Tüm klinik alanlarda olduğu gibi COVİD SALGINI sürecinde de BESLENMENİN önemini tecrübeyle yansıtan bir flood:
Covid geçiren 90 yaşındaki anneannem CRP yüksekliği sebebiyle hastaneye yatırıldı. Girdiğinde başka herhangi bir sıkıntısı yoktu. Zamanla çoklu organ yetmezliği başladı.
Mesleki dezenformasyon dedikleri şey diyetisyenler için bence şu olmalı: “yiyeceklerin arasında sıkışmış gibi hissetmek…” sabahtan akşama kadar yemek konuşuyorsun, yetmiyor bütün molalarında yemek konuşuluyor ya da sen besleniyorsun…
Şeker komasına girecek kadar tatlı yediğimde, CHOyu yolda yakalayıp yağa dönüşmeden toksin toksin atarım diye litrelerce su içiyorum. Ben iflah olmaz bir diyetisyenim..
Meyve yiyecektim. Aklıma “gece yenen meyve bile faydalı değildir” sözü geldi, o yüzden baklava yedim. Hata yapacaksak sonuna kadar. Erkekler hiçbi şeyi hak etmiyo bu arada
Yapabiliyosanız ölmeyin çok üzülüyoruz sonra. İnsan ayrıldığı yerde bıraktığı boşluğu farkedemiyor bazen.. kalanlar da napsın o boşlukla yaşamaya çalışıyor.
Arkadaşıma geçmiş olsuna götürürüm diye beyaz lale almıştım. 2 saat sonra arkadaşım vefat etti. Sonra öğrendim ki beyaz lale cenazelerden sonra saflık, masumiyet ve saygı belirtmek için dikilirmiş.. sanki her detay bizi bu acı gerçeğe farketmeden hazırlamış gibii..
Tahlil istediğim bir danışanımın hbA1c değeri biraz yüksek çıkınca doktoru demiş ki diyetisyeninize sorun uygun görürse ilaç başlayalım..
Bu ülkede iyi şeyler de oluyor arkadaşlar. O kadar alışık değilim ki konsültasyona ruhum okşandı resmen