Eşinizin en Luan Nian özelliği ne? Balığına hızlı yüzmesi için geri bildirim vermesi, rasyonel tarafından acımasızca eleştirmesi ve ilk iş telefon numarasını ezberletmesi :)
“Uzaklardaki her şeyin ölçüsü kalbinde hissettiklerinse, benim kalbim tüm evrenden birazcık daha büyük." Kdrama sonrası Cdrama’ya ve Taoizm felsefesine düşmüşüzdür.
East Palace, fantastik joseon dönem dizisi açığımı bir haftalığına kapattı. Gerçekten en sevdiğim tür bu, bir kez daha anladım. Karizmatik ruh avcısını finalde sanço panza gibi yola dökmeseydiniz iyiydi. İkinci sezon bekleniyor.
Meksiko’da iki yıldızlı Quintonil’de dünkü deneyimin en tatlı tarafı bizi şaşırtma teşebbüsüydü. Oaxaca etkisindeki 11 tabağı sırayla getirdikten sonra çerçeveledikleri böcekleri tek tek masaya koyuyorlar. Ve muzipçe bakıp az önce bunları yediniz diyorlar. Afiyet olsun :)
Ağustos ayında Meksiko’da gün nemli ve güneşli başlıyor. Her akşam benzer saatlerde gök gürültüsü, şimşekler, ip gibi dümdüz inen bir yağmurla sel götürüyor. Ve ertesi sabah hiçbir şey yokmuş gibi pırıl pırıl.
Antropoloji müzesinde dört saat. Kolomb öncesi Meksika medeniyetlerinde küçük bir Master yapmış gibi oldum. Güneş taşının anlamı, yok edilemeyip gömülüşü, tekrar şans eseri bulunuşu ve sergilenişi hikayesi çok etkileyici. #mexicocity
V. Bölümün sonunda özet: “Bu dünya ne sana ne de bana kalmaz. Sultan Süleyman’a kalmadı böyle, hiçbir kitap yazmaz.” şarkısı geçersiz kalmıştır. Bu kitap yazılmıştır. Biraz tekrara düşmeye başlasa da yoğun akıcı devam ediyor.
Marcus Aurelius, Kendime Düşünceler’in ilk kitabında hayatında kimden ne öğrendiğini anlatır. Maddelere ayrılan kısa paragraflarda, kendisini ve çevresinin davranışlarını ne kadar iyi gözlemlediğini, analiz ettiğini görürüz. Ben de bi liste yapsam,kimler-neler girer? Düşündürdü.
Meksiko City 1. gün notları
Kırmızı metrobüsleri, yüksek tabureli ayakkabı boyacıları, dal sigara satıcıları, çalı süpürgesiyle sokakları temizleyen çöpçüleri…Sokak boyunca seyyar çadırlarında pişen şekerli mısır, tortilla, et, turşu kokuları.
Adımı da Pilar olarak değiştirdim
Geldik 14 saatlik bir uçuşun daha sonuna. Uçakta iki teknolojik gelişme isteriz. Artık kendi kulaklığımızı Bluetooth’la bağlayabilelim ve Netflix hesabımızı açabilelim. Yüksek ihtimalle yakında olacak ve niye şimdiye kadar yoktu yahu diyeceğiz.
Shin Seori Joseon’un veliahtı kötü huylu kuzeni, hiçbir ayırt edici özelliği yokken, görünce şak diye tanıdı da, onu kurtaran iki gözü farklı renkte, koca maskeli çocuğu niye tanımıyor? #MyRoyalNemesis
Bir an olsun bir karaktere güvenemiyoruz, sürekli diken üstünde bırakıyor senarist sağolsun. Herkesi mi gri yazdınız? Herkesin mi içi böyle yinyang? K2, Kore’nin House of Cards’ıdır. (+ bodygourd da eklenebilir)
Matt Haig ve Irvin Yalom’u yanıma almışım bu uzun hafta sonunda. İkisinin de merkezinde hayat,ölüm, pişmanlıklar ve korkular var. Nas��l denk geldiyse ikisinden de birer felsefi kitabı da okuma listeme aldım: biri “kendime düşünceler” biri “gösteri toplumu” #yazkitaplarım
Her şeyimiz kullan-at oldu. Korelilerin cebinde, çantasında hep kumaş mendil var. Takdim ediyorlar, sonra aynı nezaketle yıkanıp ütülenip geri geliyor mendil. Eskiden bizim de vardı, en son yirmi yıl önce gördüm. Sahi niye bıraktık bu mendilleri?
Külliyatını tam bitirdim derken yeni bir kitabı Türkçeye çevriliyor. Hafta sonu Sevgilinin Soğuk Elleri’ni bitirdim. Vejeteryan’daki atölyeye ve hikayeye benzer örüntüler var. Özgüven, hayattaki maskeler, kabuklarımız üzerindeki kontrolümüz… yine sarstın bizi Han Kang
Şans eseri yapmayı sevdiğim şeyleri sıraladım bugün. Toplu halde dursun istedim: 1. Anlatmak 2.Tuhaf bilgiler öğrenmek 3. Dünyanın öbür ucuna uçmak 4.Şaşırmak 5. Mevsimlerin ve doğanın farkına varmak 6. Farklı kültürleri keşfetmek ve deneyimlemek.
Yapay zekayı bu kadar çok konuştuğumuz dönemde, hem kış olimpiyatlarını hem dünya kupasını izlerken bireysel hikayelerin bu kadar öne çıkması tesadüf değil. Umudumuzu artıracak azimli hikayeler duyuyoruz ve çok seviyoruz.