Kamuda yakışıksız bir "güç görgüsüzlüğü" var.
Polisler kimsenin özel uşağı değil. Kimsenin şemsiyesini, ayakkabısını, çantasını taşımak zorunda değil.
Birkaç resmi sınavı başarıyla tamamlamış olmak kimseye bu hakkı vermiyor. Avrupa 18. Yüzyıl elitlerinden(!) kalma görüntüler bu ülkeye ve Emniyet Teşkilatı personeline yakışmıyor. Polisin görevi ilgili mevzuat kapsamında kamu hizmeti sağlamaktır.
"Körlerin yanında göze ait sırlardan bahsetme" demişti Mevlânâ. Ne hüzünlü bir ikaz.
Ve kalbî sağırların, kalbî körlerin, kalbî kana bulanmışların, kalbî hasta olanların yanında kalbîne dair sırlardan bahsetme. Sakın bahsetme. Çünkü insanın en mahrem yeri kalbidir... İncinirsin.
En yakınınız bile olsa bir insan kendisini geliştirmeye, düzeltmeye, iyi olanı seçmeye, bilinçli bir yol almaya meyilli değilse ne yaparsanız yapın kalbini de yaşam yolculuğunu da düzeltemezsiniz. Bulanık bir suda çırpınmaya gönüllü olana berrak bir suda yüzmenin tadını anlatamazsınız. İnsana düşen doğruyu anlatmak ve dua etmektir. Nuh peygamberin evladını gemiye bindiremediği bir dünyada bilmemiz gereken şu ki, kalplerin ıslahı bizim elimizde değil.
Gazze yıkıldı, yüzbinlerce insan katledildi, yüzbinlercesi yerlerinden sürüldü. Gazze'ye bakıldığında karşımızda bir yıkım fotoğrafı var doğrudur fakat bir de Dünya'ya bakınız;
Siyonizmin, sömürgeci düzenin Dünyaya ördüğü kalın duvar nasıl delindi, milyonlarca insan dirildi, milyonlarca insan konfor alanını kendi isteğiyle terketti, meydanlara indi. Siyonist İsrail'in milletler nezdinde yeri geri inşa edilmeyecek şekilde viran edildi.
Şerefli Gazze direnişinin sefil Dünya düzenini nasıl salladığına, korku duvarını yıktığına şahitlik ederiz.
Vicdan, aldırış etmektir. Umursamaktır. İçimizin derinliklerinden gelen ve bizi ahlaka çağıran o sestir. Bize ‘başka türlü yapamazdım’ dedirten şeydir.
Çağın merhamet seferine selam. Gazze’ye selam, Sumud’a selam, insanlığa selam. Direniş ve dayanışmaya selam!
Hayat bir borç, asla tam olarak geri ödeyemeyeceğimiz bir borç. Geri verebileceğimizden çok daha fazlasını aldık. Teşekkür etmek için daha da anlamlı ve farklı yollar bulmalıyız.
"Dini yalanlayanı gördün mü? O yetimi itip kakar. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez." (Mâûn. 1-3)
Yoksulu doyurmaya teşvik etmemek "dini yalanlama" özelliğinin bir uzantısı sayılmış.
Peki açlıktan ölen müminlere el uzatmamak? Bunu önemsememek, teşvik etmemek?
Fesübhânallah!
Hür dünyanın bütün vicdân sahiplerine,
Bugün, gün boyu Gazze'deki yetkili kişilerden çok acı haberler aldım.
Gazze'deki büyük mezalim, tahammülü hatta tasavvuru dahi mümkün olmayan bir safhaya girmiştir. Başka siyasi ve insani krizlere odaklanarak Gazze'deki trajediyi geri planda bırakan kamuoyuna mevcut durumu ilan etmeyi insani bir vazife biliyorum.
Birkaç yıldır devam eden ağır bombardıman, toplu yıkım ve soykırımla beraber Gazze'de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel hayatî ihtiyaçlar konusunda büyük bir mahrumiyet yaşanmaktaydı. Bu mahrumiyet son haddine ulaşmış durumdadır. Bebeğinden ihtiyarına, yaralısından hastasına, bütün Gazzeliler topyekün bir açlıkla karşı karşıyadır.
Uzun süredir açlığa direnen çocuklar, yaşlılar ve hastalar ölmektedir. Sınırlarda ihtiyacın binde biri dahi olmayan yardımların tabiri caizse damla damla dağıtılması nedeniyle büyük bir kaos oluşturulmaktadır. Şerefli Gazzeliler çocuklarına götürebilecekleri bir lokma için itiş kakış içine girmek zorunda bırakılmakta ve küçük düşürülmektedir. Dünya tarihinin en şerefli mücadelelerinden birini vererek her halükarda ayakta kalan bir halk, silahlı askerlerin karşısında yerlerde süründürülerek, aşağılanmaktadır. Yüzlerce kişi yiyeceğe ulaşmak isterken, hunharca katledilmektedir.
Bu açlık, tabiî bir afetin neticesi değildir. Alçakça uygulanan bir soykırım mühendisliğinin son aşamasıdır.
Değerli dostlar,
Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir...
Başta ilk günden itibaren Gazze'nin sesini tüm insanlığa duyuran Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere tarih boyunca insanlığın vicdan yükünü omuzlayan aziz milletimizin her ferdine sesleniyorum.
Lütfen tüm önceliklerimizi değiştirerek insanlığı bir kez daha Gazze'de yaşanan büyük trajediye yöneltelim.
Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, -tıpkı Bosna gibi- bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze'miz olacak!
Vallahi ahirette Gazze'den sorulacağız!
Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz!