Bir kentte seçim yapılır. Halk kararını verir. Başkan seçilir, Meclis oluşur. Sonra birileri çıkar ve sandıkta değiştiremediği sonucu baskıyla, tehditle, zorlamayla değiştirmeye kalkar.
İşte bugün Üsküdar’da itirazımız tam da bunadır.
Devletin gücüyle siyasetin gücünü birbirine karıştıranlara itiraz ediyoruz.
Seçilmişleri sindirerek, temsilcileri saf değiştirmeye zorlayarak, hukuku ve bürokrasiyi siyasi hesabın parçası haline getirerek halkın kararını değiştirebileceğini sananlara söylüyoruz:
Bu ülke sizin hesap defteriniz değildir. Üsküdar halkı da o defterdeki bir satır değildir.
Üç meclis üyemiz gözaltında. Dört meclis üyemiz çeşitli baskılarla siyasi iradelerinden koparıldı.
Bütün bunlar karşısında susarsak, yalnızca Üsküdar’ın hakkından vazgeçmiş olmayız; siyasetin sandıkta değil, güç odaklarının kapalı kapılar ardında belirlenmesine razı olmuş oluruz.
Biz razı değiliz.
Çünkü demokrasi, iktidarın istediği sonucu aldığı gün değil; iktidar istemediği bir sonuçla karşılaştığında da halkın kararına saygı gösterdiği gün vardır.
Bugün Üsküdar’da savunduğumuz şey tam olarak budur.
Halkın iradesine dokunan herkes bilsin:
Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar. Hukuk önünde hesap vereceğiniz günler mutlaka gelir.
Şimdi Üsküdar’ın vicdanına, cesaretine ve dayanışmasına ihtiyaç var.
Yarın saat 20.00’de Üsküdar Belediyesi önündeyiz.
Ne bir koltuk için, ne bir makam için.
Halkın “Ben karar verdim” deme hakkı için.
Üsküdar susmayacak, boyun eğmeyecek!
Bu makamların gerçek sahibi halktır.
Çünkü Üsküdar’da mesele makam değil, halkın iradesidir!
Sadece 2 kişinin tahliye edilmesi sonrası, tutuklu yakınlarından gözyaşlarını tutamayanlar oldu.
Tutukluluk değerlendirmelerinin olduğu ara kararlarda tahliye kararlarında sert bir düşüş var. Ceza alsa, infaz süresi dolmuş kadar hapis yatanlar bile tahliye edilmedi.
#ibbdavası
30 yildir bu konularda arastirma yapan biri olarak oncelikle @YuksekogretimK sunu oneriyorum. Bu konuda arastirma icin fon bulmakta zorlaniyoruz. Tubitak ozel cagri acarak ise baslayabilir.
1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Hakan Tahmaz (@httahmaz1), Türkiye'nin tam da bir eşikte durduğunu yazıyor. Kürt meselesinde silahlar sustu, peki şimdi ne olacak?
Okumak için: https://t.co/faf0SuSuJH
İşte olması gereken sendikal tutum!
İşte sınıf dayanışması!
DİSK’e bağlı 16 sendika ortak açıklama yaptı:
"Sendikal mücadele suç değildir!
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu derhal serbest bırakılmalıdır"
Açıklamayı yapan DİSK üyesi 16 sendika (Alfabetik sırayla)
1-Bank Sen
2-Basın-İş
3-Birleşik Metal-İş
4-BTO-Sen
5-Cam Keramik-İş
6-Dev Yapı-İş
7-Dev Turizm-İş
8-Enerji-Sen
9-Gıda-İş
10-Güvenlik-Sen
11-İletişim-İş
12-Limter-İş
13-Nakliyat-İş
14-Sine-Sen
15-Sosyal-İş
16-Tümka-İş
DİSK'in toplam 22 üye sendikası bulunuyor.
👇🏾
Hakan Tahmaz (@httahmaz1), Kürt çözüm süreciyle birlikte yeniden gündeme gelen yeni anayasa tartışmasını, farklı kesimlerin bu talebin ardındaki farklı amaçlarını ele alarak inceliyor.
Okumak için: https://t.co/2EwQms7lgW
The @ECHR_CEDH did not just rule on Osman Kavala's case. It described a criminal justice system used to silence defenders, journalists and the opposition, and ordered Türkiye to fix it.
It must now release Osman Kavala, quash the null and void conviction and reform the system👇
Değerli Dostlar,
Varsayalım ki kasten öldürmeyle suçlanıyorsunuz ama böyle bir şey yapmadığınıza eminsiniz. Sormaz mısınız, öldürülen kim? Nerede, ne zaman, nasıl öldürülmüş? Ceset nerede?
Sorarsınız….
Ben de “zimmet”le suçlanıyorum. Soruyorum; nerede, ne zaman, nasıl yapmışım? Ne kadar para zimmete geçirmişim?
8 aydır hiçbir hakim bu sorularıma cevap vermediği için her ay segbis üzerinden yapılan tutukluluk gözden geçirmelerine katılmıyorum.
Dosyada tüm deliller toplandı her belge tekrar tekrar suçsuzluğumu kanıtlıyor. 14 aydır tutukluyum hala iddianame bekliyorum.
Çok şükür İzmir’de Adalet’in tatili haftaya bitiyor. Sayın Savcı’nın tatil dönüşü, artık iddianameyi yazmasını, sorularımı cevapsız bırakmamasını diliyorum.
24 Ağustos 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca - Kırklar
“Ustanın bize seslenişi ‘geri zekalı, şerefsiz, hayvan’... Bunlar ve daha beterlerini de söylüyor. Bir şey sorduğumuzda da hep küfürlü cevaplar. İzin istediğimizde ‘... git’ diyor. Eline cetvel alıp bizi dövüyor. Ağzımızdan burnumuzdan kan gelen kadar dayak yediğim de oldu.”