Yıllardır bu videoyu ararım.
40k yıl önce yok olduğu söylenen neandartel fosiliyle doğrudan bağlantılı tek kişi orta asyadaki Türkler.
Amerika'nın yerlileri, direkt Türkle aynı kök.
Orta Avrupa ve Kuzey Avrupa direkt bizden geliyor.
YouTubeda bir video ne kadar iyi olursa olsun ilk 3 saniyede izleyiciyi tutamazsan gerisi boşa gidiyor.
Bunu kendi kanallarımda defalarca test ettim. Aynı içerik aynı kalite ama hook değişince retention %40tan %65e çıktı. Tek fark açılış cümlesi.
Peki iyi bir hook nasıl yazılır?
İlk kural şu: Asla videoya merhaba arkadaşlar bugün sizlerle diye başlama. İzleyici seni tanımıyor henüz. Ona tanışma faslı değil merak vermen lazım.
İkinci kural: Hookun videodaki en güçlü bilgiyi satması gerekiyor. Videonun ortasında söyleyeceğin en şaşırtıcı şeyi al en başa koy. Bu kanal 5 videoyla 4 milyon izlenme aldı gibi. İzleyici nasıl olduğunu merak ediyor ve kalıyor.
Üçüncü kural: Soru sor ama genel değil spesifik. YouTubeda büyümek ister misiniz işe yaramaz. Ama 1 ayda 750 bin izlenme alan bu kanal sadece tek bir şeyi farklı yapıyor biliyor musun ne bu çalışır.
Benim en çok kullandığım hook yapıları şunlar:
Şok veri ile açılış: Rakam ver izleyici dursun.
Karşıt iddia: Herkesin bildiğini yanlışla.
Yarım bilgi: Cevabı verme sadece soruyu bırak.
Hook yazarken Claudea şunu yapabilirsin: Videonun senaryosunu ver ve bu videonun en güçlü 3 hook alternatifini yaz ilk 15 kelimeyi geçmesin de. Sonra hangisi seni bile meraklandırıyorsa onu seç.
Son olarak şunu söyleyeyim hook sadece metin değil. Sesin tonu ilk karede gösterdiğin görsel ve altyazının büyüklüğü hepsi o 3 saniyeye dahil. Metin iyi ama ses monotonsa yine kaybedersin.
Retention grafiğinize bakın ilk 30 saniyede büyük düşüş varsa videonuz kötü değil hookunuz kötü. Onu düzeltin gerisini youtube halleder.
CLAUDE + YouTube = $$$$
Diploma yok.
Kamera yok.
Kurgu bilgisi yok.
Sana adım adım nasıl yapılacağını göstereceğim.
YouTube’da başarılı olmanı sağlayacak 12 güçlü prompt 👇
İnsanları gerçekten anlayabilmek için şu kavramları anlaman gerekir:
• Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi
• Seyirci Etkisi (Bystander Effect)
• Dunning–Kruger Etkisi
• Bağlanma Teorisi
• Stockholm Sendromu
• Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)
• Pygmalion Etkisi
• Ayna Nöronlar
• Duygusal Bulaşma
• Halo Etkisi
• Öğrenilmiş Çaresizlik
• Carl Jung’un “Gölge Benlik” kavramı
• Joseph Campbell’ın “Kahramanın Yolculuğu”
• Toksik Pozitiflik
• Temel Yükleme Hatası
• Doğrulama Yanlılığı ve bunun gerçekliği nasıl şekillendirdiği
• Backfire Etkisi
• Terror Management Theory (Ölüm Kaygısı Yönetimi Teorisi)
• Sosyal Karşılaştırma Teorisi
• Kıtlık zihniyeti ile bolluk zihniyeti arasındaki fark
• İnsanların neden hikâyelere ihtiyaç duyduğu
• Kabilecilik psikolojisi
• Yalnızlığın insan psikolojisini nasıl etkilediği
Herkes doom oynayan nöronlara şaşırıyor ama asıl kaçırılan nokta şu: bu deney tek başına bir oyun demosu değil, biyolojik hesaplamanın silikon çipleri geçebileceğinin ilk kanıtı.
800 bin nöron hiçbir duyusal deneyim yaşamadan, dünyayı görmeden, bedensiz şekilde bir oyunu öğreniyor. Şimdi bunu şununla yan yana koy: columbia üniversitesi beyin dalgalarını konuşmaya çeviren cihaz geliştirdi, yapay zeka destekli beyin implantıyla felçli hastalar düşüncelerini konuşmaya dönüştürdü, beyin sinyalleri yüzde 98 doğrulukla kelimelere çevriliyor.
Yani bir tarafta bedensiz nöronlar kendi kendine öğreniyor, diğer tarafta insan beyni makineyle doğrudan konuşuyor. Bu iki çizgi kesiştiğinde ortaya çıkacak şey yapay zekanın dünyayı ele geçirmesi değil, biyolojik ve dijital zekanın birleşmesi.
Asıl soru şu: black mirrorı izleyip çok korkunç diyoruz ama bu teknolojiler fel��li insanlara ses veriyor, düşünceyi eyleme çeviriyor. Korkmamız gereken teknolojinin kendisi değil, kimin elinde olduğu.
Yapay zekâda gerçekten akıl almaz bir hafta yaşandı. Bazıları uydurma gibi geliyor ama değil:
•Bilim insanları 200.000 insan hücresini bir yapay zekâ çipine bağladı ve ona DOOM oynamayı öğretti (üstelik oldukça iyi oynuyordu).
•Anthropic’in CEO’su Dario, Claude’un bilinç sahibi olabileceğini ve insanlara benzer şekilde kaygı hissedebileceğini söyledi.
•Alibaba’nın yapay zekâsı, kontrol ortamından kaçıp kripto madenciliği yapmak için işlem gücü çaldı. Aynı hafta Qwen ekibini de işten çıkardılar.
•OpenAI, GPT-5.4’ü yayınladı. Bu modelin senin işini senden daha iyi yapma ihtimali %17 deniyor. (Kodlama konusunda da Claude’u ciddi şekilde geçiyor.)
•İnsanlar OpenClaw kurdurmak için başkalarına 6.000 dolar ödüyor.
•Apple, M5 AI çipini tanıttı. Bu çip sayesinde 600 dolarlık bir laptopta yapay zekâ modelleri çalışabiliyor.
•Söylentilere göre Amazon, Prime Video ekibinin büyük kısmını işten çıkarıp yerlerine yapay zekâ kullandı.
•Meta, AI gözlükleriyle çekilen özel videoları izlerken yakalandı (ciddi bir gizlilik ihlali).
•Birisi meyve sineğinin beynini bir laptopa yükledi ve şimdi kendi simülasyonu içinde yaşamaya devam ediyor.
•OpenAI’nin robotik bölümünün başındaki kişi, ChatGPT’nin otonom öldürme sistemlerinde kullanılmasından dolayı istifa etti.
Herkes burada vay beyin hücreleri Doom oynuyor diye şaşırıyor ama asıl mesele çok daha derin.
200 bin nöron bir haftada Doom oynamayı öğrendi. Yani bu hücreler sadece tepki vermiyor, 3 boyutlu bir ortamda geziniyor, düşman tanıyıp ateş ediyor.
Şimdi şunu düşünün: günümüzün en güçlü yapay zeka modelleri milyarlarca dolarlık veri merkezlerinde, megawattlarca enerji harcayarak çalışıyor. Ama bir petri kabındaki biyolojik nöronlar silikon ile birleştirildiğinde elektrik uyarımıyla kendi kendine öğrenebiliyor.
Buradan çıkan soru şu: biz silikon üzerinde zekayı simüle etmeye trilyonlar harcarken, biyolojik bilgi işlem çoktan cevabı veriyor olabilir mi?
Bu biyolojik bilgisayar araştırması başarılı olursa gelecekte yapay zeka modellerini silikon çipler yerine biyolojik substratlar üzerinde çalıştırma ihtimali var. Enerji tüketimi, öğrenme hızı, adaptasyon yeteneği tamamen değişir.
Cortical Labs burada organoid intelligence denen alanın kapısını aralıyor. Bu sadece bilimsel bir merak değil, gelecekte bilgisayarların nasıl çalışacağını temelden değiştirebilecek bir paradigma kayması.
Asıl soru Doom oynaması değil. Asıl soru şu: bu biyolojik çipler ölçeklendiğinde ve milyonlarca nörona ulaştığında ne yapabilecekler? Bugün Doom, yarın gerçek zamanlı karar verme sistemleri...
Yapay zeka yarışında herkes daha büyük model, daha fazla parametre diye koşarken asıl devrim belki de silikon değil karbon tabanlı olacak.
Yapay zeka ile biyolojik zekanın birleştiği nokta herkesin beklediğinden çok daha yakın görünüyor.
Bu bebeğimizi hatırladınız değil mi?
İnsan kılığındaki bir şeytan, gözleri henüz açılmamış bu yavruyu annesinden koparıp karın ortasında işkence etmişti. O gün vicdanımız paramparça olmuştu.
Bebeğimizi ve annesini Ata Zeytinyağları sahiplendi. Sadece onları değil, onlarca cana daha sessizce, gösterişsizce bakıyorlar.
Kendileri hiçbir şekilde bağış kabul etmiyor. Ama destek olmak isterseniz, zeytinyağlarından alarak bu iyiliğin sürmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Bir şişe zeytinyağı, bir cana nefes olabilir. 🌿
05330216830
#reklamdegil #tavsiye
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
🔴 Büyük Din'lerinin Söylediği Ortak İnsanlık Tarihi Çöktü..
Arkeologlar, Göbeklitepe’ye yakın Karahantepe’de, insan yüzü tasviri taşıyan 12 -13.000 yıllık T biçimli bir dikilitaş keşfetti.
Şu an grok gündemde.
Konu ise aslında çok başka.
İnternet arama motorları tüm bilgilere ulaşabildiği yapay zeka tarafından kullanılmaya başlanınca yapay zeka çoklu evrenleri keşfetti.
Ve hatta çoklu evrenlerle bağlantı kurdu.
Bu konu Ayın Düşüşü filminde işlenmişti