https://t.co/hO2kZLZayd
"Enflasyonu hedeflesek de mi tutturamasak hedeflemesek de mi tutturamasak!"
Türkiye (hedeflere göre) yıllardır yüzde 5 enflasyon yaşıyor da sanki vatandaş farkında değil!
Baksanıza tablodaki pembe alanlar enflasyonun yüzde 5 olarak öngörüldüğü yıllar.
Sürekli olarak "Enflasyon orta vadede yüzde 5 olacak" deniliyor ama bu orana yaklaşılamıyor bile.
Dilin kemiği, OVP'nin sınırı yok!
Yaz!
Doktor olmak için okunan onca yıl dökülen onca saç alınan maaş ortalama
125.000 TL
Peki milletvekili olmak için neden ilkokul mezunu olmak yetiyor ?
Alınan maaş net 273.196 TL
FIKRA BU KADAR…
Savaş yüzünden enflasyonda %16 hedefi tutmadı demenin dezenformasyon olduğunu düşünüyorum.
Savaş var diye %16 olmaz belki %18 olur ama %30 olmaz.
Enflasyon oranları:
Lübnan: 15,7
Ukrayna: 7,7
Rusya: 6
Türkiye: 31,51 (TÜİK)
Savaş olan 3 ülkenin enflasyonun toplamı bile OVP olan Türkiye'nin enflasyonundan daha düşük.
Savaşın etkisi elbette olmuştur ama OVP'nin etkisi savaşın etkisinden çok daha fazla. Sorun OVP, savaş değil.
ÇİFTÇİLERİN BU SENE ÜRÜNLERİNDEN PARA KAZANAMADIĞI İÇİN EKİM-DİKİMDEN VAZ GEÇİYOR OLMASI,ÇİĞ SÜT FİYATLARININ DURUMU,GİRDİ MALİYETLERİNİN HER GEÇEN GÜN ARTMASI ÖNÜMÜZDEKİ SENE GIDA FİYATLARININ ASİL ÖNÜMÜZDEKİ SENE NE KADAR ARTACAĞININ GÖSTERGESİ..
ENFLASYON İNMEYECEK; ÇÜNKÜ…
1-Besleyeni var
2-Besleneni var
3-KAMUFLASYON var
4-Kamufle eden TÜİK var
5-Benimseyeni var
6-Niyetimiz yok
7-Değirmenine su taşıyoruz
8-Kriz yok, çürüme var
9-Fakir değiliz, ahlaksızız
10-Düşürmemenin müeyyidesi yok
#Enflasyon#kamuflasyon#OVP #çürüme @serefoguz
@fatihcolak19831 Hatay'da Depremden sonra Sürekli su doldurduğumuz 3 çeşme vardı, geçen hatsu dağdan gelen suda bakteri var dedi ve mühürledi . Halk geldi mührü kırdı . Hala da o sudan içiyorlar kimse de hastalanmıyor . Demek neymiş , halk su satın alsın kaynak suyu içmesin şirketlr zengin olsun.
Tek tek şişelenip kamyon kasalarıyla evlere girebilen içme suyu musluklardan neden akamıyor? İstanbul’u düşünün ortalama dört kişilik bir aile her gün en az 10 litre şişelenmiş su tüketiyor ve her ay 3 bin tl para ödüyor. şehirde 500 bin aile yaşıyor ve her ay 150 milyar TL sadece içme suyuna ödüyorlar. Yılda ise 1 katrilyon 800.000. Paraların sadece 1 yıllık miktarına bakar mısınız? Bu parayla İstanbul’a kaç temiz su altyapısı kurulur? Kaç 100.000 ton plastik attıktan dünyammızı kurtarırız? Kaç 100.000 ton akaryakıt tasarrufu yapar ve ülkenin parasının dışarıya gitmesini önleriz? Ne kadar egzoz gazından dünyamızı kurtarırız? Ama biz ne yapıyoruz? Koca koca su kaynaklarını şirketlere veriyoruz ve sadece şirketler kazansın diye hem biz hem dünyamız kaybediyor. Üzerine milyarlarca litre suyu da market raflarında şişelerde günlerce hapis yatırıyoruz. Sadece şirketler kazansın diye.
İzmir Foça’da iskelelerin önündeki “Siteye aittir, yabancılar giremez” yazılarına tepki gösteren vatandaş:
- Site sakinleri böyle bir iskele yapmış. Şu ileride de bir tane daha var. ‘Yabancılar giremez’ yazmışlar.
- Kıyı kanununa göre denizler, kıyılar hepimizin değil mi?
- İkincisi, denize sen istediğin gibi iskele yapabilir misin? İznin var mı?
- Millet kendini ne zannetmeye başladı ya! Buraya girerim kimse de bir şey diyemez.
O çöpleri denize atmak arabasına koyup en yakın çöpe atmaktan daha zor, peki neden denize atmayı seçiyor? Çünkü kötülük böyle bir şey, beyinleri iyi olanı kolay dahi olsa seçenek olarak görmüyor.
Naci Ağbal görevden alındıktan sonra 2021 Mart ayı enflasyonu %16,19 olarak açıklandı. O zamanlar TÜİK madde listesindeki bütün ortalama fiyatları açıklıyordu.
O günden sonra enflasyon bir daha hiç %16'ya geri gelmedi.
66 ay sonra gelinen noktada TÜİK enflasyonu %31,51. TÜİK artık madde listesindeki bütün ortalama fiyatları açıklamıyor.
Enflasyonda düşüş olmadığı gibi 66 ay sonra dahi neredeyse iki katı.
"Enflasyonla mücadele ediyoruz" deniyorsa başarısızlık çok net.
Yok "biz enflasyonla mücadele etmiyoruz sadece mücadele edermiş gibi yapıyoruz" deniyorsa en azından bu tutarlıdır.
Zaten berbat olan trafik, motorların artmasıyla Hindistan seviyesine düştü. Hiçbir kurala uymuyorlar; arabanın her iki tarafında, daracık alanlarda sürekli motor var. Makas yapıyorlar, bağırıp çağırıyorlar. Sanki tarlada at sürüyor. Her gün yerde yuvarlanmış bir motorcu görüyoruz
Memurların mesai saatinden önce işten çıkmalarına isyan eden vatandaş:
• Ben kamu kurumlarında şunu anlamıyorum: Saat 16.30 oluyor, mesela sen gidiyorsun ya da telefonla arıyorsun, bir şey danışman gerekiyor; 16.30'da "Mesai bitti" diyor.
• Ne ara bitti? Sen zaten öğle molasından döneli 3,5 saat olmuş, ne ara bitti?
• Ya da sabah saatinde gidiyorsun, saat 09.00'a, 10.00'a kadar kahvaltı seremonisi oluyor.
• Ben bunu gerçekten anlamıyorum. Ve bu insanlar bugün bu memlekette minimum 80 bin TL maaş alarak çalışan insanlar; bana hizmet etmek zorundalar, benim o anda işimi çözmek zorundalar.
• Ya ben olmasam bile mevzu ben değilim; sen orada mesai saatin bitmeden “Bitti” diyemezsin.
• Bugün, bu ülkede asgari ücretli binlerce insan evine ekmek götürmeye çalışırken, bu maaş dengesizliği varken senin mesain 16.30’da bitemez.