“bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum, eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla böyle bir kayıp yaşamazdım.”
• nietzsche ağladığında | irvin d. yalom
@anonimuhabir Evde rahatça tiktok izlemek için grev olan gün çocuğu okula gönder kalkmış bir de hala öğretmen yoktu diyor, yan sınıfta ki öğretmen çocuklarla ölmüsken hemde… cıldırır kafayı yersin ya şu halkın içinde…
@anonimuhabir Ülkenin veli profili budur. On kişiyi gömmüşsün, hala öğretmen yokmuş sınıfta diyorsun. O gün çocuğunu okula göndermemeyi, öğretmene destek olmayı hiç düşündün mü?
Andımız bir frekans içeryordu,
bir bilinç kodluyordu çocuklara
Küçük yaştan doğru yeminler ederek,sabah eğitime başlıyorlardı
Ne kadar basit bir şey olarak görülse de aslında ciddi bir bilinç kodlaması vardı andımızda
Bir insanın şu durumda aklına video kaydetmek gelebilmesi için, en az o saldırıyı yapan çocuk kadar psikopat olması lazım.
Böyle bir olayda bile, sırf üç kuruş prim kasmak için üşenmeyip telefonu sabitlemiş, kadrajı ayarlamış ve kendini ağlarken videoya çekmiş.
Bence kamerayı ve telefonu şu ilgi manyağı dangalakların elinden almak gerekiyor artık. İnsanların merhamet duygusundan faydalanıp 2-3 beğeni almak için bu kadar da düşülmez.
Bu kadarı da ilgi açlığının zirvesi. Küçücük çocukların vefatı üzerinden bile kendi şovunuzu yapıyorsunuz ya, Allah topunuzu kahretsin.
"Başıma bir şey gelirse intihar demeyin." Demişti.
Bugün ölü bulundular.
Çocuk yaştayken Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edilen ve daha sonra faille evlendirilen Fatmanur Çelik ile yine Şengüler'in yıllarca istismar ettiği kızı Hifa İkra Şengüler, Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu.
Et yiyememişsin, kiranı ödeyememişsin, emekli 20 bin liraya mahkum olmuş, mazot 60 lira, gübre 3 bin lira, PISA sınavlarında çocukların sonuncu olmuş, sana da ‘Kabe’de hacılar’ ilahisi kalmış, geçmiş olsun Türkiye’m!
🔴 Susuzluktan ölen erin annesinin ifadesi ortaya çıktı! (Timur Soykan)
İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda susuzluktan şehit olan Hayrullah Halit Kahraman’ın annesi:
• Oğlum, ‘Anne burada su yok, hep susuz kalıyoruz, aç kalıyoruz’ diyordu. Son konuşmamızda, ‘Anne dolabı su ile doldur, gelince kana kana içeceğim’ dedi.
• Oğluma, ‘Aç kalma, dikkat et kendine’ dediğimde, oğlum ‘Anne ekmek bulamıyorum ki yiyeyim. Burada su yok, susuz kalıyoruz. Yemek için sıraya giriyoruz, sıra gelene kadar yemek bitiyor, aç kalıyoruz’ dedi.
• Her konuştuğumuzda, ‘Anne hep susuzuz, su yok. Burada bahçedeki muslukların hepsi kırık. Bir tane otomat var. Otomatta su çok az olduğu için bizden önce gidenler alıyor. Kartı olanlar otomattan su alabiliyor’ diyordu.
• Söylediğine göre, 4 saatten fazla güneşin altında sabit bekletiliyorlarmış. Erler bayılıp düşüyormuş, kimse müdahale edemiyormuş, revire götürmüyorlarmış.
• Küçük ayakkabı vermişler. Oğlum telefonda bana, ‘Anne ayaklarım yara ve şiş. Ayakkabı değişikliği istedim, reddettiler. Terlik istedim, onu da reddettiler. Revir talebimi de reddettiler. Ayaklarım çok acıyor anne’ dedi.
• Her gün oğlumun açlığını ve susuzluğunu duymak beni kahretti.
• Oğlum, ‘Anne bende unutkanlık başladı. Her şeyi unutuyorum. Bugün günlerden ne?’ diye sordu.
• Şehadet haberinin ardından anne, ‘Oğlumu neden susuz bıraktınız’ dediğinde, komutanlardan birinin ‘Anne, sosyal medyadan duydukların yalan haberler’ dediği öğrenildi.
Verdiğiniz bir karar %100 mantıklı ve doğru olsa bile, sonuç kötü biterse insanlar o karara "hatalı" derler.
Buna "sonuç yanlılığı" denir.
İlginçtir, ancak aslında insanlar aklınızı değil, kaderinizi yargılar.