Cumhuriyet Halk Partisi temsilcileriyle Parti Genel Merkezi’mizde ve Meclis Grup Başkanlığı’nda bayram vesilesiyle dayanışma ziyaretlerinde bir araya geldik.
Saray’a ve kayyumlarına karşı omuz omuzayız.
Birlikte direneceğiz, birlikte kazanacağız!
Mutlak butlan kararıyla ana muhalefet partisine Saray eliyle kayyum atanma girişimine karşı CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen buluşmanın ardından; dayanışmayı büyütmek, süreci değerlendirmek ve desteklerini iletmek üzere Parti Sözcümüz Önder İşleyen, MYK üyelerimiz Göksu Cengiz ve Sercan Dede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile bir görüşme gerçekleştirdi.
#OmuzOmuza
Bursa’da yürüyoruz!
Bu sömürücü karanlık düzene karşı, halkın birleşik mücadelesini sokak sokak, meydan meydan örgütleyerek direneceğiz.
Haklarımızı ve özgürlüklerimizi birlikte savunacağız!
“THKP-C ve Mahir Çayan Türkiye devrimci hareketini uzun yıllar etkisini sürdüren sağ bir anlayıştan kopartan özgün bir devrimci çizgi yaratmıştır.
*
THKP-C’nin yenilgiye sürüklenerek dağılmasındaki önemli faktörlerden biri 12 Mart sonrası yaşanan ayrılık olmuştur.
12 Mart sonrasındaki gelişmeler karşısında Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga’nın başlangıçta İhtilalin Yolu başlıklı bildiride tespit edilen görüşleri terk ederek başlattıkları ayrılık, THKP-C’nin kurucuları olmaları nedeniyle, etkisini cezaevi ve mahkeme süreçlerinde de göstererek hareketin dağılmasına yol açtı.
Mahir Çayan’ı maceracılıkla suçlayarak, başlarına gelen “kişisel felaketlerden” sorumlu tutan bir teslimiyet çizgisinde kimileri aklını yitirdi, kimileri de yolunu...
*
THKP-C ve içindeki ayrılık 12 Mart sonrası gelişen devrimci hareketler açısından da bir “turnusol” işlevi görür. THKP-C’nin örgütsel varlığı sona ermiş olsa bile Mahir Çayan’ın ideolojik görüşleri canlılığını korumaya devam eder.
Kızıldere sonrasında Türkiye’de yeni bir siyasal dönem başlamıştır. Mahir Çayan ve arkadaşlarının direniş ruhundan etkilenen yeni bir devrimci kuşak, cezaevlerinde Mahir Çayan saffında yer alan ve mücadeleye devam edenlerle buluşur.
Devrimci Yol, özgün bir siyaset anlayışı ve teorik köklerini aldığı Mahir Çayan’ın düşüncelerini geliştirmiş ve ete kemiğe büründürmüştür.
*
Bugün hala gençlik mücadelelerinde iş yeri komiteleri üzerinde yükselen sendika direnişlerinde, kamu çalışanları hareketinin örgütlenmesinde, köylü mitinglerinde bir direniş hattı örülüyorsa bunun onuru kuşkusuz 12 Mart mahkemelerinden bugüne devrimci bir çizginin savunulmasında aranmalıdır.”
YUSUF TEKİN İSTİFA!
Öğretmen Fatma Nur Çelik, defalarca dile getirdiği “güvenliğimiz tehlikede” uyarılarına rağmen gerekli önlemler alınmadığı için hayatını kaybetti.
Bu ölüm bir “kader” değil; ihmalin, sorumsuzluğun ve eğitim sistemindeki çürümenin sonucudur.
Okullarda öğretmenler güvende değil. Şiddet artıyor, liyakat yerine sadakat esas alınıyor, sorunlar halının altına süpürülüyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, gerçek sorunlara çözüm üretmek yerine, “selefi marşları” eşliğinde çocukları din üzerinden ayrıştırmakla meşgul!
Çocukların, öğretmenlerin güvenliğini sağlayamayan; okulları bilimden, laiklikten ve kamusal sorumluluktan uzaklaştıran bir bakan o koltukta tek bir gün daha oturmamalıdır.
Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir!
#YusufTekinİstifa