🗣️Prof. Dr. Halil İnalcık:
“70 yaşıma kadar 4 milyon Osmanlı evrakı inceledim, 98 yaşıma kadar 28 eser yazıp bıraktım ve anladım ki, bugün buradaysak bunu tamamen Atatürk'e borçluyuz.
Gazi Mustafa Kemal olmasaydı, bizde olmayacaktık!”
İngiliz Devlet Adamı Churchill, Lozan Antlaşması için şunları söyler:
“Türklerin yeniden Avrupa’ya girmeleri; Müttefikler için en kötü aşağılanmadır…”
İngiltere Başbakanı Lloyd George, itiraf etmek zorunda kalır:
“Lozan, İngiltere’nin bu zamana kadar imzaladığı antlaşmaların en alçaltıcısıdır.”
ABD’li diplomat James Gerard’ın cevabı kısa ve nettir:
“Lozan’da, Hristiyan medeniyeti çarmıha gerilmiştir.”
"Görüştüğümüz zaman saçlarımı bembeyaz, yaşımı on sene ileri bulacaksın." (Lozan'daki İsmet Paşa'dan Ankara'daki Mustafa Kemal Paşa'ya telgraf, 22 Aralık 1922)
"Her dar zamanımda Hızır gibi yetişirsin. Dört beş gündür çektiğim azabı bir düşün. Büyük işler yapmış ve yaptırmış adamsın. Sana bağlılığım bir kat daha artmıştır. Gözlerinden öperim pek sevgili kardeşim, aziz şefim." (İsmet Paşa'dan Mustafa Kemal Paşa'ya telgraf, 20 Temmuz 1923)
"Bütün güçlükler yenilerek, yalnız başımıza, büyük devletler karşımızda olduğu halde, Lozan Antlaşması'nı imzaladığım gün, hayatımın en mutlu anıydı." (İsmet İnönü)
"Bu antlaşma, Türk milletine karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir." (M.Kemal Atatürk, Nutuk, 1927)
Bunlar biliniyor mu?
22 Temmuz 1920.
-Sevr Antlaşması için Padişah Vahdettin Saltanat Şurası’nı toplar.
-Em.General Rıza Paşa dışında, toplantıya katılan herkes Sevr Antlaşmasını kabul eder.
-3 kişilik Osmanlı Heyeti, Paris’in Sevr semtinde Osmanlı Devleti adına Sevr Antlaşması’nı imzalar.
-Ankara’da M. Kemal Paşa’nın başkanı olduğu TBMM 19 Ağustos 1920’de toplanır. Sevr’i kabul etmez. Sevr’i onaylayan ve imzalayanları vatan haini ilan eder.
-Bir avuç Çılgın Türk, İstiklal Savaşı’nı zaferle sonuçlandırır. Ve muhteşem bir diplomatik zaferle, Sevr’i yırtıp çöpe atarlar, yerine Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasını sağlarlar.
-Şimdi bu vatanda yaşıyor, bu mavi gök bizim diyorsak, bütün bunları o kahramanlara borçluyuz.
-Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı, silah arkadaşlarını ve vatandan başka sevgili tanımayan o kuşağı saygı ve minnetle anıyorum.
#sevr #atatürk #lozan
Cehaletin sınırı yok…
Özellikle bazı İkinci Cumhuriyetçiler, “Türk” sözcüğünün Atatürk döneminde kullanıldığını söylüyorlar.
-Çin kaynaklarında, MS 6. yüzyılda “Türk” sözcüğü kullanılır.
-Orhun Yazıtları’nda, MS 8. yüzyılda “Türk” sözcüğü vardır.
-Kaşgarlı Mahmut, 11. yüzyılda, “Divânu Lügât-ü Türk”ü, Türkçe’nin ilk sözlüğünü yazdı.
-Avrupalı diplomatlar, Osmanlı için, “The Turkish Empire” derlerdi.
-Yakın tarihte, Jöntürkler, 1910’larda Türk dernekleri vardır mesela.
-Cehalet bilinçli bir tercih.
SÜMERBANK: Yok Edilen Dev Bir Cumhuriyet Eseri
Tam 93 yıl önce, 3 Haziran 1933'te TBMM'de 2262 sayılı Sümerbank Kanunu kabul edildi. Böylece laik Cumhuriyet'in dev eserlerinden SÜMERBANK'IN kuruluş süreci başladı.
Cumhurbaşkanı M.Kemal Atatürk, I. Beş Yıllık Sanayi Planını uygulamak için Sümerbank'ı kurdu. Sümerlere gönderme yaparak bankaya "Sümerbank" adını da kendisi verdi.
Bir yatırım bankası olarak kurulan Sümerbank, 1934 yılından başlamak üzere Türkiye genelinde kumaştan demir-çelike kadar birçok büyük fabrika kurdu. 1935'te kurulan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası, 1937'de kurulan Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası gibi ilk Sümerbank fabrikaları Türk-Sovyet ortak girişimi Türkstroy girişimiyle kuruldu.
Sümerbank fabrikaları sadece ham maddenin ürüne dönüştüğü, Türkiye'yi kalkındıracak birer sanayi işletmesi değildi. Sümerbank fabrikaları aynı zamanda kulun bireye, tebaanın yurttaşa dönüştüğü laik Cumhuriyet'in birer aydınlanma kurumuydu.
SÜMERBANK fabrikaları okullarıyla, çeşitli kurslarıyla, kreşleriyle, hastaneleriyle, sinemalarıyla, tiyatrolarıyla, kreşiyle, müzik ve spor kulüpleriyle, çeşitli spor sahalarıyla, yaz kamplarıyla, kooperatifleriyle ve işçisine sunduğu çeşitli olanaklarla, sosyal güvencelerle aynı zamanda kulun bireye,vtebaanın yurttaşa dönüşümünü amaçlayan bir sosyo-kültürel aydınlanma kurumuydu.
1990'larda başlayan özelleşme sürecinde Sümerbank'ın yok edilme süreci başladı. 2000'lerin başında laik Cumhuriyet'in dev eseri Sümerbank da yok edildi.
Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası için bkz.
https://t.co/Nbq93jrtVH
https://t.co/oKJD9v6DXe
1940'lı yıllar... Köylerinden hayatlarında ilk kez çıkıp, gözlerinde biraz çekingenlik ama çokça umutla Hasanoğlan Köy Enstitüsü'ne adım atan "o kızlar".
Tarihi fotoğrafların aslına uygun yapay zekada ürettiğim videoya, biraz duygu ve tarih kattım. İyi seyirler.
AkifTanrıkulu