1'İ ÖĞRETMEN 4 ÖLÜ...
***
🔺Kahramanmaraş Valisi:
Saldırıda 1’i öğretmen 4 kişi hayatını hayatını kaybetti. Saldırgan olay yerinde kendi hayatına son verdi. Saldırgan 8. sınıf öğrencisi.
Babası eski emniyetçi.
5 silah 7 şarjör ile okula gelmiş.
sizlere bir sığır cinsi daha tanıtmak istiyorum boz ırk belki de bilinen en eski sığır ırkımız. Sonradan üretilmiş ithal ineklere göre biraz az ama yağlı kaliteli süt verir. en önemli özelliği ise kendisini doğaya salın en zor şartlar altında soğuk sıcak Çamur hiç fark etmez kendi kendine yaşar hiçbir ek yemlemeye ihtiyaç duymaz. kendini doğadaki tehlikelere karşı korur. Her işini kendisi görür kendi ahırından çıkar geri gelir çok uysal ve akıllıdır, bakımı çok kolaydır doğum dahil her işini kendisi görebilir, işine karışılırsa agresifleşir. Bunların nesli tükeniyor neden biliyor musunuz? çünkü bu inekler olursa size her gün yem satamazlar.
47 sanık. Çoğu hemşire, birkaç doktor, ambulans şöförü falan... Evet "Yeni Doğan Çetesi" davası bu! Yetkililerden kimse yok, hastane sahibi, başhekim vs kimse yok. Bunun adı yargılama. Bu çetenin milyonlarca dolar vurgunu kimin ceplerine girdiyse onu yargılayacakken, piyonları yargılıyorlar göstermelik. Zaten bu bebekler ölürken ve SGK dolandırılırken, İstanbul İl Sağlık Müdürü olan ve açık sorumluluğu bu hastaneleri denetlemek olan insan şu an Sağlık Bakanı! #yenidoğancetesi #yenidoğancetesidavası
Ya adam ses yapiyor diye ufacik cocugu aliyor, once yumrukluyor, sonra havaya kaldirip cocugu beton zemine carpiyor! Öldürmeye vuruyor yere çocuğu! Çocuk beyin hasarı aliyor, yerde hareketsiz... Adam arkasını donüp gidiyor! Adalet devreye giriyor ve adam 10 güne serbest kaliyor. Yani bu nasıl ülke ya? Bu nasıl insanlık? Bu nasıl adalet? Bu nedir ya...
İzmir Barosu seçiminde Öcalan'ın"Jin Jiyan Azadi"sloganı atıldı.Gaziantep Barosu seçiminde bir avukat,Öcalan'ı överek anlattı.
Avukatlık cübbesini giyen teröristler hukuku çiğneyerek baroları terörün sözcüsü haline getiriyor.
Bu konu bir iç güvenlik meselesiyken neden susuluyor?
Tıpta Uzmanlık Sınavı sonucuna göre Asistan Hekim olarak atanmak üzere tercih yapacak olanların önüne konulan kontenjan listesi.
Türk kontenjanı düşük belirlenirken yabancılar için kontenjanlar daha fazla...
..
Bu ülkede TÜRK olmak suç hale geldi...
...
O nedenle biraz az dövün sağlıkçıları da bırakıp gitmesinler bu güzel ülkeyi.
Yakında ucuz hekim kadrosundan uzman olarak işe alınacaklar. Aynı inşaatları yapan ucuz işçi bulmuş gibi sevinecek hastaneler.
Ama
Uzmanlık oturduğun yerden reçete yazdırmaya benzemez.
Sonuçta 4 dakika nefes alamazsan ölüyorsun,
3 dakikada bitkisel hayata giriyorsun.
Kızmayın.
Gerçekleri yazıyoruz.
3-5 sene sonra hatırlamayalım bu tweeti de biz yanlış düşünmüş olalım.
-Devleti dolandırmak için mis kokulu bebekleri KATLETTİLER...
Hazırlanan iddianamede 19 özel hastanenin bu süreçten sorumlu olduğu bilgisi yer aldı. İstanbul'da pek çoğumuzun yolu bu hastanelerden geçmiştir. O hastaneleri bilmek hepinizin hakkı...
1- AKABE SAĞLIK TESİSLERİ
2-DOĞAMED SAĞLIK HİZMETLERİ
3-EKİP SAĞLIK HİZMETLERİ
4-GÜNEY HASTANESİ SAĞLIK HİZ.
5-MEDİLİFE SAĞLIK HİZMETLERİ
6-ÖZEL AVCILAR HOSPİTAL HASTANESİ
7-ÖZEL AVRUPA ŞAFAK HASTAHANESİ
8-ÖZEL BAĞCILAR MEDLİFE HASTANESİ
9-ÖZEL DOĞA HOSPİTAL
10-ÖZEL İSTANBUL ŞAFAK HASTANESİ
11-ÖZEL İSTANBUL ŞAFAK SAĞLIK HİZMETLERİ
12-REFİK ARSLAN SAĞLIK HİZMETLERİ
13-REYAP SAĞLIK HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ
14-SİLİVRİ KOLAN HASTANESİ
15-YONCA SAĞLIK HİZMETLERİ
16- MEDİSENSE SAĞLIK HİZMETLERİ ŞİRKETİ
17- GMZ SAĞLIK HİZMETLERİ
18- ÖZEL REYAP İSTANBUL HASTANESİ
19- ÖZEL TRG HOSPİTALİST HASTANESİ
Para için 12 bebeğin ölümüne neden olan "yenidoğan bebek çetesinin" kan donduran diyalogları ortaya çıktı:
Örgüt üyesi Hasan Basri G.: Mehtap çocuğu öldür, 50 satürasyonlu çocuk mu olur?
Hemşire Mehtap S.: Öldüreceğim de öldürsem de bir dert biliyorsun yani.
Hakan Doğukan T.: Sevk olacak hastayla ilgili bilgi var mı?
Hasan Basri G.: Kanka ben onu halledeceğim. Bugün bizim para yatsın en azından onu bir kurtaralım. Ondan sonra aile ile ameliyat için konuşacağım. 150 bin fiyat çekeceğim. Uygun mu?
Hakan Doğukan T.: Tamam ama hasta çok dayanmaz haberin olsun akciğerleri boydan boya kapanmış.
Hasan Basri G.: O çocuk ölecek rüyamda gördüm.
Hakan Doğukan T.: Satürasyonu ona kadar düşmüş yani çok dayanmaz sevkini hızlıca yapmamız lazım ölürse başımıza da sıkıntı olacak.
Hasan Basri G.: Doğukan sen çocuğu bugün yaşat tamam mı? Gidip babayla anayla görüşeceğim bugün parayı alacağım. Bugün bir alem yaparız o parayı bir kurtarayım.
Şırnak'ta elektriğin yüzde 85'inin kaçak olarak kullanıldığı ilçeye kaçak kontrol ekibi gelince, cami hoparlöründen "Kapınızı açmayın." anonsu yapıldı.
İzmir'de, 8 yaşından 13 yaşına kadar kuzeni ve yanında çırak olarak çalıştığı kuaför tarafından sistematik olarak tecavüze uğrayan 16 yaşındaki Cevdet Efe, failler beraat alınca intihar etti…
Cevdet Efe'nin babası:
— "Oğlum birkaç kez intihara teşebbüs etti. 'Oğlum, anlat, neyin var?' dedim. 'Baba anlatamam, dayanamazsın' dedi. En sonunda anlattı, çılgına döndüm."
— "Olayı kapatmamız, şikayetimizi geri almamız için sürekli tehdit ediyorlardı. Bir gün faillerden biri evimin önünde beni 6 yerimden bıçakladı. 10 yıl ceza aldı, af geldi, 1 yıl yatıp çıktı. Biz bu saldırılardan dolayı taşınmak zorunda kaldık."
— "Doktorların 'cinsel istismar olduğu' yönündeki raporlarına, Efe'nin beyanlarına rağmen sanıklar önce adli kontrolle bırakıldı, sonra beraat aldılar. Oğlum da canına kıydı. Hakim bana 'Sen istismarı gördün mü?' dedi. Düşünebiliyor musunuz? 'Sen gördün mü?' diyor."
(Esref Larsen)
Bugün poliklinikteyim. Biri yanaştı aniden. Hoca konuşabilir miyiz dedi. Konuşalım dedim ama hatırladım; ALKOL ve LYRİCA kötüye kullanımı olup madde psikozuna girip paranoyak düşünce kalıpları belirgin olan ve raporumda psikiyatriye yönlendirdiğim Nazilli Belediyesinde çalışan şahıs bu...Diyor ki "Hoca ben alkol ağzıma sürmem... Lyrica'da bel fıtığım için kullanıyorum. Sen uydurup uydurup yazmışsın ! Biz seni sıcakkanlı sanıp herşeyimizi söyledik, cümbüşümüze çağırdık ! Sen bizi alkol lyrica kötüye kullanımı var diye psikiyatriye yollamışsın!"
***Adam hem yerel yönetimin en etkin kurumu olabilecek yerde çalışıyor, benim bel fıtığım var ayağına 3er 5er lyrica pregabalin kullanıyor, hem de gelip hesap soracak cürete sahip... İş iyice zıvanadan ÇIĞRINDAN çıkmış durumda ! Rezaletin daniskası bu LYRİCA kullanımı... Her yer merdiven altı LYRİCA ve meth... Reçetesiz lyrica kapsüllerde meth bile var !
** Yine geçen kahvede oturmuş çay gahve içiyorum. Adam yanımda #Nazilli'de zibil gibi MERDIVENaltı satılan LYRİCA kapsülü çıkardı, nescafesinin içine 3-4 tane boşalttı ve içti... Ergenlik yaşına kadar düşmüş durumda; en korkunç olan bu ! Üstelik polikliniğime gelen, suça eğilimi olan ergenlerin tamamı meth kristal lyrica nedir biliyor. Rezaletin ivme kesmiyor...
*** Bakın 50 kez yazdım; #Nazilli sınırlarında çok fazla KRISTAL METH ve LYRİCA kötüye kullanımı var. Çocuk Ergen demeden her yere sızmış durumda ! Ben yazmaktan vazgeçmeyeceğim; hem raporlarıma hem buraya;tehdit edilsem dahi... Biri beni çekip vurursa sözüm TÜRK milletinedir: Hakkımı yerde koymayın ! Bu MADDE TUZAĞINA gençlerin ergenlerin düşmesine müsaade edeni de unutmayın.
***Birileri bu işten PARSAyı götürürken aileler "evlatlarım bulaşmasın" diye sürekli korku endişe içinde ! Ne zaman KIRMIZI BÜLTENSİZ bu soytarı torbacılar piyasadan toplacak ?
1878 yılında Girit'in nüfusu 300 bindi, bunun 120 bini Müslüman Türk, kalanı Rum'du.
93 Harbi Sonrası Girit için imzalanan Haleppa Sözleşmesi sonrası tanınan haklar ile birlikte Girit'e Yunanistan'dan göçmenler gelmeye başladı.
Gelenlerin çoğu tek erkekti.
Bu arada Haleppa Sözleşmesinde Girit'e Hristiyan vali atanabileceği ve asayişi sağlayacak Jandarmanın yerel halktan seçileceği gibi maddeler de vardı.
Haleppa Sözleşmesini takiben, Fotyadi Paşa, Sava Paşa, Kostaki Anthopulos Paşa, Nikolaki Sartinski Paşa gibi isimler bizzat 2. Abdülhamid tarafından sırasıyla Girit'e vali olarak atandılar.
Girit'e Hristiyan Rum valiler atanırken, aynı süreçte Girit'teki Hristiyan Kaymakamların sayısı Müslüman-Türk kaymakamların 2 misline çıkmıştı.
Harbiyeli Subaylar durumun vahametine dikkat çekerken, iktidardaki Abdülhamid ve yandaşları "bişey olmaz çok abartıyorsunuz" kafasındaydı.
Nihayet 1896 yılında Girit İsyanı patlak verdi.
Binlerce Müslüman Türk, yıllar boyunca Yunanistan'dan gelen o tek erkek çeteciler tarafından katledildi.
Girit'te oluk oluk Müslüman-Türk kanı aktı.
Subaylar Abdülhamid'e "Donanmayı yola çıkar gidip Girit'i kurtaralım" dedikçe Abdülhamid buna kulaklarını tıkadı, hatta donanmayı Haliç'e zincirledi.
Basına Girit konusunda sansür uyguladı, Girit kelimesini çağrıştırıyor diye "Geride" kelimesinin yazılması yasaklandı.
1897 yılına gelinip nüfus sayımı yapıldığında Girit'in nüfusu yine 300 bin çıkmıştı, lakin Müslüman-Türk nüfusu 70 bine düşmüştü.
Abdülhamid, Girit'te yaşanan katliamı basit bir "huzursuzluk" olarak görüyordu.
Ta ki Yunan Ordusu Girit'e çıkana kadar.
Neticede Yunanistan'ın Girit'e asker çıkarması ve Epir'i işgal etmesi ile Osmanlı, Yunanistan'a savaş açmak zorunda kaldı, Yunanistan'daki savaşları Osmanlı kazansa da Girit'te etkisiz kaldı ve yapılan barış antlaşması neticesinde Girit'e özerklik verildi.
Girit fiilen Osmanlı'ya bağlı olsa da artık elden çıkmıştı, Osmanlı garnizonu Girit'i terk etti ve Girit'in kaderi, Yunanistan tarafından atanan Hristiyan valiye ve garantör devletlere (İngiltere, Fransa, Rusya) bırakılmıştı.
1900 yılına gelindiğinde adanın nüfusu 305 bindi ve bu nüfusun sadece 33 bini Müslüman-Türklerden oluşuyordu.
Girit artık özerk bir cumhuriyetti.
1910 Yılında Girit meclisi Yunanistanla birleşme kararı aldığında adanın nüfusu 336 bin kişiydi ve bu nüfusun sadece 27 bini Müslüman-Türk nüfustu.
1913 Yılına gelindiğinde Yunanistan Girit'i ilhak ederek topraklarına katıyordu...
✴️✴️✴️✴️✴️
Görüldüğü üzere bugün ülkemiz topraklarında gerçekleşmekte olan Demografik İşgali biz tarihimizde yaşadık. Girit'te yaşananlar bunun en bariz örneğidir.
Dün Girit'te yaşanan demografik işgale kayıtsız kalan zihniyet, Osmanlı Devletini çöküşe sürükleyen zihniyetti.
Bugün de aynı zihniyet, Türkiye Cumhuriyetinin demografik işgaline kayıtsız kalıyor, hatta bu demografik işgali destekliyor.
Dün Girit nasıl önce özerk statüye kavuşup ardından birkaç yıl içinde elimizden çıktıysa, bugün de Türkiye'de aynı durumda olan hassas bölgeler mevcut.
BOP Kapsamında sürdürülen bu Demografik işgale sessiz kalmak vatana ihanettir.
Ülkemizde bugün şahit olduğumuz demografik işgal halkımıza "savaştan kaçan mazlumlara kucak açıyoruz" diye pazarlanıyor ne yazık ki, tarihi gerçekler ışığında tehlikenin boyutuna dikkat çeken insanlar ise "ırkçı ve faşist" söylemleri ile yaftalanıyor.
Ne diyor Namık Kemal Hürriyet Kasidesinde?
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar,
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletden.
Ey Türk Milleti, bu gaflet uykusundan uyan artık...!!!
#Demografikİşgal #SuriyelilerSuriyeye #ÜlkemdeSığınmacıİstemiyorum #tarih
Eyüp canisi #muratözdemirtutuklansın 30dan fazla kediyi kezzapla yakti, bilerek suratlarına gözlerine kezzap atti, ömür'ü defalarca bıçakladı. Tam 8 kedinin tedavisini arkadaşlarım ve ben ustlendik. 2 aylık yavrunun tüm vücudu dikilmek zorunda kaldı, acı çeke çeke gözlerimizin önünde öldü. Bu adam ne zaman ceza alacak! Aylardır hiçbir şey olmuyor. 21 şubat çarşamba günü saat 09.45'te 60. asliye ceza mahkemesinde davası görülecek. Desteklerinizi bekliyoruz.
Dün bir kediye işkence edildi.
Kedinin öldürülme anlarının görüntüleri bile var. Kedi öldü, adama iyi hal indirimi verdiler ve serbest bırakıldı.. Neyin iyi hali?
Çocuğunuza sahip çıkın, ne olur, ne olmaz, şahıs serbest bırakıldı uyarıyoruz.
#ibrahimkeloğlantutuklansın
Kardeşlerim, en büyük boykot çalışmasına başlıyoruz.
Tüm gücümüzle destek olup yayalım olur mu?
Etiketimiz👉 #TroyKartaGeçiyoruz
yahudi sermayesinin en büyük geliri finansal ödeme sistemleridir. Bu sayede yaptığımız bütün harcamalardan paylarını alırlar. Bu ödeme yöntemleri alanında yapacağımız boykot, siyonistlere vurulacak en büyük darbedir. Başlıyoruz👇
Visa Kart, 1958'de dünyanın en büyük yahudi bankası Bank of America tarafından üretilmiştir. Komisyon oranı yüzde 1,2-1,5 arasıdır. Yıllık kazancı 32 Milyar Dolardır.
Master Kart, 1966'da Amerika’da birkaç bankanın birlikte çıkardığı yahudi sermayesi ürünüdür. Komisyon oranı yüzde 1,28-1,48 arasıdır. Yıllık kazancı 24 Milyar Dolardır.
Dünyada kullanılan kredi kartı sayısı 2.8 Milyardır. Türkiye’de ise 108 Milyon kredi kartı vardır. 2022 yılında ülkemizde kredi kartı ile 1.9 Milyar Dolarlık alışveriş yapıldı.
Kredi kartı ile yaptığımız tüm alışverişlerden hem kartın sahibi olan banka, hem de kartın bağlı olduğu Visa ve Mastercard gibi ödeme sistemleri komisyon alır. Yani çektiğimiz her karttan yahudi sermayesi en az yüzde 1,2 oranında para kazanır.
Ülkemizde neredeyse herkesin kredi kartı ile alışveriş yaptığını düşünürsek bu dehşet bir sayıya tekabül ediyor. Zaten nakit para hayatımızdan çıktı sayılır. Amaç da buydu. Tamamen sisteme bağlı bir ekonomi oluşturmak. Böylece tüm parayı yönetebilecekler ve istedikleri an yaptırım uygulayabilecekler. Kölelik bu!
Bu işin tek çözümü nakit para ile alışveriş yapmak ama maalesef pratik gelmiyor artık. Piyasada nakit dönmeyince de bankalara yani küresel sermayeye muhtaç kalıyoruz.
1990'da 13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığı ile kurulan Bankalararası Kart Merkezi, 2015'te Troy (Türkiye Ödeme Yöntemi)’ni kullanıma sunmuştur.
Komisyonların ülkemizde kalmasını isteyenler bankalarını arayarak Troy ödeme sistemli kart isteyebilirler. Bu şekilde kredi kartımızı aynen kullanabiliriz. Hiçbir değişiklik olmuyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Troy ödeme sisteminin yönetimindedir ve hissedarıdır. Mevcut kartlarımızı Troy ile değiştirelim, Visa-Masterkartları iptal edelim.
Bizler yerli ürün dahi alırken Visa-Mastercard kullanırsak yine yahudiye para kazandırmış oluruz. Yine onların değirmenine su taşırız. Boykotu yapacaksak tam yapacağız. Darbeyi yüreklerinin tam ortasına indireceğiz.
Hatırım varsa lütfen bu postu her yerde paylaşın. En büyük boykot bu kart işinde. Lütfen duyurmadık okutmadık ikna etmedik kimse bırakmayalım. Şehit olan çocukların ahı bizi bırakmaz.
Yapacağımız tek şey bankalarımızı aramak ve Troy ödeme sistemli banka kartı ve kredi kartı talep etmek. Sonrasında da visa ve mastercard olanı iptal etmek. Yıllık aidatlar, kullanım bedelleri vs direk yahud*ilere gidiyor çünkü. Kredi kartı borcumuz varsa aynen devam eder hiçbir değişiklik olmaz.
Önceki kartımızla ne yapıyorsak her şeyi aynen yapabiliyoruz. Kullanım ve imkan açısından hiçbir farkları yok sadece komisyon ülkemizde kalıyor. yahu*diye gitmiyor. Ee daha ne olsun güzel kardeşim.
Beş dakikalık bir telefon dahi edip şunu yapamayacaksak bize de yazıklar olsun!
Ben yolu gösterdim dün zira ne Cola ne Starbucks en önemli kaynak her zaman finans sistemi idi...
Yerli sistem Troy altyapısına her banka borcunuz dahi olsa sizi geçirmek zorunda...
Oldu ki direndiler diyelim, yapacağınız şey kartı kaybettim diyerek kapattırmak ve yenisini Troy ile istemek...
Sizi zorlayacak tek şey yurt dışı olabilir onun için de tek Mastercard tutun elinizde size yeter...
Bunu yaparken de mevcut kartınızın sistemi değişir sadece tüm taksitlerinizi ve ödeme planınızı bankalar AYNEN KORUMAK ZORUNDADIR...
Bu yüzden dünden beri ne tehditler ne de iftiralar bitmiyor...
Başıma gelecek herşeyden İsrail İstanbul konsolosluğu ve bağlı istihbarat birimleri sorumludur...
#FreePalestineNow
#Gaza
#GazaGenocide
#troykartageçiyoruz