Suriye Başbakanı Muhammed el Beşir muhalifler Şam’a girdikten ve kendisi de Başbakan ilan edildikten sonra ilk işi annesinin evine ata ocağına gitmek oldu. Baktı ki evinde bir adam ve ailesi oturuyor. El Beşir “Burası nenim annemin evi” dedi. Adam anladı. Katledilenlerin, sürgün edilenlerin evine çökenlerden biri de oydu. Söyleyebileceği tek şeyi söyledi:
“Süre verin çıkayım”
Başbakan “Tamam” dedi, süre verdi ve ayrıldı.
'Barnabas İncili' kimin eline geçtiyse öldü.
Abdullah Çatlı,Esat Coşan hoca,
Muhsin yazıcıoğlu ve Barnabas incilini
aramice tercümesini yapan tek kişi,
1984 senesi başlarında, İstanbul'da Ön-Asya dilleri uzmanı, epigraphist Prof Hamza Pektaş (Hocagil)'e soyadını değiştirse bile oda öldü
Ms.325 yılında 1.İznik konsili Cizvit rahipleri,Roma Kralı 1.konstantin'in talimatıyla çok sayıda yazılı olan İnciller arasında dört İncili esas alarak, ''canonical” (kabul edilmiş/meşru) ilan eder.
Bunun dışında yer alan İncil nüshaları, yasadışı/yasak ve apocryph olarak nitelendirilir.
Çeşitli kaynaklarda 270 civarında İncil nüshasının bu konsül tarafından yaktırıldığına dair kayıtlar da yer almaktadır.
Bunlar arasında en şiddetle yasaklananlar dan biri de Barnabas İncili'dir.
Hz İsa as ,Tanrı ve Tanrı'nın oğlu ilan edildi.
İncil nüshalarına ( Matta, Markos, Luka, Yuhanna) olarak 4.ayırdı Roma Cizvitleri.
Hz. İsa (a.s)'ın hayat hikayesi, fiil ve sözlerini, mevizelerini (vaaz ve nasihat), mucizelerini içeren bölümler yazıldı.
Bu dört İncil dışında,yazan kitaplar'da
Hz isa as bir peygamber olduğu ve İsa as sonra gelicek olan son peygamber'in Ahmed (Muhammed) olanlar apokrif sayılarak yakılmıştır.
Hz. İsa''nın Cebrail aracılığıyla Vahy alabileceği akidesi tamamen ortadan
kaldırıldı çünkü tanrı ilan edildi.
Barnabas incilinde Hz. İsa'nın Rabb/Rabbın oğlu olma inancını açık biçimde reddeder. Ayrıca, Hz. İsa''nın (a.s) 30 Yaşında iken, Zeytindağı'nda , Hz. Cebrail''den İncil''i aldığı kaydedilmektedir. Yine, Hz. İsa''nın (a.s)' kendisinden sonra Muhammed'in geleceğini" söylediği ifadesi de yer alır.
Barnabas İncilinin nerede veya nerede
saklandığı hakkında kimse bilmemektedir.