Dr. @AkadirTuran72 Hoca:
Nureddin Mahmud Zengi zamanında Kudüs'ü kurtarmakla ümmetin ihyası arasında bir ilişki kuruldu.
Selahaddin de büyük ölçüde bu hedef doğrultusunda hareket etmiştir:
Biz ihya olursak Kudüs'ü kurtarırız ve Kudüs'ü kurtarmaya çalışarak ihya olabiliriz.
Hedef ve planlamalarını açıkça dile getiren, çıkarların korunması ve tehdit algıları üzerinden siyaset geliştiren düşman karşısında yapılacak şey, “en azından” benzer argümanlarla kendi tezlerini dillendirebilmektir.
SALDIRGANLIĞI ÖNLEME
https://t.co/hZWZMm7fUB
“Cemaatler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları; eğitimden hayır faaliyetlerine, toplumsal dayanışmadan manevi değerlerin yaşatılmasına kadar önemli hizmetler yürütmektedir.
Bu yapıların hukuka uygun, şeffaf ve hesap verebilir olması ne kadar önemliyse, münferit fiiller üzerinden topyekûn kriminalize edilmelerine karşı çıkmak da o kadar önemlidir.”
#HÜDAPAR’ın çifte vatandaş siyonistlerin yargılanmasına ilişkin 3 yıla yakındır #TBMM’ye sunmuş olduğu kanun teklifi işleme alınmış olsaydı eğer bu Gazze kasabı teröristler böyle cüretkar davranabilirler miydi?
#ÜlkemdeSiyonistİstemiyorum
"Dijital çağda cihazlarımızı kullanırken, her verimizin kaydedilebileceği, birilerinin bizi izlediği ve adımlarımızdan haberdar olduğu ihtimalini göz önünde bulundurarak hareket etmemiz gerekiyor."
https://t.co/Jz3AvAUAvj
Üniversite Tercihi yapacaklara tavsiyeler:
1️⃣ Önce şehri seç, sonra bölümü. Namaza, tesettüre, helal beslenmeye elverişli bir sosyal doku mu, yoksa her gün mücadele edeceğin bir ortam mı? Bu, 4 yılının ruh halini belirler.
2️⃣ "En yüksek puan" değil, "bana en uygun gelişim" ilkesiyle seç. Zorla girdiğin ama sevmediğin bölümde 4 yıl harcamak, hem dünyevi hem manevi verimi düşürür.
3️⃣ Kampüste ilim halkası, sohbet ortamı, mescid imkânı var mı araştır. Bir üniversitenin akademik kalitesi kadar, seni manen besleyecek bir çevrenin olup olmadığı da gerçek bir kriterdir.
4️⃣ Bölümün mezuniyet sonrası istihdam oranına, staj imkânlarına ve sektörün 10 yıllık büyüme trendine bak. "Ecre koşmak" ile "rızkı planlamak" çelişmez, ikisi de sorumluluktur.
5️⃣ Öğretim kadrosunun niteliğine bak, sadece üniversitenin genel şöhretine değil. Bazı orta sıradaki üniversitelerin belirli bölümleri, adı parlak okullardan çok daha güçlü olabilir.
6️⃣ Arkadaş çevreni bilinçli kur. Hangi üniversitede olursan ol, "beraber olduğun kişi seni sürükler" prensibi işler. Bu hem hadiste hem modern gelişim psikolojisinde ortak bir tespit.
7️⃣ Yurt dışı değişim (Erasmus, mübadele) imkânlarını sorgula. Farklı bir kültürde İslami kimliğini koruyarak yaşamayı öğrenmek, hem dünya görüşünü genişletir hem imanı olgunlaştırır.
8️⃣ Barınma/yurt seçiminde manevi iklimi de hesaba kat. Devlet yurdu, özel yurt, ev arkadaşlığı.. Hangisi seni hem disiplinli hem huzurlu tutar, onu düşün.
9️⃣ "Bu bölüm bana ne kazandırır?" sorusunu sadece maaşla değil, "topluma ne fayda sağlarım" sorusuyla da tamamla. Rızık genişliği ile hizmet bilinci birlikte düşünüldüğünde tercih daha isabetli olur.
🔟 İstihareyi ihmal etme, ama istihareyi araştırmanın yerine koyma. Önce elinden geleni yap (üniversite ziyareti, mezunlarla konuş, verileri karşılaştır), sonra Allah'a bırak tevekkül, sebeplere sarılmanın sonrasıdır.
Bir mahalle, bir gece, bir aile: 112 cenaze.
22 Kasım 2023 gecesi, saat 22:00'den sabah 06:00'a kadar. İşgal rejimi, Sabra Mahallesi'nde Hasayine ve Ebu Şeria ailelerinin sığındığı üç binayı art arda vurdu. Bir bina yıkıldı, hayatta kalanlar diğerine sığındı; o da vuruldu, üçüncüsüne toplandılar.
Sonra üçüncü bina da vuruldu.
Yaklaşık 300 kişiden oluşan bu iki aile, tek bir gecede enkazın altında kaldı.
Üç yıl.
Yardım ekipleri, işgal rejiminin engellemeleri yüzünden enkaza aylarca ulaşamadı. Nihayet 136 saatlik zorlu bir çalışmayla, 1 Ağustos'ta 112 naaş ve naaş kalıntısına ulaşıldı:
— 40'ı çocuk
— 38'i kadın
— 7'si engelli birey
Üç yıl boyunca beton yığınının altında bekleyen 112 insan, dün nihayet toprağa verildi. El-Şeyh Şaban Mezarlığı'na, Filistin bayraklarına sarılı tabutlarla, gül yaprakları eşliğinde uğurlandılar. Çocuklar tabutlara sarılıp ağladı.
Ve hâlâ 157 kişi o enkazın altında, üç yıl sonra bile bulunamadı.
Bir gecede bir mahalle. Bir ailenin üç kuşağı. Üç yıl beklemek, sadece toprağa verebilmek için.
Bu, "sayı"lardan ibaret değil. Bu, isimleri olan, gölgesinde oturduğu bir ağacı, sevdiği bir yemeği, bir gülüşü olan 112 insan.
#Gazze
HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı İmir: Filistin Konvoyu koruma altına alınmalı
📌 “Konvoyun hedefine güvenli bir şekilde ulaşmasını ümit ediyoruz”
📌 “Türkiye, bu kritik süreçte öncü bir rol üstlenmelidir”
📌 “Müslüman halkın güvenliği tam anlamıyla sağlanmalıdır”
📌 “Türkiye, çözüm adına ortak bir zeminin oluşması için çaba göstermelidir”
📌 “Hukuk dışı uygulamalar son yıllarda kritik bir noktaya ulaşmıştır”
Çocuklarımızı değerlerimizden ve medeniyetimizden koparmak isteyen sapkın 'Manifest' grubunun konserine geçit vermeyen Çorum Belediye Başkanı Sayın Halil İbrahim Aşgın’ı tebrik ediyorum.
Masum çocuklarımızı kirli ideolojilerine alet etmek isteyen bu anlayışa hep birlikte 'Dur!' diyelim!
Ayrıca bu sapkın grupların arkasındaki gizli eller, Epstein sapıkları da araştırılmalıdır.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in “Her Okula Bir Mescit” projesine karşı sergilediği öfkeyi halkımızın takdirine bırakıyorum.
Namaza, camiye, cumaya, cemaatlere ve tarikatlara yönelik saldırganlıkta hızını alamazken, konu laiklik savunuculuğu olunca Kemalistleri bile kıskandırarak 28 Şubat generalleriyle yarışıyorsunuz.
Öyle ki ideolojik akrabası CHP’yi hiç aratmıyor.
Kürt halkının büyük çoğunluğu dindar; camisine, cemaatine ve inancına bağlı mütedeyyin insanlardan oluşmaktadır.
Buna rağmen erkeği dönüştürme atölyelerinde Kürtleri kaba gösteren aşağılamalarla, camiye ve cemaate karşı takınılan bu tavır, Kürtlerin genetik kodlarıyla ve değerleriyle asla bağdaşmamaktadır.
Mustafa Kemal'i, Türkçülüğü, Öcalan'ın Putperest filozoflardan aşırdığı yalan dolanları inanç haline getirip açık hava ayinleri düzenliyorsunuz.
Ancak söz konusu Hz. Peygamber’in öğretileri olunca “Onu içinizde yaşayın” diyorsunuz.
O halde siz de kemalizminizi, sosyalizminizi, Öcalan'ın köhne felsefesini, komünal fantezilerinizi kendi içinizde yaşayın.
Niye milletimize dayatıyorsunuz?
Hz.Muhammed(sav) bizim yegane liderimizdir. Onun her emri bizim başımızın tacıdır.
Efendimizin emirlerini içimizde değil hayatımızın her alanında yaşamak istiyoruz.
Kimseye zorla 'Bizim gibi olun' demek gibi bir durum da söz konusu değildir.
ERKEĞİ DÖNÜŞTÜRME ATÖLYESİ!
Evet, şaka değil gerçek!
Öncelikle bilinmelidir ki ne erkek, ne de kadın hiçbir canlının haksızlığa uğramaması en öncelikli ilkemizdir.
Ancak; "Erkeği dönüştürme" söylemiyle Kürt erkeğini karalayan bir algı oluşturulması ve toplumun aile yapısına aykırı sapkın ideolojilerin dayatılması çok ilginçtir.
Eleştirdiğiniz "erkek egemen zihniyet" ile kastettiğiniz, eş başkanı olmayan Abdullah Öcalan olabilir mi?
Bizim erkeğin veya kadının dönüştürülmesine değil; insanın özüne, yani fıtratına dönmesine ihtiyacımız var. O öz ise aziz İslam’ın ta kendisidir.
Aziz İslam; adalettir, merhamettir, huzurdur, kadına da erkeğe de en güvenli limandır.
Altı yıldır ülkenin dört bir yanına yayılan Kültür Yolu Festivalleri için ayrılan devasa bütçeler, ne yazık ki manevi yozlaşmayı körükleyen geçici eğlencelere harcanıyor.
Geçim derdiyle boğuşan öğrenciler, huzurlu yuva kurmak isteyipte imkanı olmayan ve işsizlik sarmalında kaybolan yüz binlerce gencimiz var.
Bu kaynaklar gösterişe değil; doğrudan gençlerin istihdamına, geleceğine ve eğitimine aktarılmalı.
Birkaç günlük sahne ışıkları uğruna hem maddi kaynaklarımızı hem de bizi biz yapan manevi değerlerimizi hızla tüketemeyiz.
Kürt kadınının onur ve haysiyeti, senin yedi ceddini ihya eder.
Allah bir kimseden edebi ve haysiyeti alınca ortaya korkunç bir canavar çıkar.
Görüntüsü leş, konuştuğu leş, kahkahası leş, zihniyeti esfel-i safilin.
#RahmiKoçÖzürDile
Ben 47 yaşında bir uzman doktorum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Aslen Trabzonlu, doğup büyüdüğüm şehir ise Manisa. 21 yıllık meslek hayatımın 14 yılını Doğu Anadolu'da; başta Bitlis olmak üzere Van ve Cizre'de görev yaparak geçirdim.
Yıllar boyunca binlerce Kürt aileyle, binlerce Kürt kadınla karşılaştım. Şunu çok net gördüm ki; Kürt kadını her şeyden önce ailesinin, kültürünün ve onurunun temsilcisidir. Muayeneye çoğu zaman annesiyle, kardeşiyle, eşiyle ya da evladıyla gelirdi. Bunun sebebi bir doktora güvenmemek değil; yüzyıllardır taşıdığı örfün, edebin ve aile terbiyesinin bir yansımasıdır.
Bu yüzden Kürt kadınını konuşurken, onu siyasi tartışmalara ya da kişisel çıkarlara malzeme yapmak büyük bir haksızlıktır. Kürt kadını; yoklukta ailesini ayakta tutan, acıda dimdik duran, evladını büyüten, emeğiyle hayatı omuzlayan güçlü bir değerdir.
Bir insan konuşmadan önce sahip olduğu makamına, servetine ya da şöhretine değil; aynaya bakmalı, kendi ailesine bakmalı, kendi değerlerine bakmalıdır.
Çünkü bir toplumun namusu, kadınlarına gösterdiği saygıyla ölçülür. Kürt kadınının onuru da ne bir tartışmanın konusu olacak kadar küçüktür ne de birilerinin diline düşecek kadar değersizdir. O onur, yüzyıllardır dimdik ayakta duran bir halkın en kıymetli emanetidir. 🌹
Adını anmaya değmeyen edepsizin, espri kılıfıyla kadına ve Kürt kimliğine iğrenç saldırısını lanetliyorum.
Yaşanan bu çirkinlik, edebin, terbiyenin ve insanlığın parayla satın alınamayacak şeyler olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Mal zengini ama terbiye yoksulu densiz!
Haddini bil ve sus ki defoların ortaya saçılmasın, arzu edenler kalıbına bakıp seni adam sanmaya devam etsin.