🔴 X hesabımız erişime engellendi. Yeni hesabımızı takip edin, destek olun, paylaşın.
▶️ Yeni X Hesabımız: @kcdplatform_
Erişim engelleri mücadelemizi de sesimizi de durduramaz.
Sayfanız kirlenmez hanımlar & beyler…
📢 Lütfen bir RT yapın.
Sesimizin ulaşması gereken yerlere ulaşması için sadece 1 RT istiyoruz.
Sizin için 2 saniye…
Sonra kaydırıp geçeceksiniz.
Ama biz…
Biz her gün aynı acıyla yaşıyoruz.
Siz belki aynı fotoğrafları görmekten sıkılıyorsunuz.
Ama biz, sevdiklerimizin bir parçasına, bir toprağına, bir mezarına hasretiz…
Ve ömrümüzün sonuna kadar bekleyeceğiz.
#depremkayıplarınerede
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Kırk katlı bir bina düşünün.
İçinde yüzlerce dairenin olduğu bir bina.
Ve bir kanun çıkarılıyor:
Binanın sadece tek bir dairesine “hukuk ve özgürlük” getiren ve sadece o dairede uygulanacak olan hususi bir Kat Mülkiyeti Kanunu!
Diğer dairelerin tâbi olacağı hukuk mu?
Öyle bir şey yok!
Onlar sadece Apartman Yöneticisinin tartışılmaz iradesine ve hükümranlığına tâbi olacak.
İşte böyle bir şey!
“Her zorluğun üstesinden gelen eşim de bu masal kitaplarını resmetti. Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık.”
https://t.co/JZ4Fy5QwlB
Olağanüstü günler yaşıyoruz, CHP lideri Özgür Özel adeta "devrim yürüyüşü"yapıyor, İzmir'den beri. Şimdi hedef Anıtkabir, onbinleri peşine taktı. "para yoksa bulunur, ordu yoksa kurulur, yer yoksa ülkenin yer yanı, sathı vatan"
Atatürk'ün 19 Mayıs 19'unu anımsatıyor.
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.