2022’de yazdım.
Yunan harbi öncesi Mısır Ordusu güçlendirildi dedim.
Hint Ordusu Ege’ye getirildi dedim.
Arap dünyasının hac üzerinden yeni bir hatta çekilmek istendiğini söyledim.
Bazıları abartı dedi. Bazıları dalga geçti.
Oysa ben sonuçları değil, kurulumları yazıyordum.
Her şey 2023 öncesi halledildi derken kastım şuydu Taşlar yerleştirildi.
Ordular konumlandı.
İttifaklar sessizce dizildi.
Yeni bir inanç dili, yeni bir siyasal zemin, yeni bir ekonomik hat hazırlandı.
Şimdi soruyorlar Türkiye nerede?
Efendim…
Türkiye yok sananlar haritanın kenarına bakıyor.
Oysa merkez sessizdir.
İran’da olanlar devam edecek.
Bu bir kıvılcım.
Ama asıl hedef coğrafyanın tamamı.
Orta Doğu yeniden şekillenirken Türkiye’nin dışarıda kalması mümkün değil.
Çünkü bu topraklar geçiş kapısı değil sadece,
denge mühürüdür.
Riskli dönem diyorum çünkü merkezde durmak baskı çeker.
Enerji yolları, boğazlar, ticaret hatları, askeri denge…
Hepsi bu coğrafyadan geçiyor.
Türkiye için bu bir son hikayesi değil.
Bu bir kader sıkışması.
Bazen milletler zorlanarak büyür.
Bazen ekonomik dalga bilinç uyandırır.
Bazen dış baskı içeride omurga kurdurur.
2022’de yazılanları bugün yeniden okuyun.
Ne demek istediğimi şimdi daha net anlarsınız.
Çünkü bazı süreçler aniden başlamaz.
Yıllar önce kurulur.
Ve zamanı gelince görünür olur.
Asıl soru şu Biz bu dönüşümü korkarak mı izleyeceğiz,
yoksa hazırlıklı mı karşılayacağız?
Perde kapanmadı.
Sadece sahne değişiyor.
"Biri o toplantıyı kayda almış.
2005'te kayıtları ele geçirdim.
Sonuç kâbustu.
Toplantıyı düzenleyen ve bizi korumakla görevli bu kuruluşlar diyorlardı ki, aşılarımız kesin olarak otizme sebep oluyor."
Asıl bunları konuşmalıyız...
https://t.co/BaWZXkAQ8R
dsö terör örgütü eski başkanı fauci’nin bütün rezaletleri ortaya çıktı.. bunak bidon affetmese hapisten çıkamazdı. peki onun dediklerini bizde kamuya ve hastalarına tedavi olarak sunan karaktersizler şu an nerede?
Pandemi, bilimin ve tıbbın en karanlık dönemidir
▶️Önce büyük bir korku kampanyası yapıldı.
▶️Çocuklar süper bulaştırıcı ilan edildi.
▶️Paketler dezenfekte ettirildi.
▶️Ayakkabılar kapıda çıkarttırıldı.
▶️Ölüm oranları abartıldı.
▶️PCR kötüye kullanıldı.
▶️Karantina ve kapanmalar aksine zararlı oldu.
▶️Yaşlılar eve hapsedilerek ölmelerine zemin hazırlandı.
▶️Okul ve iş yerlerinin kapatılması yanlıştı.
▶️Maske takmanın faydası değil zararı oldu.
▶️Parklardaki banklar, çocuk oyun aletleri söküldü.
▶️Sosyal mesafe rezaleti yaşandı.
▶️Caddeler dezenfekte edildi.
▶️Tabii bağışıklık ve hastalık geçirilerek kazanılan bağışıklık yok sayıldı.
▶️Kola zerk edilen aşıların enfeksiyon ve bulaşmayı önleyeceği yalanı söylendi.
▶️Bağışıklık antikorlara indirgendi.
▶️Aşıların etkinlik ve emniyetleri abartıldı.
▶️Aşıların zerk edileceği yerde kalacağı ve kısa zamanda yok edileceği palavrası atıldı.
▶️Hatırlatma dozları birçok insanın ciddi tablolarla karşılaşması ve ölmelerine yol açtı.
▶️Aşıların hiçbir yan etkisi olmadığı yalanı söylendi.
▶️-80 derecede saklanması gereken aşılar otogarlarda çığırtkanlar tarafından sunuldu.
https://t.co/MYLLE2PykU
Ersan Şen: Asker, polis zoruyla evine girer, aşıyı yaparsın.
Sen aşının ne olduğunu biliyor musun?
Tarif et desem edebilir misin aşıyı?
Bu nasıl bir hukuk anlayışıdır?
Bir özür dilemeyecek misin?
Musavat, hem ayranım dökülmesin hem yoğurdum ekşimesin "dlyor. Masumlarında cezaevinde olduğunu kabul ediyor ama bir kaç münferit suçlu örneği faydalanacaksa masumlarda çıkmasın ' dlyor adeta ..Bu vicdan ve akıla mahalle muhtarlığı bile verilmez
Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 30 milyon adet
Araç başına 2 bin tl muayene ücreti
60 milyar tl
Yaklaşık 1.8 milyar dolar
Yıllık.
Ve tekel !!! Tek kuruma giden para
Lan bu nasıl bir para?
Gazze’de gönüllü olarak görev yapan Doktor Mark Perlmutter'in sözleri;
“İki kez vurulan çocuklar gördüm.
Henüz yürümeye başlayan çocuk, dünyanın en iyi keskin nişancısı tarafından yanlışlıkla iki kez vurulmaz!”
Ağır hastalığa, hastaneye yatışlara, ölümlere karşı %100 koruyucu dediler, %100 yalan çıktı.
Şirket, bu kadar etkili ilan ettiği aşıyı piyasadan çekti.
Türkiye’de kalp krizinden ölenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Fahrettin Koca bu kalp krizi geçirenlerin yüzde kaçının aşılı, yüzde kaçının aşısız olduğu istatistiklerini vermeden çekip gitti.
Şimdi görev yeni bakana düşüyor. Bakalım bu cesareti gösterebilecek mi?
NEDİR BU CÜBBELERİN KEPLERİN ASLI???
Her yıl mezuniyet törenlerindeki kılık kıyafet insanın canını yakıyor! Akademisyenlerden yeni mezunlara adet haline getirilen cübbeler ve kepler tipik kilise kıyafetleridir. Çünkü ilk üniversiteler, 11. Yüzyılın sonunda kiliselerin içinden çıkmışlardır ve piskoposların denetiminde uzun bir zaman geçirdikten sonra özerkleşmişlerdir. Kilise kıyafetleri onların geleneğindedir de bize ne oluyor?!
Kısacası bu kıyafet kiliseye bağlılık yeminini sembolize ediyor. İşte hep anlattığımız batının ‘soft power’(yumuşak güç) uygulamasına bir örnek daha…
İşin bir de kep atma tarafı var
Bu da Amerikan Deniz Harp Akademisi’nin mezuniyet töreninde ortaya çıkmış bir adet. Öğrencilik bitiyor askerlik başlıyor. Kepler çıkıyor askeri şapkalar takılıyor.
Neden kendi adetlerimizde kendimiz gibi olamıyoruz da illa batının kötü kopyaları olmak için yırtınıyoruz. Düşünelim…
Diyelim ki şehrin 15 dakikalık bölgesinin dışına çıkmaya cesaret ettiniz o zaman dijital paranız çalışmayacak.
Size bilim kurgu film senaryosu gibi geliyor değil mi? Oysa adım adım bu sona doğru yaklaşıyoruz.
Yani korkunç bir dijital kölelik sistemine… https://t.co/vQrUR0l4XP