Filistin için yola çıkan yüz akı aktivistlerimiz Habur Sınır Kapısı'nda bekliyor.
Bu aktivistlerin hiçbir halkla sorunu yok; onların tek bir derdi var: Çocuklar ölmesin, Gazze’deki abluka kırılsın, soykırım bitsin ve zalimler hesap versin.
Ey Müslüman yöneticiler!
Bölge ülkelerine baskı kurmaya çalışan işgalci İsrail'e haddini bildirme zamanı gelmedi mi?
#FilistinKonvoyunaYolAç
Ankara'nın Haymana ilçesinde Muhammed Kavi ve eşi Nazan Kavi’nin öldürülmesine ilişkin iddialar son derece vahimdir.
Bu sürecin tam bir şeffaflıkla aydınlatılması ve bir ihmal varsa sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerekmektedir.
🔴 5 yıldır Türkiye’de eğitim gören Gazzeli öğrenci Nathmi A., yolda arkadaşıyla sohbet ederken bir kadının ırkçı söylemlerine ve "taciz" iftirasına maruz kaldı.
İftira sonrası çevredekiler tarafından linç edilip kanlar içinde kalan genç, 7 ay süren yargılama sonucunda 4,5 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Gencin kemerini düzeltmesini "teşhir" kabul eden mahkeme, şikayetçi kadının ırkçı saikle yalan söyleme ihtimalini hiçe saydı.
Henüz 1 aylık evli olan Gazzeli genç, istinaf mahkemesinin de jet hızıyla onadığı karar sonrası sınır dışı edilmek üzere cezaevine gönderildi.
(Haksöz)
Gazze'de 22 Kasım 2023'te katil İsrail’in hedefi olan bina yüzlerce kişiye mezar oldu. Yerle bir olan binanın enkazından aynı aileden 112 kişinin cenazeleri yıllar sonra çıkarıldı.
Cenaze törenini, Gazze'deki tek Türk televizyonu TRT Haber görüntüledi.
İşgalci İsrail'in ablukası altında çadırlarda yaşam mücadelesi veren Gazzeliler, bu kez de kavurucu sıcak, böcek ve kemirgenlerin tehdidiyle karşı karşıya.
Güneş altında adeta fırına dönen çadırlarda yaşayan çocuklar, deri hastalıklarıyla ve sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor.
İşgal güçlerinin ardından bıraktiğı savaş enkazından şehitlerin naaşları çıkarılmaya hala devam ediliyor.
Burada, Ebu Şerîa ve el-Hesâyine ailelerinden 112’den fazla şehidin cenazesi bulunuyor.
Bugün Gazze, Filistin tarihinin en büyük cenaze törenlerinden birine tanıklık edecek.
Soykırımcı İsrail'in alıkoyduğu Filistinli doktor Hüsam Ebu Safiyye'nin oğlu İlyas Ebu Safiyye, TRT Haber’e konuştu:
📌"Babam, demir çekiçle darbedilmiş. Yüzündeki izler nedeniyle avukatı onu tanıyamadı."
📌"Türkiye’nin onurlu duruşunu ne tarih unutacak ne de Gazze halkı."
🇹🇷 @TBMMresmi Sağlık Komisyonu'nda Dr. Hussam Abu Safiya için toplantı talebinde bulunan @gergerliogluof'na, Sağlık Bakanımız @drmemisoglu 'na ve bu vicdan çağrısına kulak veren tüm milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum.❤️🩹🤲
Dr. Hussam Abu Safiya için söylenen her söz; insanlığın, merhametin ve vicdanın sesidir.
Vücudundaki şarapnel parçaları ve kalp yetmezliğine rağmen zindanlarda işkence gören Dr. Hussam Abu Safiya acilen kurtarılmalıdır.
Üstelik, böyle önemli bir komisyonda bir performans sanatçısı olarak adımın anılması beni ayrıca gururlandırdı.
##FreeDrHussamAbuSafiya
İsrail’in esir tuttuğu Dr. Hussam Abu Safiya’nın oğlu İlyas Hussam Abu Safiya ile bir süredir irtibat hâlindeyim. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu toplantısında okumam için özel olarak gönderdiği mektubunu okuyorum.
Seguo con apprensione il perdurare e l’inasprirsi della violenza in #TerraSanta, di cui ultimamente sono state vittime anche molti civili, in #Cisgiordania e a #Gaza. Rivolgo un accorato appello affinché si torni a negoziare un’equa soluzione politica, fondata sulla pari dignità e gli uguali diritti di ogni persona umana, e a rigettare nuove azioni militari e decisioni unilaterali, in particolare quelle che violano il rispetto e lo status quo dei luoghi santi di ogni fede religiosa.
Turkish doctor Kemal Sağlam performed a powerful reenactment in Istanbul portraying the suffering of detained Palestinian physician Dr. Hussam Abu Safiya inside Israeli prisons.
Through the symbolic performance, Sağlam highlighted the conditions endured by Palestinian detainees and expressed solidarity with Dr. Abu Safiya, drawing attention to his case and the broader plight of Palestinians held in Israeli detention.