“Evlenmeyin ya da çocuk sahibi olmayın demiyorum. Şunu söylüyorum: Belirli bir özgürlük, yalnızlık alanını mutlaka koruyun. Hayal kurmak için, okumak için, müzik dinlemek için, düşünmek için, ne için olursa olsun.”
—Simone de Beauvoir
Babalar kızların ilk aşkı falan değildir.
Annelik kutsal falan değildir.
Erkek çocuk doğurmak bir başarı değildir.
Annelik borcu ödenmez değildir.
Bunlar ebeveynlerin yüceltilmesi için kendi yarattıkları algılardır..
Yabani değilim; yalnızca muhatap kalitesini bulamadığım ve hatta aramaktan da vazgeçtiğim bir yüzyılın berbat diyaloglarına, seviyesiz muhabbetlerine, vasat heyecanlarına, samimiyetten uzak konuşmalarına, öylesine ilişkilerine uzak durmayı ısrarla seçiyorum; böyle iyi.
Öğretmenlik kutsal değil, profesyonel bir iştir.
▪️Romantizm gerektirmeyen, hamaset kaldırmayan; pedagojik ilkeler ve iş prensipleri ile yürütülen bir meslektir.
▪️Popülizm bu işin hiçbir noktasında bulunmamalıdır.
▪️Öğretmenin görevi annelik, babalık ya da bakıcılık değildir.
Bizim milletin asla vazgeçemeyeceği bi şey, dert yarıştırmak. Senin sıkıntını asla beğenmiyor, ciddiye almıyor hemen kendininkini anlatmaya başlıyor. Dünya başıma yıkıldı desen, benim galaksi başıma yıkıldı der. Tamam kardeş dünyanın en mağdur kişisi sensin madalyanı hazırlıyorum
Utancına tanık olmuş, çaresizliğine eşlik etmiş, zayıf yanını görmüş insanla dost kalabilmek güçlü bir benlik gerektirir. “En kötü gününde yanında ben vardım, şimdi iyi, arayıp sormuyor” dediğiniz kişi, muhtemelen size baktığında kendi karanlığını hatırlayan ve bununla baş edemeyen kişidir. İnsana özgü kırılganlığı, yetersizliği, ötekine ihtiyacı idrak ve kabul etmeyen, kendine yakıştıramayan, çocuksu tümgüçlülük yanılsamasıyla yaşayan kişi güçlenemedi��i, olgunlaşamadığı gibi, gerçek anlamda dost da olamaz. Yalnız kalır, yalnız bırakır.
#şuleöncü #psikolog #psikoterapi #sinematerapi #dostluk #yetersizlik #değersizlik
Aptallığı engelleyemeyiz, sorgulamayan beyinleri değiştiremeyiz çünkü bu bir salt cehalet değil seçilmiş cehalet, istenmiş ve bilerek mahrum kalınmış saf bir bağnazlık; o sebeple az muhatap, mümkün olduğunca denk gelmemek ve hızlıca koşarak uzaklaşmak lazım; takmayacağız.