Bir konuya açıklık getirelim:
TCMB’nin piyasa yapıcı (PY) bankalarla yaptığı düzenli (aylık) toplantılar, içerik ve amaç itibarıyla uluslararası yatırımcı toplantılarından tamamen farklıdır. Para politikası görünümünden ziyade ağırlıklı olarak piyasa gelişmeleri ve piyasaların etkin işleyişine dair konular ele alınır. Bu toplantılara genellikle Hazine iş birimlerinin orta düzey yöneticileri katılım gösterir. TCMB tarafında bu toplantılara Başkan düzeyinde katılım olmaz.
Düzenli toplantılar dışında yine PY banka GM’leri veya Hazine GMY’leri düzeyinde toplantılar yapılabilir. Doğal olarak TCMB katılımı da üst düzey olur. Bu toplantıların içeriği ve amacı da uluslararası yatırımcı toplantılarından farklıdır.
25 Mart’ta PY bankalarla uluslararası yatırımcı toplantılarına benzer içerikte bir toplantı yapılmadı. Hatta bildiğim kadarıyla bu tarihte banka GM-GMY’leri düzeyinde bir toplantı da olmadı. Olsaydı Akbank Baş Ekonomisti olarak bilgim olurdu.
İş dünyası örgütleri ayakta uyuyor, havanda su dövüyor.
Yaklaşan hatta burnunun dibine gelen hiç bir tehlikeyi göremiyor.
İçerideki yüksek faiz , enflasyon, durgunluk ortamına ilaveten dış dünyadan gelen tehditleri ya göremiyor ya da görmek istemiyor.
Yapısal olarak zaten verimsiz ve ucuz iş gücüne dayalı olan endüstrimiz, değişimini gerçekleştiremediği ve hatta planlayamadığı için aşağıdaki tehditlerin yaratacağı fırtınada ağır yara alacağının farkında değil.
1- En büyük tehdit ölçek ekonomisinin rüzgarını da arkasına almış Çin endüstrisi. 10 yıl içerisinde bu ekonomi ile başedebilecek çok az sanayicimiz kalır.
2. büyük tehdit başta Almanya olmak üzere EU nun ciddi oranda nitelikli insana ihtiyaç duyması.
Sadece Almanya da önümüzdeki 5 yılda 6 milyon kişi emekli olacak ve Almanya yılda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayacak.
Bu da demek oluyor ki ülkemizden çok sayıda batıya istihdam göçü olacak.
3. büyük tehdit eğitim sistemi. Dünya kendi nufusunu nasıl çok daha nitelikli hale getirebileceğini konuşurken biz okumuş vasıfsız yetiştiren sistemimizi yenileyemiyoruz.
4. büyük tehdit ise endüstrimizin verimsizliği. Bu noktada hem girişimcimiz hem de kamu otoriteleri yanlış yolda, sadece bu tehdit bile bizi dünya ile rekabet edemez hale getirmeye yeterli.
Hep beraber kayıkçı kavgasına devam.
Jamie Dimon da hissedarlara yazdığı 2022 mektubunda üstü kapalı olarak yüksek faiz dönemindeki şirket değerlemesi ile geride kalan düşük faiz dönemindeki şirket değerlemesi farkına örnek vermiş.
ABD tahvilleri ile hisseler arasındaki kopukluğa bir örnek daha…
DİDEROT ETKİSİ
Fransa’nın 18. YY yazarlarından olan aydınlanma filozofu Denis Diderot, büyük bir borç batağına düşer. Onun bu perişan hali, Rus Çariçesi Katerina’nın kulağına kadar gider.
Adamın biri müslüman mezarlığına ölü bir köpeği gömer, görenler onu, zamanın kadısına şikayet ederler.
Kadı adamı çağırır ve işin aslını sorar.
Adam: Doğrudur, öyle yaptım, çünkü; köpeğin bana vasiyeti böyleydi, onun vasiyetini yerine getirdim der.