⚠️Yarın 79 yaşındaki Devlet Bahçeli,
78 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrı yapacakmış.
Bu TV'lerde büyük bir habermiş gibi geçiyor.
📍Gençlerin %65'i kalıcı olarak yurt dışına gitmek istiyor.
Asıl haber bu!🫠
Siyasi operasyonlarla tutuklanan CHP'li Belediye Başkanlarının suçları:
- AKP'ye seçim kaybettirmek
- Gerici vakıf, tarikat ve cemaatlerin hortumunu kesmek
- Halkın parasını halk için harcamak
- Kent lokantası ve kreş açmak
- Gerçek bir diplomaya sahip olmak
- AKP'nin transfer teklifini reddetmek
- Partilerine seçim kazandırıp, ülkeyi yönetme iddiasında olmak...
Bursa'da bir öğretmen, Ramazan etkinlikleri kapsamında okula çağırılan Ramazan davulcusunu sınıfına almadı:
"Benim sınıfıma herhangi bir dernek, vakıf görünümlü tarikat, cemaat ehlinden birisinin gelip beni dersten çıkarıp çocuklara bir şey anlatması da mümkün değil.
Bu zamana kadar böyle şeylere asla izin vermedim vermemeye devam edeceğim.
Davulcu görmek isteyen sahur vakti camdan bakarak görebilir. Çocuklar için davul yeni bir şey değil; ancak eğitim anlamında öğrenmeleri gereken çok şey var."
#flaş
Özgür Özel, “Diplomasız Erdoğan” dediği için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, kendisine dava açtığını açıkladı.
Duruşmada hakim, Erdoğan’ın diplomasının dosyaya girmesi için talepte bulundu. Cumhurbaşkanının avukatı bunun üzerine reddi hakim başvurusu yaptı.
Dindar kindar gençlik yetiştirme hayalleri suya düştü.4-6 yaş çocukları hedef aldılar.Okullara velilere baskı gözdağı veriyorlar.
Bu tutmaz.Cuma namazı saatini gezerek değerlendiren topluma bir şey dayatamazsın siyasal islamın foyası çıkmış zorlayarak dayatamazsın.
Cemaat ve tarikatlar kapatılsın diyenlere yıllarca “abartıyorsunuz” dendi.
“Onlar sadece kendi içlerinde” dendi.
“Devletin okullarında olmaz” dendi.
Ama bugün gelinen noktada, olması gereken şey ile olan şey arasındaki fark artık gizlenemiyor.
Okul dediğin yer;
çocuğun ilk kez sorgulamayı öğrendiği yerdir.
Okul; aklın özgürleştiği yerdir.
Okul; bilimin, fiziğin, matematiğin, sanatın evidir.
Okul; hiçbir yapının, hiçbir cemaatin, hiçbir ideolojinin arka bahçesi değildir.
Olmamalıdır. Çünkü çocuk, aidiyet değil; kişilik kazanmak için okula gider.
Çocuk, biat etmeyi değil; düşünmeyi öğrenmek için okula gider.
Bugün panolara asılan şey sadece renkli zarflar değildir. Bugün panolara asılan şey, eğitimin hangi yöne çekilmek istendiğinin göstergesidir. Bir ülkenin geleceğini değiştirmek istiyorsanız, önce okullarını değiştirirsiniz.
Müfredatı değiştirirsiniz.
Değerleri değiştirirsiniz.
Sonra nesiller değişir.
Ve en tehlikelisi de budur:
Bu değişim sessiz olur.
Yavaş olur.
Ama kalıcı olur.
Çünkü çocuklukta verilen her şey, ömür boyu kalır.
Mesele bir pano meselesi değildir.
Mesele, eğitim sisteminin kimlerin etkisi altına girdiği meselesidir.
Mesele, laik ve bilimsel eğitimin adım adım aşındırılması meselesidir.
Ve asıl soru şudur:
Biz çocuklara özgür bir zihin mi bırakacağız, yoksa şekillendirilmiş bir zihin mi?
Çünkü bugün o panoya asılan şey sadece bir “ibadet” kavramı değil…
Bir ülkenin yarınıdır.
Epstein skandalından başka hiçbir şey okuyamıyorum.. Ruhumu da bedenimi de hasta ettiği halde.. Bu karanlığa gözlerimizi asla yummayalım.. Şeytan bunların yanında neymiş ki? Sırf bu kötülükle aynı zaman diliminde yaşadığımız için bile lanetlenmiş olabiliriz. Ve eğer insanlık bu kötülüğün kökünü kazımazsa kıyameti görmek bizim hak ettiğimiz bir son olacaktır. Eipstein’in intiharı/öldürülmesi bu skandalın daha derin şekilde araştırılmasına ve yargıya taşınmasına nasıl engel olabildi aklım almıyor.. (Zaten okuduğum hiçbir şeyi aklım almıyor!) Amerikan mahkemeleri yapmıyorsa/yapamıyorsa tüm bu şeytanlar insanlığa karşı işledikleri korkunç suçlar nedeniyle uluslarası mahkemelerde yargılanmalı.. Ve umarım sonunda suçu kanıtlanan herkes (başkan, kral, star vs) idam edilir..
Konya Milletvekilimiz ve Komisyon Üyemiz Sn. Latif SELVİ ile birlikte Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Sn. Eren EDEBALİ ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin çalışma alanları ile ilgili talep ve görüşlerini dinledik.
Nazik ziyaretleri için teşekkür ederim.
📍TBMM
Şeffaflık ilkemizdir.
BURULAŞ toplu iş sözleşmesi sürecini kamuoyuyla paylaştık.
Son teklifimiz:
Bakım formeni: 78.360 TL
Tren sürücüsü: 73.800 TL
Otobüs şoförü: 62.300 TL
En düşük maaş: 50.000 TL
Sendikanın %47 zam talebi, mevcut ekonomik koşullarda sürdürülebilir değildir. Bu talebin kabulü, toplu taşıma ücretlerine ciddi zam anlamına gelir.
Bu kaynaklar şahsi değil, Bursalıların ortak kaynağıdır.
Çalışanlarımızın refahını gözetirken, mali disiplin ve hizmet sürekliliğini sağlamak zorundayız.
Bursa için en doğrusunu yapıyoruz.