Bir süredir ilgimi çekmeyen tweetler atan, rt'leyen hesapları ya sessize alıyor ya da takipten çıkıyorum. Eğer unf olduğunuzu görürseniz kişisel algılamayın sadece ilgi alanlarımız farklıdır. Size de tavsiye ederim.
Fenerbahçe'ye dair son bir şey yazıp bu defteri kapatayım; Burada defalarca dediğim gibi Fenerbahçe'nin bu kongre yapısıyla değil başarılı olmak varlığını sürdürmesi dahi imkansız. Bitmiş bir şeyin peşinden koşulmaz, ona bağlanilmaz. Ne dediğimi 3-4 aya kadar anlarsınız
çalhanoğlu hamlesinin de gelmesiyle birlikte seçimle ilgili hiç endişem kalmadı. safi seçilirse zaten arkamıza yaslanır şu kadroyu izleriz, aziz seçilirse de bu kadar vaade rağmen vaatsiz aday seçip sakarya çetesine kulübü teslim edenlerin başarısızlığına sene boyu kahkalarla güler, yedikleri her gole gol diye bağırırız. maalesef bu kadar aptallık işi o noktaya getirir bu saatten sonra.
@vekilkarakurt Mecliste grup kurduktan sonra bu şartın önemi yok, 1 hafta önce bile kurulsa olur parti (iyi parti nasıl girdi ilk seçimine bakabilirsiniz)
Aquaporin-4 and MicroRNA Expression in Meningiomas: A Tissue-Level Exploratory Analysis https://t.co/GMFtjrSJ4G #mdpibiomedicines@Biomed_MDPI aracılığıyla
@SaltukBuraErde1 Beşiktaş’ı ne hale getirdilerse Fenerimizi de o hale getirecekler. 6 ayda bir kongre 3 ayda bir td değiştiririz. Aziz Yıldırımın vaat ettiği tek şey 2018 yılında kaldığı yere geri dönmek, yani bataklığa.
İnsanlar müsaitliği sadece zaman sanıyor. Evdesin diye, telefonu gördün diye, cevap verecek halde olduğunu düşünüyorlar. Oysa insanın bazen vakti var ama tahammülü yok. Her görünen boşluk, herkese açık bir kapı değil.
İktisatçı Özge Öner:
- Ayda 20-30 bin lira artırarak ne yapabilirsiniz? Araba mı alabilirsiniz, ev mi alabilirsiniz? En fazla 2-3 günlük bir tatile kaçabilirsiniz.
- Bu durumdayken orta sınıfını rehabilite edebilmiş bir örnek yok. (Röp: İlke Gürsoy)
@jaydenbahceli Rize maçında olmayan faulden yediğimiz gol sonrası Ali Koç yönetimi çıkar göstermelik bile olsa bir iki şey derdi, bunlar “şikayet etsek nolcakki, ne değişecek ki” dediler utanmadan.
Jöleli, stajyer hoca, artist, yumuşak, Alman köylüsü, zayıf karakter, tazminatçı…
Löw'e Türk medyasında takılan lakaplardı…
"Almanya kupası ve Kupa Galipleri Kupası (dönemin UEFA Ligi) kazandım. Bunlar stajyerlikse ben bu işi iyi yapıyorum" demek zorunda kaldı.
Dayanamadı çünkü. Kovuldu.
"Jölesini sürdü gitti" diye manşetler attılar arkasından. Dalga geçtiler Hıncal Uluçlar.
2014'de, dünya futbolunun zirvesinde, ellerinde Dünya Kupası ile poz veriyordu kameralara.
Boşuna "bu camia iyi şeyleri hak etmiyor" demiyoruz.
Sonra gider "büyü mü var statta" diye aptal aptal gezersiniz ortalıkta…