The Crusader Kingdom of Jerusalem ended in a complete disaster because King Guy de Lusignan and Renaud de Chatillon did exactly what Trump and Netanyahu are doing right now.
The Kingdom of Jerusalem did not fall because Islam was stronger than Christendom. It fell because two men — King Guy de Lusignan and Renaud de Chatillon — decided that provocation was a strategy, that the rules didn't apply to them, and that they could drag a fragile coalition into a war of their choosing on a timeline no one else had agreed to. At the Battle of Hattin in 1187, Saladin didn't defeat Jerusalem. Jerusalem defeated itself.
Renaud de Chatillon was a maximalist operating on the logic that audacity is its own deterrent, that if you push hard enough — raid the caravans, strike the convoys, threaten the holy cities — the adversary will eventually capitulate rather than escalate. Renaud raided Muslim pilgrimage routes under active truce, attacked caravans Saladin had personally guaranteed safe passage, and treated every ceasefire as a staging period for the next provocation. He was not reckless by accident. He was reckless by doctrine. He believed the enemy's restraint was weakness. Saladin personally beheaded him after Hattin — a gesture he extended to almost no one else — because some men are too dangerous to ransom.
Guy de Lusignan was legitimacy-challenged, politically dependent on his maximalist partner, and structurally incapable of restraining him because restraint means losing the coalition that keeps him in power. Guy didn't want to march into the waterless plateau above Tiberias in the July heat. His best commander, Raymond of Tripoli, told him it was a trap — that Saladin had designed the siege of Tiberias specifically to pull the Crusader army into terrain where it would die of thirst before it could fight. Guy knew this. He marched anyway. Because Renaud and the hawkish barons had made backing down politically impossible. The Crusader army did not lose at Hattin. It suffocated, on its feet, in the sun, before Saladin's cavalry closed in.
The structure is identical. A dominant power whose strength is real but whose strategic position is more fragile than it appears. A political leader whose survival depends on a partner he cannot control. A partner whose entire identity is built on escalation and who has long since foreclosed the diplomatic exits. A patient adversary who has read the terrain, prepared the trap, and is waiting for the coalition to march into it of its own free will. Hattin was not a battle. It was the terminus of a political logic that had been running for years, and everyone involved could see where it was going except the people with the power to stop it.
Jerusalem fell three months later. The Kingdom had hollowed itself out before Saladin needed to strike it. Some defeats are not inflicted. They are chosen, incrementally, by men who confused audacity with strategy and called the result God's will.
@ultrarrow Kendi iç savaşları hariç savaş görmediler. Tarihte savaş kazanmışlıkları ve hatta savaşmışlıkları yok. Kalabalığın günümüzde hiç bir önemi yok.
Got’da kuşatma altındaki şehrin ablukasını kırdığı için Davos Seaworth aka Onion Knight diye geçer oradaki karakteri.
Tweeti yazan burada o bilgiyi vermemiş…
Yıllarca paylaştılar milyarderleri bu şekilde. Mesela Zuckenberg de $35’lık tshirt giyiyor ama €700.000’luk saat takıyor ve hatta benzerlerinden koleksiyonu var😃 Her görsel tam gerçeği yansıtmıyor…
Geçenlerde kaybettiğim Kindle’ı tesadüfen tekrar buldum. Kurcalarken okul yıllarında işlediğimiz Heart of Darkness’ı yarım kalmış hâlde görünce, hevesle iki günde bitirdim.
Dün de Apocalypse Now filmini bir kez daha seyrettim ve fark ettim ki, bu film bildiğin kitaptan mülhem bir eser. Karakterler ve tarih farklı zaman dilimlerine serpiştirilmiş olsa da, ana şahsiyet Kurtz sabit bırakılmış. Sömürgecilik tenkidini ise harp karşıtlığına evirmişler.
Film, ikisi Oscar olmak üzere onlarca ödüle nail olmuş. Biraz araştırdığımda, Coppola’nın ne törenlerde ne de röportajlarda Joseph Conrad’a bir teşekkürü dahi etmemesi garibime gitti. Bugün, en ufak bir iktibas ya da benzerlik için dahi eleştiriler yağarken, 70’lerde böylesi ödüllerin bu derece bir ilhamla tevdi edilmesi büyük bir noksanlıkmış ve hatta günümüzde insanların eleştiri için ne kadar hevesli olduğunun da ispatıdır bana göre.
Son yıllarda çıkan rap/pop şarkıları o kadar garip bir yere evrildi ki hem kalitesiz hem de aşırı çabuk tüketilip unutuluyor. 90’larda yapılan kaliteli işler ise bu yüzden hâlâ revaçta.
Mesela, pek kimse bilmez ama bence Hayalet Islığı albümü, gelmiş geçmiş en iyi Türkçe rap albümüdür. Albümü yapan eski dostların araları bozulduğu için yıllar önce dijital platformlardan tamamen kaldırdılar. Ancak birkaç kaçak kaynaktan düşük kaliteli hâllerini dinlemek hâlâ mümkün. Beni iyi tanıyan biri, bu albümü bulup doğum günümde hediye etmişti. Benim için asla unutamayacağım kadar kıymetli bir hediyedir.
Son olarak, merak edip dinleyecek olanlar için albümün bir konsepti vardır ve üç bölümden oluşur. Random bulup dinlemek yerine, ilk bölüm olan Cenaze’den; Ölüler Konuşamaz, Kolonya ve Merhumun Çalıntı Gölgesi parçalarıyla başlamalarını tavsiye ederim. Ve bana göre, şarkıların bir mevsimi vardır; bu albüm benim için Kıştır.
🔴 ABD Başkanı Donald Trump:
▪ABD, Ukrayna'ya sağladığı ve sağlamaya devam edebileceği önemli yardım karşılığında Ukrayna'nın nadir toprak mineralleri için garanti almalı