"...En çok da kendi yaralarımı onarıyorum
Gökyüzünün rengi dokunuyor gözlerime
Mavi bir uçurum kanat çırpıyor içimden
Kendi derinliğimde kayboluyorum
Şehri savurup durdu rüzgâr
Kâğıtlara kazıdığım boşluklar çoğaldı
Her sabah, eskimiş bir yorgunlukla uyanıyorum
Geçen arkadaşlarla Hz. Ömer’in güzel koku için malın üçte biri verilebilir sözü üzerine konuştuk. Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in de güzel kokunun kendisine sevdirilen dünyalık üç şeyden biri olduğu hadisini konuştuk sonra. İşte sigara hiçbir şey olmasa dahi bunun için bırakılmalı
Erkeğe kadına sallama işinş bırakalım, birbirimize dua edelim. Bize hayır ve fayda verecek olan budur. Hepimizin çeşit çeşit günahları, türlü türlü nefis hastalıkları var. Birbirimize dua etmeden ne tam iman etmiş olabiliriz ne de kurtuluşa erebilirz. Allah hepimizi salihlerin yoluna iletsin.
Kadın kadındır. Kadın kadın olduğu için değerlidir. Kadınlar onları başkalarının değerli bulmasından bağımsız Allah'ın takdiriyle değerlidir. Kadına kadınlıktan başka bir hüviyet giydirmeye çalışan modernist her fikir derdest edilmelidir.
Üniversitede bir arkadaşım, "nasıl böyle sorgusuz inanabiliyorsun, ben de böyle inanmak istiyorum" demişti. Pek iyi bir cevap verememiştim. Bir şey soracaksam imanımı önceleyerek sorardım. Çünkü hiçbir sorgulama imanımdan üstün olamazdı.
İnanma iştiyakı...
Cesaretin kalmak değil, kalmak istemene rağmen gitmeyi seçebilmek olduğunu öğrenmelisin. Canın yansa da sana iyi gelmeyen insanlardan ve alışkanlıklardan vazgeçebilmelisin. Gerçekten iyi ve sana ait olan hiçbir şey içine şüphe düşürmez, şüphenin varlığı zamanla o şeyi eksiltir.
Bakmamak ve duymamak bazen en büyük lükstür.
Bizlere sağlıklı gözler ve kulaklar bahşeden, onları nerede ve ne zaman örteceğimizin idrakini de nasip eden Allah'a hamdolsun.
Bunu şuurlu bir şekilde yapabilmek ne kadar kıymetli, elhamdülillah.
Dökülen takvim yapraklarından da hızlı akan zaman... Gaflet uykusuna dalmadığımız, mümin vakarını üzerimizde hissedeceğimiz bereketli bir ay olsun. Âmîn.