#İBBDavası'nda 52. Gün
Tutuklandığımda eşim 6 aylık hamileydi.
Şimdi kızımız 11 aylık oldu."
🔺️İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı ve Şehir Plancısı
#RamazanGülten beyanda bulunuyor.
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak görev yapmaktayken, 26 Nisan 2025 Cumartesi günü saat 06.00'da ikametgâhımda gözaltına alındım.
Bu sırada eşim 6 aylık hamileydi. Şimdi kızımız 11 aylık oldu.
Dört gün boyunca gözaltında tutulduk.
Emniyet ve savcılık aşamalarında ismimin dahi geçmediği, daha önce idare mahkemelerinde ve Danıştay tarafından karara bağlanmış iddiaları içeren bilirkişi raporlarıyla ve gizli tanık beyanlarıyla suçlandım.
30 Nisan 2025 tarihinde tutuklandım.
Hayatının tamamını kamu hizmetine adamış bir şehir plancısı ve bürokrat olarak, aylarca neyle suçlandığımı bilmeden yaşadım.
Düzenlenen iddianamede hakkımda irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütüne üyelik gibi son derece ağır suçlamalar ileri sürülmüştür.
Öncelikle ifade etmek isterim ki; tutuklanmama gerekçe gösterilen beyana dayalı iddialar ne denli gerçeklikten uzaksa, bugün huzurunuzda sanık olarak bulunmama dayanak teşkil eden iddianamedeki iddialar da aynı ölçüde gerçeklikten uzaktır.
İddianame; idare hukukunun en temel ilkeleriyle bağdaşmayan, idari süreçlerle ve ceza hukuku bakımından uyumsuz, maddi gerçeklerle ve delillerle örtüşmeyen, tek bir somut delile dayanmayan, yalnızca sözde itirafçı ve çeşitli beyanlara dayandırılmaya çalışılan iddialardan ibarettir.
Bu itirafçı beyanlarının uydurma ve hayal ürünü olduğu, peşin cezalandırmadan kurtulmak amacıyla verildiği zamanla ortaya çıkmakta ve bizzat bu beyanları veren kişiler tarafından da doğrulanmaktadır.
İddiaları dosyaya sunduğum delillerle tek tek çürütecek, tüm çelişkileri ortaya koyacak ve söz konusu eylemlerin gerçekte hiçbir hukuki anlam taşımadığını, tarafıma isnat edilebilecek tek bir suç dahi bulunmadığını açıkça göstereceğim.
Zira herhangi bir suç işlemediğim gibi; cevaplayamayacağım tek bir soru, hesap veremeyeceğim tek bir işlem, açıklayamayacağım tek bir karar ya da imza bulunmamaktadır.
Burada asıl acı olan husus; hayatım boyunca titizlikle koruduğum kamu görevlisi kimliğimin ve mesleki itibarımın, bu gerçek dışı iddialarla gölgelenmeye ve kirletilmeye çalışılmasıdır.
Sayın Mahkemenizin de malumu olduğu üzere, benden önce konuşan meslektaşlarımın da ifade ettiği gibi, imar ve şehircilik alanında yürütülen tüm işlemler; kanunlar, yönetmelikler, imar mevzuatı, teknik kriterler ve imar planları çerçevesinde yürütülmektedir.
Bu görev, kişisel takdirle değil; hukuk, teknik raporlar ve yazılı düzenlemeler doğrultusunda yerine getirilir.
Tüm bu süreçlerin temelinde ise kamu yararı ilkesi bulunmaktadır.
Ben de tüm meslek hayatım boyunca ve İBB'deki görev sürem içerisinde bu ilkelere bağlı kalarak, imar mevzuatının gereklerini yerine getirdim.
Ne herhangi bir kişiyi menfaat teminine zorladım, ne kimseye hukuka aykırı talimat verdim ya da aldım, ne de görevimin gereklerine aykırı tek bir karar verdim.
Kamu gücünü kişisel çıkarlarım veya üçüncü kişilerin menfaatleri için asla kullanmadım.
Buna rağmen bugün burada sanık sıfatıyla bulunmamın nedeni; suç isnatlarıyla ve idare hukukuna yabancı değerlendirmelerle dolu bir iddianame aracılığıyla, teknik ve hukuki süreçlerin kriminalize edilmeye çalışılmasıdır.
Bu nedenle yapacağım savunma, yalnızca hakkımdaki suç isnatlarına cevap vermekten ibaret değildir.
Aynı zamanda hukuk çerçevesinde yürütülen bir kamu hizmetinin haksız biçimde suç gibi gösterilmesine karşı, hakikatin ortaya konulması amacı taşımaktadır."
ABD'nin tanınan siyaset yorumcuları Cenk Uygur ve Hasan Piker'in İngiltere'ye girişleri engellendi
Londra'da düzenlenecek SXSW konferansına katılması beklenen iki isim için İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın ETA izinlerini iptal ettiği açıklandı
Cenk Uygur, "İsrail'i eleştirdiğim için yasaklandım" dedi
Ankara Üniversitesi İLEF öğrencilerinden kayyum temsilciye “güven oylaması”
Öğrenciler rektörlük tarafından temsilci atanmasına karşı imza kampanyası başlatmış, ardından dilekçe vermişti
Detaylar haberde👇
https://t.co/6IyZOUuS0i
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Vali Tuncay Sonel'in çarpıcı fotoğrafları ortaya çıktı
Fotoğraflarda, Vali Sonel'in firari şüphelilerden Umut Altaş'ın babası ile birlikte Ordu'da gezdiği görülüyor
Peki, bu fotoğraflar neden önemli?
BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir, İsmail Arı hakkında verilen tahliye kararının ardından konuştu:
"Bizim okurlarımızdan daha çok dayandığımız hiçbir güç yok. Hep diyoruz, BirGün patronsuz ama sahipsiz değil. Bizi sahipsiz bırakmadığınız için sağ olun, eksik olmayın"
📹 @ozgecanozgenc
gazeteci dostumuz ismail arı'nın savunmasından:
"para veya şöhret için gazetecilik yapmadım. gazeteciliği hangi dağ efkarlıysa oradayım diyerek yaptım. tertemiz bir gazetecilik yaptım"
Marmara Adası açıklarındaki bu temizlik operasyonu, Mavi Atlas (https://t.co/FIE02VXGTa) uygulamasını kullanan bir dalgıcın ihbarı ile mümkün oldu.
Doğanın korunması yalnızca uzmanlar ve kurumlarla değil; doğayı, denizi savunmak isteyen her yurttaşın katkısıyla mümkün.
Denizlerdeki tahribatı görünür kılmak, kayıt altına almak ve müdahale edilmesini sağlamak için yurttaş katılımı yaşamsal önemde.
Tüm doğa ve deniz dostlarını Mavi Atlas ve benzeri koruma girişimlerine katılmaya çağırıyoruz🐬 #DeniziSavun
Marmara Denizi'nin Balıkesir Marmara Adası açıklarında 15 bin metrekarelik hayalet ağ çıkarıldı.
Deniz canlıları için ölüm tuzağına dönüşen ağlarda halen hayatta olan çok sayıda canlı kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.🐙
Ekiplerin emeğine, yüreğine sağlık.💙
Ancak hayalet ağlar bir sonuçtur.
Marmara Denizi'nde hâlâ sürdürülmesine izin verilen endüstriyel balıkçılık faaliyetleri, denizlerdeki ekolojik yıkımın başlıca nedenlerinden biridir.
Marmara Denizi çoklu ekolojik yıkım altında can çekişiyor.
Eğer gerçekten denizin yeniden yaşamla dolmasını istiyorsanız; Boğazlar ve Marmara Denizi'nde endüstriyel avcılığı süresiz olarak yasaklayın ve etkin biçimde denetleyin.
https://t.co/AP9TP0BGBH
Düşünsenize birileri denizimize 15 bin metrekare genişliğinde ağ atıp milyonlarca canlınının ölümüne neden oluyor ve kimsenin ruhu duymuyor.
Bu küçük bir sandalla vs yapılacak bir iş değil, avcılık falan da değil; umarım yapanlar bulunur, hesap verir.
Tokat'ta kene ısırması sonrası tedavi altına alınan 21 yaşındaki genç pazartesi günü Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle hayatını kaybetti... O gençle aynı ilçede, Zile'de yaşayan 3 yaşındaki bir çocuk da kene ısırması nedeniyle hastanede. Kenelerin ısırdığı herkes hayatını kaybetmiyor ancak riskli şehirlerde olanların dikkat etmesi gerekiyor. Hastalık başta grip gibi belirtiler verdiği için hastaneye gitmekte geç kalınabiliyor.
Tüm Bursalıların ve yolu Bursa’dan geçenlerin dikkatine❗️
AKP şimdi de gözünü Bursa’daki ücretsiz otoyollara dikti!
14.Karayolları Bölgesindeki, kamunun ücretsiz olarak işlettiği Bursa Çevre Otoyolu ile ilgili;
2026 yılında yapılan ihalelere⬇️
‘Özelleştirme maddesi’ eklendiğini belgesiyle tespit ettik.
Yap-İşlet-Devret modeli otoyolların fiyat tarifeleri baz alındığında;
Özelleştirildikten sonra Bursa Çevre Yolundaki araç geçiş ücreti⬇️
Gemlik Ayrımı ve İnegöl Ayrımı arası:
113 TL olacak❗️
Bu özelleştirme planı, soygun planıdır!
Sözkonusu yolun uzunluğu bağlantı yolları dahil toplam 34 km
2025 yılında Bursa Çevre Yolundaki araç geçiş sayısı: 11 Milyon 417 Bin adet
Bursa Çevre Yolunun 2026 itibariyle özelleştirilmesi gerçekleşirse⬇️
Şirket, bu otoyolları, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların ortalama kilometre başına araç geçiş fiyatlarıyla işlettiğinde;
🔴Şirketin bir yılda vatandaştan tahsil edeceği geçiş ücreti en az 958 Milyon 754 Bin Lira olacak❗️
🔴25 yıllık özelleştirme sürecinde şirketlerin kasasına girecek tutar: 24 Milyar Lira❗️
Bunun adı soygundur!
Yolların maliyetini önce vatandaşa vergi yoluyla ödetip sonra bu yolları özelleştirip vatandaşa ücretli hale getirmek dolandırıcılıktır!
Kaynak: 14.KGM Bölge Müdürlüğü Bursa Çevre Otoyolu 2026 Yılı Yapım İşleri İhale İdari Şartnamesi İhale Sözleşme Tasarısı,
Vicdansızlığı bırakın. Gaddarlığı bırakın. Madencilerimizin hakkını verin.
Her depremde enkazlara girip binlerce insanımızın canını kurtaran onlar.
Gün ışığı görmeden saatlerce yerin altında çalışan onlar.
Hayatını riske atan, ailesinin rızkı için yeri gelince canını veren onlar.
Çalışıp hak ettikleri, analarının ak sütü gibi helal maaşlarının ödenmesini isteyen onurlu insanlara el kaldıranları da, evlatlarının gözünden yaşlar düşürenleri de affetmemiz mümkün değil.
Yüreğimiz madencilerimizle!
Kurtuluş Parkında abluka altındayız. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyor, bedenimizi betona yatırıyoruz.
Tüm Türkiye’yi bulunduğu yerlerde ses çıkarmaya çağırıyoruz. Bizimle beraber ablukanın içerisine gelerek açlık grevine gireceğini beyan eden milletvekillerini madenciyle dayanışmaya çağırıyoruz.
#MadencininEliniTut #HakkımıVerDorukMadencilik