@temmuz1919 @MahmutTas0101 Ankara’daki nato zirvesinde bile gavurlar demokrasimizi eleştirdiler. Dünyaya rezil olmuşuz burada hala rol kesiyorsun. Bu memleketi bi siz seviyorsunuz zaten biz uzaylıyız
Emine Ülker Tarhan, CHP'ye geri döndü:
"Zaman geçti, bizler yaşlandık ama yaşananların ağırlığı karşısında öfkelenebilme yeteneğimizi henüz kaybetmedik."
İlber Ortaylı’nın son paylaşımı:
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in "Türkiye yeni İran'dır; İran'dan sonra sıra Türkiye'dedir" dediği söyleniyor.
İsraillilere tavsiyemiz şudur: Başta başbakanları olmak üzere maliye bakanları Bezalel Smotrich denen adamın, Golda Meir kabinesindeki Dr. Yisrael Katz ile isim benzerliğinden başka hiçbir ilgisi bulunmayan Doktor Katz'ların ve nihayet eski siyasetçi Bennett'in çenesini kıssınlar. Yoksa ne sulh sulha benzer, ne savaş savaşa...
Talihsiz olan şudur ki Trump ile Netanyahu, Amerika'nın doğu sahillerinin aynı tip mahallelerinden çıkma yan ürünlerdir. Diplomaları olabilir; fakat genel kültürleri ve davranış biçimleri son derece düşüktür. Dünyadan haberdar oldukları da söylenemez. Doğu sahillerinin bu tip zevzekleri, Avrupalı devlet adamlarıyla kıyaslandığında oldukça düşük bir entelektüel seviyededir. Chirac'ı, Boris Johnson'ı bir kenara bırakın; kasabalı bir belediye başkanıyla bile mukayese edilemezler. Chirac, devlet adamlarının kalitesindeki düşüşü Fransa'daki lise eğitiminin gerilemesine bağlamıştı.
İnsanız; içimizde kötülük de var, iyilik de. Fakat hiçbir yerin bombalanmasına, hiçbir yerde masum çocukların ölmesine tahammül edemeyiz. Bazı yerlerde insanların duyguları ister istemez kabarır; tahammüller tükenir. İnsanlara yapılan vandallığı sükûnetle karşılamak mümkün değildir.
İspanya ve Türkiye gibi akil ülkelerin öncülüğünde bu vahşiliğe ve saldırganlığa artık dur denmelidir.
Fenerbahçe ligden çekilmelidir.
Son defa anlatıp konuyu kendi adıma kapatacağım.
1) Mesele kadro mu?
Son şampiyon olduğun sene rakibinde Drogba, Sneijder, Selçuk, Burak, Melo, Eboue gibi yıldızlar vardı ve kadrosu senden daha iyiydi. Demek ki rakibinin kadrosu senden daha iyi olsa da şampiyon olabilirsin.
2) Mesele teknik direktör mü?
Mourinho, Jesus gibi isimler, Aykut Kocaman gibi bir futbol kitabı, İsmail Kartal gibi bir karakter, Vitor gibi potansiyeller gelmiş ama olmamış. Rakibin ise Hamza Hamzaoğlu gibi bir isimle dahi “1-0”larla bu süreçte (Gençlerbirliği maçı önemli) şampiyon yapılmış. Mourinho laptopu kamera önüne koymuş, Jesus ise bu ligin sportif gerçekliği yok demiş. Demek ki mesele hoca da değilmiş.
3) Taraftar mı problem?
Futbol artık ekonomi ile kaim. Arsada değil borsada. Her şeye rağmen her alanda taraftar gelirinde ve desteğinde rakipsizsin. Dünyanın en cefakar ve vefalı tataftarı.
4) Özetle neler yaşadın?
4.1) 87 sonrası Ağar ve Fetö desteğini engelleyemedin.
4.2) 2006 yılında Selçuk Dereli stadı boşaltması veya tatil etmesi gereken maçı tatil etmedi.
4.3) 2009-10 senesinde içerideki Bursaspor maçında oyuncuların dayak yese de penaltın verilmedi. O maç berabere dahi bitse şampiyondun.
4.4) 2011 yılında tamamen rakipsizdin. TFF içindeki galatasaraylıların polis fezlekesini UEFA’ya göndermesi nedeniyle ve Rasim Ozan Kütahyalı ile Hakan Şükür’ün ikrarları ile sabit olduğu üzere FETÖ destekli yok edilmeye çalışıldın. Başkanın 1 yıl hapis yattı. Borsada rekor değer kaybı yaşadın. Dünya yıldızların gitmek zorunda kaldı.
4.5) 2015 yılında viyadükte takım otobüsün kurşunlandı. Şoför şakağından vuruldu. Maçlara çıkmazsan diye başlayan tehditlere maruz kaldın. Yabancı oyuncuların ve aileleri gitmek istedi.
4.6) 2018 yılında Cüneyt Çakır rakip oyuncu Serdar Aziz’in ayakları birbirine çarptı diye golünü vermedi. Verse şampiyondun.
4.7) 23-24 senesi göz göre göre linç edildin. Şampiyonluğun çalındı. Hiçbir şey yapamadın. Rakip “bizim sahada herkes şampiyonu görecek” dedi ve maçın başında çime basan oyuncun atılıp ilerleyen dakikalarda ortasahadan attığın gol iptal edilmesine rağmen deplasmanda kazandın. Koreografi ve sahne toplattın. Kaç puan toplarsan topla daha fazlası toplatıldı.
4.8) Rakibin sponsorları hakkında ceza davaları ve kayyım atamaları olmasına rağmen rakibe hala dokunulmadı.
5) Sorun Başkan mı?
Aziz Yıldırım çok güçlü bir isimdi. Aldığı şampiyonluklar bu düzene rağmen helal olsun denilecek cinstendir. Ali Koç ekonomi gücü belli bir isimdi. Sadettin Saran ise spordan gelme bir isim. 3 farklı özellikte ve güçlü başkanlar olmasına rağmen bu insanlar “yapı”dan daha güçlü değillerdi.
6) Yapılan transferler ve puan kayıplarını konuşmak doğru mu?
Fenerbahçeliler asla bu tuzağa düşmeli. Real Madrid Celta’ya veya Mallorca’ya puan kaybetmiyor mu? Tabii ki kaybediyor. Olağan akışta böyledir. Büyük takımlar da puanlar kaybederler. Transferler konusu ise rakibin de defalarca yanlış transferler yaptı ve konuşulmadı. Bunun dışında her zaman için önce adil düzen konuşulmalı. Bazı takımlar yıldızları olsa da takım olamaz bazıları ise çok mütevazi takımlar olsalar da iyi bir takım oldukları için karşısındaki daha pahalı takımı yenebilir. Örneğin Bodo’nun İnter’i elemesini hepimiz tebrik ettik ama İnter’in penaltıları verilmezse veya Bodo’ya çıkması gereken kartlar çıkmazsa bu durumda Bodo tebrik edilmemeli. Adaletle ilgili konularda “ama”lı cümleyi kapasitesi ve dünya görüşü gelişmemiş halklar kurar.
7) Nereye kadar devam edecek?
Beşiktaş net duruş göstermiyor. Çünkü sadece kendi maçlarında bu düzeni eleştiriyor. Trabzonsporlu arkadaşlar da bilmeli ki Hami Hocanın dediği gibi 2011’de bizi kırdırıp aradan sıyrılma planlarına maalesef Trabzonsporlular yağ sürdü. Gerçi son dönemlerde bu kırıldı ve umarım tamamen bitecektir.
Fenerbahçe Başkanı ve yönetimi son 30 yılı yazılı ve görsel detaylı çalışma yaparak konuyu UEFA ve FİFA’ya taşımalı ve ligden çekilmelidir. Fenerbahçe hepsinden büyüktür.
Oğlum "sınanmamışlığın kibri" diye bir laf varmış az önce bi tweette gördüm. Dondum kaldım. O kadar çok duruma ve insana uydu ki bi anda, beynim resmen benden müsaade isteyip bu cümleye yeni bir folder açıp bazı insanları ve deneyimleri içine attı.
If
by Rudyard Kipling
If you can keep your head when all about you
Are losing theirs and blaming it on you,
If you can trust yourself when all men doubt you,
But make allowance for their doubting too;
If you can wait and not be tired by waiting,
Or being lied about, don’t deal in lies,
Or being hated, don’t give way to hating,
And yet don’t look too good, nor talk too wise:
If you can dream—and not make dreams your master;
If you can think—and not make thoughts your aim;
If you can meet with Triumph and Disaster
And treat those two impostors just the same;
If you can bear to hear the truth you’ve spoken
Twisted by knaves to make a trap for fools,
Or watch the things you gave your life to, broken,
And stoop and build ’em up with worn-out tools:
If you can make one heap of all your winnings
And risk it on one turn of pitch-and-toss,
And lose, and start again at your beginnings
And never breathe a word about your loss;
If you can force your heart and nerve and sinew
To serve your turn long after they are gone,
And so hold on when there is nothing in you
Except the Will which says to them: ‘Hold on!’
If you can talk with crowds and keep your virtue,
Or walk with Kings—nor lose the common touch,
If neither foes nor loving friends can hurt you,
If all men count with you, but none too much;
If you can fill the unforgiving minute
With sixty seconds’ worth of distance run,
Yours is the Earth and everything that’s in it,
And—which is more—you’ll be a Man, my son!