Bu güzel çocukların omuzlarına yetişkinlerin öfkesini, toplumun linç kültürünü ve sosyal medyanın acımasızlığını yükledik.
Utanç duyuyorum.
Yazıklar olsun bize…
#narinveailesiiçinadalet
⚖️ NARİN VE AİLESİ İÇİN ADALET ÇAĞRISI: TAKSİM’DE BULUŞUYORUZ
📢 Narin Güran ve ailesi için adalet talebimizi duyurmak, vicdan sahibi herkesle aynı meydanda buluşmak için biz de “Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu” olarak Taksim’de olacağız.
Bir çocuğun ardından yükselen bu adalet çağrısı; yalnızca bir ailenin değil, toplumun ortak vicdanının sesidir.
Gerçeklerin ortaya çıkması, adil ve şeffaf bir yargılama sürecinin sağlanması ve bu ailenin maruz bırakıldığı haksızlıkların son bulması için sesimizi birlikte yükseltiyoruz.
Vicdanın, adaletin ve hakikatin yanında duran herkesi bu ortak çağrıya omuz vermeye davet ediyoruz.
📍 Taksim Meydanı – Cumhuriyet Anıtı Önü
📅 31 Mayıs Pazar
🕒 Saat: 15.00
Sessiz kalmıyoruz.
Narin ve ailesi için adalet istiyoruz.
#NarinİçinAdalet #VicdanınSesiyiz
Biz aşağıda imzası bulunanların ortak talebi şudur:
•Narin Güran cinayetinin gerçek faillerinin ve saikinin şüpheden uzak, somut ve denetlenebilir bilimsel delillerle ortaya çıkarılmasını,
•Uzmanların "bilim dışı" diyerek reddettiği "daraltılmış baz" gibi hatalı ve denetime kapalı dijital verilerle kurulan hükümlerin iptal edilmesini,
•Linç kültürünün ve medya baskısının yargı üzerindeki etkisinin ortadan kaldırılması; olay yerinde yeniden keşif yapılması ve delillerin bağımsız biçimde denetlenmesi suretiyle, başta anne Yüksel Güran olmak üzere haksızlığa uğrayanların adil bir şekilde yeniden yargılanmasını talep ediyoruz.
Bu görselde yalnızca 1 baz istasyonunun 3 sektöründen yayılan ve ölçülen sinyal güçleri var.
Şimdi bu haritaya bakıp şunu söyleyebilir misiniz:
Kim tam olarak nerede bulunuyor?
Geçmişte kaydedilmemiş veriler üzerinden geçmişe dönük konum tespitleri yapılıp, sürekli değişen sinyal güçleri “kesin yer tespiti” gibi sunuluyor. Yalnızca Türkiye'de..
Bir telefonun çoğu zaman aynı anda çok sayıda baz istasyonunun kapsama alanı içinde bulunduğunu ve cihazın bağlandığı hücrenin; anlık yük, sinyal kalitesi, yönlendirme algoritmaları, radyo koşullarına ve daha bir dolu etkene göre saniyeler içinde sürekli değiştiği gerçeği bu ülkede geçerli değil.
Baz istasyonu kayıtlarına bakarak bir kişinin tam olarak nerede bulunduğunu belirlemek teknik olarak sadece bu ülkede mümkün.
İki kişinin buluşmasından tutun katillerin bulunmasına... Dünyada yalnızca Türkiye'de böyle tespit ediliyor.
Aynı anda hangisine bağlandığınızı dahi bilmediğiniz ve seçemeyeceğiniz onlarca baz istasyonunun kapsama alanındasınız. Şimdi haritaya bir kez daha bakın. Sadece bir tek istasyon varken bile tablo bu kadar karmaşıkken...
Ama belli ki bu ülkede fizik kuralları, radyo mühendisliği ve haberleşme bilimi de gerektiğinde değiştirilebiliyor. Yeter ki bir raporda yazsın!
Sadece Adalet Bakanına değil, 2025 yılı sonunda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeler sırasında orada bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a da tutanaklara geçirmek üzere seçim bölgemdeki büyük haksızlığı sormuştum. Akabinde onunla ve sonraki günlerde de Adalet Bakanıyla yüz yüze görüşmüş, Narin vakasındaki skandal yargı sürecini ve kamuoyu baskısını anlatmıştım. Dosyaya giren yeni bilirkişi raporlarından da söz etmiştim. Görüşmelerde sadece bu sahipsiz aileyi bu linçten kurtaracak biçimde adil bir yargılamanın sağlanması gerektiğinden söz ettim. Yargı süreci üzerindeki baskının kaldırılmasını istedim. Talepleri üzerine, bir dosya hazırladım. Dar baz ve telefon imaj kayıtları ile iyileştirilmiş kamera görüntüleri hakkındaki ilgili bilirkişi raporlarını, ombudsman Faruk Bildirici ve hukukçu-gazeteci Ali Duran Topuz ile kendi çalışmalarım da dahil olmak üzere, dosyayla ve yeni gelişmelerle ilgili bütün bilgi ve belgeleri içeren iki büyük klasörü kendilerine kargo ile gönderttim... Sonraki günlerde bu dosyaların ulaştığını da teyit ettim.
Maalesef Yargıtay süreci başka bir skandal olarak sona erdi. Yargıtay kararıyla, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararına esas teşkil eden Nevzat Bahtiyar'ın son ifadesinin de (tümüyle değiştirdiği öncekiler gibi) yalan olduğunu tescil eden bir karara imza atıldı.
Çocuğun eve varır varmaz ahır bölgesinde bir şeye tanık olduğu ve bunun üzerine öldürüldüğü ve cesedinin eve çağrılan Nevzat Bahtiyar'a dakikalar içinde teslim edildiği iddiasından da tümden vazgeçilmiş oldu.
Bu konuda hiç ama hiçbir yeni veri yokken Yargıtay, bu kez ailenin önceden bu cinayeti tasarladığını ve çocuğu öldürmek için dördüncü kişiye (!) ihtiyaç duyarak Nevzat Bahtiyar'ı çocuk eve gelmeden önce haberleşerek bilgilendirdiğini ve eve çağırdığını varsaydı. Aileden Nevzat'a yönelik gerçekleşen, hiçbir hts arama kaydı vs. yokmuş ne gam? Soran kim? Hakikati arayan kim?
Böyle yazıldı karar... Çünkü başka türlü o aile üyeleri o cezaevlerinde bir gün bile tutulamazdı.
Düşünün, 8 yaşında bir çocuk tasarlanarak aile ve yabancı birinin işbirliği ile öldürülecek ne biliyor olabilir? Böyle bir şey biliyorsa o gün ve önceki gün nasıl rahatlıkla evden dışarı çıkarılabilir ve saatlerce kursta, sokakta başkalarıyla temasına izin verilebilir?
Bu ailenin ve
Narin'in hakkını umursadık, bir avuç insan elimizden gelen her şeyi yaptık...
#NarinveAilesiİçinAdalet istedik.
Tarih her şeyin tanığıdır.
"Aile yılında" bir aile bir cani tarafından katledilmiş evlatlarıyla birlikte diri diri mezara gömüldü... Kimse duymadık, görmedik, bilmiyorduk demesin.
@_cevdetyilmaz@yilmaztunc@MahinurOzdemir@NumanKurtulmus@AvOzlemZengin@TCYargitay
@Yasoligbi Salı ya da cumartesi olabilir. Tartışma “Dün yarın olsaydı” nın anlam belirsizliğinden kaynaklanıyor. Dün ve yarını eşitlerken dün doğru, yarın mı varsayımsal, yarın doğru dün mü varsayımsal. Soru “Yarın dün olsaydı” diye sorulsaydı da yine Salı ya da Cımartesi bulanlar olurdu.
Urgent: Expose the Miscarriage of Justice in Narin Guran's Case
In August 2024, an 8 years-old girl named Narin was brutally murdered in Turkey. Instead of finding justice for this innocent child, an even greater tragedy has unfolded: her grieving mother, her brother, and her uncle have all been sentenced to life imprisonment for a crime they did not commit.
Their conviction rests not on truth, but on manipulated and even fabricated “evidence” including so-called “narrowed cell tower data” that absurdly claims to pinpoint people’s locations room by room retrospectively. This is a scientific impossibility, with no precedent or recognition in any legal system worldwide.
The only evidence against Narin’s uncle was trace amount of her DNA in his car she had previously used. This was used as the cornerstone of the case, ignoring its obvious innocence.
Hairs found on Narin’s body were tested for mitochondrial DNA, and the prosecution used these results to accuse her mother and brother, without even performing the basic step of comparison microscopy.
We beg you to intervene and protect the innocent family from this injustice. An innocent grieving mother and her family are being punished for a crime they did not commit, victims of a deeply flawed and fabricated case. This is a grave miscarriage of justice, and we desperately need your help to expose the truth!
@hrw@samdubberley@AgnesCallamard@SPIEGEL_English@christogrozev@pelinunker
Narsist insan, sinir sisteminizi altüst edip içinizdeki kötüyü ortaya çıkarana kadar sizi köşeye sıkıştırı. Kötü yanınız görünür olduktan sonra da mağduru oynar.
@TopragRengi@seslisorguluyor Tükürük DNAsı veya başka bişi DNAsı diye bir şey yok. Niye herkes böyle anlamış acaba? Kişiye ait DNA var. Mesela noluyor ağzınızdan çubukla DNA alıyorlar, sonra bu çocuğun babası sensin diyorlar. Narin’in saçındaki DNAyı alsan o da koltuktakiyle aynı.
@Perde2024 Konuyu yanlış anlamışsınız. Araçta Narin Güran’a ait DNA profili bulunuyor. Savcılık da bunun Narin’in boğulması sırasında Salim’in eline bulaşmış oradan da arabaya bulaşmış olabileceğini iddia ediyor. Kişiye ait her tür dokudaki DNA aynıdır. Saçında da aynıdır.
Akıl var mantık var neden bu dava bu hale geldi? Şapkayı önümüze koyup düşünmeliyiz. Oysa hakikate referans olan sadece somut deliller olmalıdır. Algılarin , tahminlerin , birilerinin ispatlanmamış soyut öykülerinin , olsa olsa bu şekilde olmuştur gibi varsayımların ceza yargılamasında yeri yoktur. X kişisi katil olamaz, yapamaz, cesaret edemez, inanmıyorum gibi önyargıların da ceza muhakemesinde yeri yoktur.
➡️ Küçük çocuk kameraya takıldıktan kısa bir süre sonra dereye götürüldüğü sabit değil mi?
➡️ Cansız bedeni kimin gömdüğü sabit değil mi?
➡️ Çuval, araç sahibi sabit değil mi?
➡️ Çocuğun son görüldüğü yere en yakın yerin kime ait olduğu belli değil mi?
➡️Bu çocuğun terlikleri, yazması, Elif Ba kitabı çuvalın içinde çıkmadı mı?
➡️Bu çocuk eve yetişip orada katledilmiş olsaydı yabancı birine göm deme gibi ihtiyaç olur muydu?
➡️ Çoluk çocuğun bulunduğu evin içine cansız beden taşınır mıydı?
➡️Bu kadar hızlı bir şekilde zaman kaybetmeden kim kendi aile üyesini dere kenarına gömer? hiç mi düşünme payı, panik hali, büyüklere haber verme, bekleme gibi bir davranış olmaz? Bu kısa süreye aile içi cinayet öyküsü uyar mı?
➡️ Hiç mi annenin, amcanın, ağabeyin telefonunda şüpheli bir veri çıkmaz?
➡️ Hangi amca yeğeni katledilmişken fatura yatırır, altın fiyatlarını takip eder?
➡️ Hangi anne, ağabey hiçbir şey olmamış gibi rutin hayatına devam eder?
➡️ Cansız bedeni gömen birinin her fırsatta değiştirdiği ifadelerle ve bilimsel geçerliliği olmayan, akıl mantıkla bağdaşmayan, kamera, tanık ifadeleri ve uzman raporlari ile dogrulanmamiş dar baza dayanılarak Aile üyeleri katil ilan edilebilir mi?
İspatlanmamış bütün hikayeleri bir tarafa bırakalım, şimdiye kadar yapılan gerçek dışı yayınları bir kenara bırakalım, önyargılardan sıyrılarak elimiz vicdanımızda sadece ve sadece delillerle ilerleyip yeniden bir muhakeme yapalım.
Hepimizin vicdanı bir ve hiçbirimiz günahsız bir çocuğun katilinin cezasız kalmasını, masum olabilecek birilerinin de cezalandırılmasıni istemeyiz . Bu noktada hukuki deliller konuşurcasina kesin, şüpheye yer vermeyecek bir açıklıkla olayın aydınlatılması suretiyle bir hükme varıldığında herkesin vicdani tatmin olacaktır.
#narinveailesiadaletbekliyor
kumkapı'dayız, nevale o biçim, sadece beyaz peynir atıyoruz ağza, başka bi şeye gerek yok. "ozi" dedim "seni black sabbath'dan niye şutladılar?". ozi abim attı peyniri ağzına "zafercim" dedi "kele tarak erkeğe merak yakışmaz"
Hiç bir kadını namusuyla gözünle görmeden dedikodu yaparak buralarda itabarının anneliğimin sorgulanmayacağına inanıyorum . Mahkemenin adil davranmadığını ve toplum baskısı yüzünden savunmayı dinlemediğini ve saçma sapan baz istisyonlarıyla hiç bir şey ispat edilemediğine inanıyorum ! Say say bitmez bir de burada mesleğini ve adını gizleyerek dedektifçilik oynayanlara inanmamak gerektiğine inanıyorum .