BENCE GÜNÜN FOTOĞRAFI BUDUR.
Şifa Hastanesinin enkazı önünde bugün Gazze'de 300 tıp öğrencisi mezun oldu. Bu fotoyla Gazze, "tek başıma kalsam da zalimlere yenilmedim ve hala buradayım" diyor. Bu foto umuttur ve siyonizme karşı tek başına direnme gücü gösteren onurdur.
Bak buraya işgalci katil; Filistin halkı yalnız değil! @netanyahu
Bu dünyadan defolup gideceğiniz günü de göreceğiz ve yine böyle toplanıp sizin yok oluşunuzu kutlayacağız inşallah ✌️
אתה רוצח
#JusticeForGaza
ÖLMÜŞ BİRİ DİYOR Kİ…
(Sonuna kadar okuyun)
“Şu gecenin karanlığı…”
Bir an durdum.
Ya bu karanlık, kabrin karanlığı olsaydı?
Derin, dar ve sessiz…
Dünyanın gürültüsünden sonra, insanın kendi nefesiyle baş başa kaldığı o yer.
Oysa hayatın bitmeyen telaşı,
insana sonsuz hayatı hep unutturur.
Bir an düşündüm:
Ya şimdi kabirde olsaydım…
Toprak az önce üzerime örtülmüş olsaydı,
ilk gecem nasıl geçerdi?
Çocuklarım düşer miydi aklıma?
Eşim…
Onsuz yürüyemez sandığım işler,
bensiz nasıl yoluna girerdi?
Her gün onlar için çırpınan ben,
onlar için edilen duaları artık kim yapardı?
Evim…
Eşyalarım…
Yatağım, sandığım, ayakkabılarım…
Benden sonra kime kalır,
kim sahiplenirdi?
Sonra pişmanlıklar geldi aklıma.
“Ölen her insan pişman olacaktır” buyurmuştu Rasulullah.
“Ya müminler?” diye sorulmuştu.
“Evet” demişti,
“Allah’ın adıyla ıslanmadığı her an için…”
Ah…
Meğer Müslümanlığın pişmanlığı ne ağırmış.
İşlerin arasına sıkıştırılan namazlar…
Yetişmeyen dünya korkusuyla aceleye gelen secdeler, rükûlar…
Oysa dünya işleri bir nefeslikmiş.
Geçip gidiyormuş.
Ben ise ebedî dostumu ihmal etmişim.
Onunla daha çok vakit geçirmemişim.
Samimi olamamışım.
Oysa şimdi ne büyük faydası olurdu bana…
Geri dönmek isterdim.
Sindire sindire namaz kılmak…
İçer gibi Kur’an okumak isterdim.
Rafta hep gözümün önünde duran Kur’an’ım…
Ne zaman uzansam,
hep bir engel çıkardı.
İki sayfa okuyup, sorumluluktan kurtulduğumu sanırdım.
Bir yüzdeki lekeyi dert ederdik.
Oysa buraya girer girmez beden çözülmeye başlıyor.
Toprak sanki ezelden beri bekliyormuş.
Sıkıyor…
Kemikler iç içe geçiyor.
Çıtırtılar duyulur gibi…
“Allah’ım, çok yalnızım…”
Korku, insanın üzerine çöker.
Bir ömür…
Nasıl da heba edilmiş.
Oysa yapılabilecek ne çok şey varmış.
“Rabbimiz, bizi geri gönder…”
diye feryat edenlerin ayeti gelirdi aklıma:
“Size düşünecek kadar bir ömür verilmedi mi?”
Verilmişti…
Ama ben gereğini yapmamıştım.
Küskünlükler…
Kıskançlıklar…
Sahip olamadıklarıma hayıflanmalar…
Hepsi ne kadar boşmuş.
“Ne derler” korkusu,
meğer zihnime çivi gibi çakılmış.
Kınanmaktan çok korkarmışım.
Ardımdan güzel sözler söyleyecekler.
“Güler yüzlüydü” diyecekler.
Bir süre…
Sonra seyrekleşecek hatıram.
Derken yalnız bayramlarda…
Yüzüm unutulacak.
Sesim silinecek.
Ellerim, gözlerim…
Ama O unutmayacak.
En küçük iyilik bile amel defterinde.
Kabir…
Ya bir kucak olacak,
ya da karanlık bir mahzen.
Dünyaya açılan bütün kapılar kapanmış.
Yalnızlık…
Ve pişmanlık.
Derin bir nefes aldım.
Sonra büyük bir telaşla verdim.
Aynaya koştum.
Yaşıyorum.
Gözlerim kızarık ama hayattayım.
Çok şükür…
Hâlâ zaman var.
Bir nefes bile varsa,
en azından bir “Subhanallah” denebilir.
Ve eğer önümde yıllar varsa…
Ne çok şey yapılır.
Önce namaz.
Sonra Kur’an.
Helal lokma.
Kul hakkı hassasiyeti.
Öğrenmek…
Gönül almak…
Kırdıysan onarmak.
Ebu Ubeyde’nin şehadeti ilan edildi! O sadece Müslümanların değil tüm dünyanın kahramanı oldu! Onun cenaze evi her birinizin evidir, yasını tutacağız ve kaldığı yerden mücadeleye devam edeceğiz. Ebu Ubeyde’yi çocuklarımıza unutturmayacağız, yalancı Kahramanlar yerine onları anlatacağız.
Ebu Ubeydeler ölmez 😢
Şehit Ebu ubeydenin yeni görüntüsü okulda bir öğretmen!!
Evet Gazze’de Yahudilerin tankına uçağına bombasına direnenler hayalet değildi onlar senin gibi benim gibi öğretmen berber terzi fırıncı sağlıkçı balıkçı esnaftı bizden tek farkları vardı oda imanları ve davalarıydı ☝️
Bütün sokak röportajlarını unutun!
Sonuna kadar dinleyin
Sonucu soru sorduğuna pişman oldu
—-
Şeyma Subaşı / Levent Gültekin / #AybükrPusat / Mehmet Akif Ersoy
Papa he papa!
Kur’an okunmasına bile tahammül edemeyen İslam düşmanı iki yüzlüler!
Müslüman Türk’ün yurdunda Kur’an okunmasını papa mı engelledi ulan!
İngiliz’le savaştık, şapka geldi. Fransız’la savaştık, laiklik geldi. İtalyan’la savaştık Ceza Kanunu geldi. Yunan’la savaştık Latin alfabesi geldi. İyi ki İskoç’la savaşmamışız, etek giymekten kurtulduk!!!
Yunan/İngiliz kazansaydı; fethin sembolü, Fatih’in emaneti Ayasofya Camii Şerifi’ni müze yapardı değil mi? Sahi kim kazandı?
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923, Hilafetin İlgası 3 Mart 1924, İngilizlerin Lozan’ı kabulü Ağustos 1924. Hilafet kaldırılmadan İngilizler Lozan’ı kabul etmemişlerdir!
Lozan’da Yunanistan savaş tazminatı ödemeyi kabul etti ama Türkiye bu paradan feragat etti. Feragat edilen rakam 470 ton altın. Nasıl zafer ama!
Saltanat ve hilafet adına yapılan Büyük Taarruz ve kazanılan zafer, Lozan Antlaşması ile dinsizliğe ve hilafet düşmanlığına dönüşmüştür. Artık bu gerçekleri konuşmanın vakti gelmedi mi?
1453’te Bizans yıkıldı, Bizanslılar dinlerinde serbest bırakıldı, mabetlerine dokunulmadı. 1923’te Osmanlı yıkıldı; hilafet kaldırıldı, Kur’an ve ezan yasaklandı ama kilise ve havralara yine dokunulmadı!!
“Kurtuluş Savaşı, Osmanlı Genelkurmayının planı” - İlker Başbuğ
“Kurtuluş Savaşı, bizzat padişahın emri ile yapıldı” - İlber Ortaylı
“Yunan denize dökülene kadar yapılan her şey padişahın emri ile yapıldı”
- Murat Bardakçı
İngiltere’de bir subay çıksa da dese ki: “Bundan sonra herkes Osmanlı kıyafeti giyecek, Müslüman gibi sarık takıp cübbe giyecek, kadınlar çarşaf giyecek, harfler Osmanlıca olacak, herkes 5 vakit namaz kılacak, kılmayan asılacak!”… Ne derdiniz!?
Osmanlı’yı yıkan İngilizler, İstanbul’da 1936’ya kadar neden kaldı? 1936’ya kadar resmî olarak işgal altındaydık. İngilizler kendi istekleriyle İstanbul’dan neden ayrıldılar?
Bu ülkeyi bölen, ayrıştıran ben değilim! Benim dinime, mukaddesatıma saldıran İslam düşmanı zihniyettir.
Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müşriklerle mallarınızla, ellerinizle, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin!”
“En efdal cihad, zalim sultanın yanında hakkı ve adaleti söylemektir.”
Cihad sadece silahla yapılmaz, İslam düşmanlarına zarar veren her şey cihadın bir parçasıdır.
Samimi dindar Müslüman, İslam düşmanını sev(e)mez, sempati duymaz. Siz hiç Firavun’u seven Yahudi gördünüz mü!?
Osmanlı Kurtuluş Savaşı’nı kazandıysak devletin ismi neden değiştirildi?
Bütün Müslümanları birleştiren hilafet neden kaldırıldı? Madem ülkeye demokrasi geldi, 1946’ya kadar neden tek parti vardı?
Zafer kazandıysak Musul, Kerkük ve On İki Ada neden verildi?
Tek parti döneminde 2815 cami neden satıldı?
Hacca gitmek neden yasaklandı?
Ayasofya niye müze yapıldı, kimin emriyle?
Şapka takmak neden zorunlu oldu?
Şapka takmayanlar neden idam edildi?
Çarşaf neden yasaklandı? Harf inkılabı Kur’an dilini unutturmak için yapılmadıysa ne için yapıldı?
Ezan niye 18 yıl Türkçe okutuldu?
Bu zorbalık değil miydi?
📌Terör devleti İsrail, 7 Türk aktivistin de aralarında bulunduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki Alma gemisini taciz ediyor. Küresel Sumud Filosu, Gazze’ye 150 mil uzaklıktaydı. Işıkları kapalı olan bazı gemilerin Sumud Filosu teknelerinin etrafında tur attığı bildiriliyor.
#MyAgendaSumud #SumudFlotillaSaldırıAltında
Kardeşlerim, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanmayın bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
#MyAgendaSumud
“Benim Gündemim Sumud!”
Yüksek alarmdayız!
Filo üzerindeki drone hareketliliği artıyor.
Artık en tehlikeli bölgeye, daha önce filoların saldırıya uğradığı ve durdurulduğu bölgeye girmiş bulunuyoruz.
@gmtgturkiye