriştiler.
100 yıl önceki Batılı Emperyalist Haydutlar, onların Lawrence’ı ve yerli işbirlikçi hainler, Osmanlı’yı parçalayıp yok etmişlerdi. Fakat bugünkü Batılı Emperyalist Çakal Devletlerle onların yerli hain işbirlikçileri ve onların başında gelen Potamyalı Lawrence, Türkiye Cumhuriyeti’ni BOP çerçevesinde üç parçaya bölüp yok etme hainane görevini başaramayacak. Vatan satıcılık dahil işlediği binbir suçla birlikte bu BOP ihanetinden dolayı da tüm takım taklavatıyla birlikte bunların alayı bağımsız ve tarafsız yargının önüne çıkarılacaklar. Ve hak ettikleri onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılacaklar. Bu son kesinkes onları bekliyor. Kaçışları, kurtuluşları asla olmayacak.
Ve o günler gittikçe yaklaşıyor…
Kaçak Saray'da mukim ABD devşirmesi Tayyip'in BTK'si X hesabımıza bir kez daha erişim engeli getirdi. Sanıyor ki bizi sindirebilecek, mücadelemizi engelleyebilecek.
Buna imkân var mı yahu...
Ne dedik hep?
Tayyipgiller adlı suç örgütünü er ya da geç Çelik Bilezikle tanıştıracağız!