Fizyoterapistlerin Serbest Çalışma Hakkı CNN Türk Ana Haberde! (@cnnturk)
Fizyoterapistlerin yıllardır beklediği ve büyük mücadelelerle elde ettiği Serbest Çalışma Yönetmeliği üzerine, meslektaşlarımızı bilgilendirmek amacıyla CNN Türk Ana Haber bülteninde önemli açıklamalarda bulunan, Türkiye Fizyoterapistler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fzt. Nafiz Koparan’a teşekkür ederiz. (@nfzkprn)
Bu değerli haberi ekranlara taşıyan CNN Türk muhabiri Gökçe Tümer’e de mesleğimiz adına teşekkür ediyoruz. (@gokcetumer)
Türkiye Fizyoterapistler Derneği olarak mesleğimizin gelişimi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
Saygılarımızla
TÜRKİYE FİZYOTERAPİSTLER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU
@DrYerebakan Sayın vekilim Desteğiniz biz Fizyoterapistler için çok önemli, tek isteğimiz sağlık sisteminde rolümüzü oynamak ve insanlara faydalı olmak, teşekkür ederiz.
En son meslektaşlarımı aşağıladığınız gün yönetmelik çalışmalarını başlattık, biz bilimsel temeli olan ve serbest çalışma yetisi olan meslek grubuyuz, hep beraberiz ve güçlüyüz.
Bizi yok görmek size birşey kazandırmaz daha çok şey kaybettirir. Biz uzlaşmaktan ve iletişimden yana oldukça; içinizden bir grup hekim hakaret ve aşağılamayı tercih ediyor.
Artık karşınızda güçlü bir @TFD1969 var. Tüm planlarınızı ona göre yapın.
Kamuoyuna ve Değerli Sağlık Mensuplarına Duyurumuzdur
29.03.2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan “Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik” ile ilgili olarak, bazı uzmanlık derneklerinin yaptığı açıklamalar ne yazık ki kamuoyunu yanıltıcı, bilimsel temelden uzak ve yasal gerçeklerle çelişen ifadeler içermektedir.
Bu nedenle, hem meslektaşlarımızı hem kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğumuzla aşağıdaki düzeltmeleri yapmak zorunlu hale gelmiştir:
🔹 1. “Fizyoterapistler ancak hekim gözetiminde çalışabilir” iddiası tamamen yanlıştır.
Fizyoterapistler, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Ek 13. Maddesi kapsamında bağımsız mesleki uygulama hakkına sahip sağlık meslek mensuplarıdır.
Yıllardır özel merkezlerde, hastanelerde ve evde bakım hizmetlerinde bağımsız olarak hizmet vermekte, sağlık sistemi içinde etkin rol üstlenmektedirler.
Bu yetkinliği yok sayan ifadeler yalnızca gerçeği çarpıtmakla kalmamakta, aynı zamanda fizyoterapistleri itibarsızlaştırma amacı taşımaktadır.
🔹 2. “Fizyoterapistler tarafından yapılacak uygulamalar halk sağlığını tehlikeye atar” söylemi, bilim dışı ve mesnetsiz bir iddiadır.
Fizyoterapistler, lisans düzeyinde 4 yıllık bir sağlık eğitimi alarak mezun olan, klinik bilim temelli uygulamalar yapan ve uluslararası literatürde yeri olan profesyonellerdir.
Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde fizyoterapistler, bağımsız uygulayıcılar olarak çalışmakta, hastaların fonksiyonel yaşam kalitesini artırmaktadır.
Bu meslek grubuna “sakatlık yaratır” veya “geri dönülmez zarar verir” gibi iddialarda bulunmak hem etik dışıdır hem de meslekler arası nefreti körükleyici niteliktedir.
🔹 3. “Bu yönetmelik denetlenemez alanlar yaratıyor” iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır.
Yönetmelikte sağlık meslek mensuplarının çalışabileceği alanlar, uyması gereken standartlar, kullanılabilecek cihazlar ve yetki sınırları açıkça tanımlanmıştır.
Ayrıca her sağlık meslek mensubu gibi fizyoterapistler de Sağlık Bakanlığı’nın denetimi altındadır.
Bu kurumlar ruhsatlıdır ve denetim dışı alanlar oluşturmamaktadır.
🔹 4. Tıp dışı meslek gruplarının hak kazanması, tıp uzmanlarının hakkını ortadan kaldırmaz.
Mesleklerin gelişmesi, birbirinin alanını çalmak değil; toplum sağlığına birlikte hizmet etmenin önünü açar. Bugün binlerce fizyoterapist, fiziksel tıp hekimleriyle tam bir iş birliği içinde, ekip ruhuyla çalışmaktadır.
Ne yazık ki bu yönetmelik sayesinde fizyoterapistlerin yıllardır beklediği bağımsızlık hakkı tanındığında, bazı hekim gruplarının bunu kendi alanlarına tehdit gibi görmesi mesleki dayanışma adına kaygı vericidir.
🔹 5. Bu açıklamalar, hem sağlık çalışanları arasında ayrımcılığı körüklemekte hem de kamuoyunu yanıltmaktadır.
Bu tür ifadeler, özellikle halk sağlığını düşündüğü iddiasıyla kamuoyunu yönlendirme amacı taşısa da gerçekte kendi mesleki ayrıcalıklarını koruma çabasıdır.
Sağlık sisteminin güçlenmesi için tüm sağlık meslek mensuplarının eşit haklara, etik temelli iş birliğine ve mesleki saygıya ihtiyacı vardır
📌 Sonuç olarak;
Türkiye Fizyoterapistler Derneği olarak:
•Bilimsel, etik ve hukuki temellerle desteklenmeyen bu açıklamaları kabul etmiyoruz.
•Yönetmeliğin halk sağlığına zarar verdiği yönündeki iddiaların spekülatif olduğunu,
•Meslekler arası çatışma değil, dayanışmanın sağlık sistemini geliştireceğini,
•Ve fizyoterapistlerin mesleki haklarının yasal zeminde güvence altında olduğunu tüm kamuoyuna ilan ederiz.
Tüm meslek kuruluşlarını, bu ülkenin sağlık sistemine katkı sunmak isteyen fizyoterapistlere karşı düşmanca değil, iş birliğine açık bir dille yaklaşmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla,
K. Zafer Aksungur
Türkiye Fizyoterapistler Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
@TFD1969@saglikbakanligi@drmemisoglu@suayipbirinci
Fiziksel fonksiyon değerlendirmesi ve rehabilitasyonu, fizyoterapistlerin temel yetkinlik alanlarından biridir ve bu sevk sistemi bilimsel ve uluslararası standartlarla tamamen uyumludur. Dünya genelindeki uygulamalar da bunu açıkça desteklemektedir.
Örneğin; ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya gibi gelişmiş sağlık sistemlerine sahip ülkelerde, fizyoterapistler hastaları doğrudan değerlendirme ve tedavi etme yetkisine sahiptir. Bu yetki, fizik tedavi hekimlerinin görev alanına müdahale etmek amacıyla değil, multidisipliner bir ekibin etkin bir üyesi olarak hizmet vermek amacıyla verilmiştir. Amaç, sağlık hizmetlerini daha hızlı, birey odaklı ve ekonomik bir şekilde sunmaktır.
Dünya genelinde 80'den fazla ülkede fizyoterapistlere doğrudan erişim hakkı tanınmıştır (Tablo👇). Bu sistem, hastaların uzman fizyoterapistlerle doğrudan iletişime geçmesini sağlayarak sağlık hizmetlerinde gereksiz zaman kaybını ve bürokratik süreçleri ortadan kaldırır. Örneğin, basit bir "Kalk ve Yürü" testi için bir hastayı önce FTR hekimine yönlendirmek yalnızca süreci uzatacak ve kaynak israfına yol açacaktır. Çünkü FTR hekimi de bu testi uygulamak yerine hastayı tekrar fizyoterapiste yönlendirecektir. Dolayısıyla, fizyoterapistlerin bağımsız hareket etmesi, hem sağlık sisteminin yükünü hafifletir hem de hastalara hızlı ve etkili bir hizmet sunulmasını sağlar.
Fizyoterapistlerin mesleki otonomileri, kapsamlı eğitimleri ve uzmanlık alanlarına dayanmaktadır. Eğitim süreci boyunca, hastaların fiziksel fonksiyonlarını bağımsız olarak değerlendirme ve tedavi etme becerileri kazandırılmaktadır bizlere. Bu yetkinlik, sağlık hizmetlerinde etkinliği artırırken, fizyoterapistleri multidisipliner ekiplerin önemli bir parçası haline getirir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Rehabilitasyon 2030 Girişimine baktığımızda, fizyoterapistlerin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rollerinin genişletilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Bu girişim, fizyoterapistlerin yalnızca sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmadığını, aynı zamanda sağlık sistemlerini daha sürdürülebilir hale getirdiğini vurgulamaktadır. DSÖ, fizyoterapistlerin bağımsız çalışmasının, rehabilitasyon hizmetlerine erişimi artıran ve sağlık sistemlerindeki yükü hafifleten bir çözüm olduğunun altını çizmektedir.
Sonuç olarak Fizyoterapistler, sağlık hizmetlerinde birey odaklı, bilimsel ve mesleki temellere dayalı bağımsız uygulama yetkileriyle, hem hastalar hem de sağlık sistemleri için vazgeçilmezdir. Gelişmiş ülkelerde bu uygulamalar yaygınlaşmış ve etkileri kanıtlanmıştır. Türkiye'de de bu yönde atılan adımlar, sağlık hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunulması için kritik önemdedir. Fizyoterapistlerin rollerini genişletmek yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda halk sağlığı için bir çözüm olarak görülmelidir.
Fizyoterapistler olarak, yalnızca tüm dünyada bilimsel ve uluslararası standartlarla kabul edilen mesleki yetkilere sahip olmak istiyoruz.. Hekimlerin yetki alanlarına müdahale etme gibi bir amacımızın olmadığını devamlı anlatıyoruz ve anlatmaya da devam edeceğiz.
@pusholder Köfteci Yusufun müşterisi bol iyi para kazanıyor. Para kazanan göze battığı için mekana çökmeye çalışıyorlar kendi adamlarını atayacaklar oraya da özet bu.
Sevgili Dostlar,
Son dönemde ülkemizde sokak hayvanlarının sayısındaki artış ve bazı talihsiz saldırılar hepimizin gündeminde. Bu durumun çözümü olarak, yetkililerin bütün sokak hayvanlarını toplatıp uyutma kararı alması, benim gibi pek çok insanı ve sanatçıyı derinden yaralamaktadır. Dini ve manevi inançların içinde, okulda ailemizde bizlere hayvan sevgisi aşılandı; dogal olarak şimdi bu karar karşısında büyük bir üzüntü içerisindeyiz.
Maalesef, bazı çevreler bu konuyu siyasi bir meseleye dönüştürmeye çalışıyor ve sanki bu duruma üzülmek suçmuş gibi davranıyorlar. Bu tavır, toplumumuzu ikiye bölüyor. Oysa, hepimizin ortak amacı daha makul ve insani çözümler bulmak olmalıdır.
Evet, ben de bir hayvansever olarak sokaklarda başıboş, aç ve susuz hayvanlar görmek istemiyorum. Bu hayvanlar bazen saldırgan olabiliyorlar ve bu da toplumumuzda haklı endişelere yol açıyor. Ancak, toplama ve uyutma gibi acımasız yöntemler yerine, daha insani çözümler üretebiliriz.
Barınakların sayısını artırmak, kısırlaştırma kampanyaları düzenlemek, gönüllü hayvanseverlerin desteklenmesi gibi çözümler üzerinde durabiliriz. Bu yöntemler hem hayvanların yaşam hakkına saygı duymamızı sağlar hem de toplumun güvenliğini temin eder.
Hayvanlar da bizim gibi bu dünyanın birer parçası. Onların yaşam hakkını koruyarak, insanlık onurumuza yakışır şekilde hareket etmeliyiz. Hep birlikte daha iyi çözümler bulabileceğimize ve bu süreci daha insani yöntemlerle yönetebileceğimize inanıyorum.
Bu sürece katkıda bulunmak ve bununla birlikte her alanda daha güzel bir geleceğe adım atmak için hepimiz çok daha duyarlı olmalıyız.
Saygı ve Sevgilerimle ❤️
#YasayıGeriCek
Sayın bakanımız @drfahrettinkoca , @saglikbakanligi sadece doktorların mı bakanlığı yoksa biz sağlık profesyonelleri ile de ilgileniyorlar mı?
Aylardır hazır olan yönetmeliğimizi bürokratlar sizlere iletmiyorlar. Sizin de bilginiz olan serbest çalışma yönetmeliğimiz bazı kişilerin engellemesi ile bekletilmektedir.
Anayasal ve hukuksal haklarımızı istemekten başka bir talebimiz yoktur. Sizin bu konudaki hassasiyetinizi biliyoruz ve desteğinizi bekliyoruz.
Saygılarımızla
@TFD1969@Emre_Caliskann@tcbestepe@sagliklicozum@avabdullahguler@halisdalkilic