Bir insanın kendisine yapacağı en büyük kötülük, kapasitesine denk olmayan insan ve ortamlarla vakit geçirmektir. Buradaki kapasite CV, statü veya gelir değil; zihinsel uyum, karşılıklı hoşgörü ve ahlaki derinliktir. Bu konularda seçici olmazsanız, kendinizi heba edersiniz.
“Modern çağdan nefret ettim, ben geçmiş insanıyım!”
O sırada geçmiş:
- Ortalama ömür 50 yıl
- Bebek ölüm oranı 3’te 1
- Kölelik ve yağma legal
- Erkekler her an histerik kralın keyfi için orduya sürülebilir
- Kadınların oy/eğitim hakkı yok
- İnanç ve ifade özgürlüğü yok
Mill’e göre yine eylemlerimizi belirleyen güdü haz olmalıdır, yani hazcı olmalıyız. Ama hazları kendi aralarında kalite sırasına sokmalıyız.
Yoksa çamur banyosunda debelenen bir hayvanın neşesi ile, çağ açıcı bir kitap yazan düşünürün neşesi aynı olurdu.
Ne depremin ne de fırtınanın öldürme gücü yoktur. Japonya’daki gibi akıllı şehir planlaması felaketleri %90 oranında azaltabilir. “Doğaya karşı mağduruz, kader kurbanıyız” oyalanmalarını geçelim. Vatandaşını her şeyin üstünde tutup sorumluluk alan bir ülke olma vaktimiz geldi.