Benim için Yeni Parti hortum partisidir.
Ve bu değişmeyecektir. Horttumcuları kurtarmak adına organize edilmiş bir parti gerçeğini yeni rakı söylemi bile değiştiremez!
Adı yolsuzluklara karışmış, kızını damadını belediyelere yerleştirmiş, derin devlet adına yıllarca CHP’de operasyon çekmiş kimi isimlerin Yeni Parti’de ön sıralarda olması kimseyi rahatsız etmiyor mu gerçekten? Bu memlekette insan kıtlığı mı var ki bu siyaset esnafına muhtacız?
Mansur Yavaş beni şaşırttı! Bu kadar uyanık olacağını ummuyordum doğrusu! NATO toplantısını bildiği için yollara elini sürmedi; hepsini hükümete yaptırdı, belediyeden tek kuruş harcamadan. AK partililer delirmiştir. Alkışı hak ediyor!
12. YARGI PAKETİ KOMİSYONDAN GEÇTİ
📌İBAN düzenlemesi hariç özel bir ceza indirimi veya infaza dair bir düzenleme YOK
📌İBAN mağdurlarına yönelik uzlaşma vb cezayı doğrudan sona erdirme yok
📌İBAN’ını vererek maddi menfaat elde etmiş kişi dolandırıcılığa başka bir iştiraki yoksa ceza 1/2 yani YARI ORANINDA İNDİRİLECEK
📌Ayrıca zarar soruşturma aşamasında giderilmişse 2/3, yargılama aşamasında giderilmişse yarı oranında tekrar indirim sağlanacak
📌Örneğin 4 yıl ceza alanın cezası 2 yıla düşecek, zarar giderilirse 1 yıla, 62. madde de verilince 10 aya düşecek
📌Bu kapsamdaki istinaf veya Yargıtayda bulunan dosyalar yerel mahkemeye gönderilecek.
📌Kesinleşmiş tüm dosyalar da 1/2 indiriminden yararlanacak. Ayrıca 6 ay içerisinde mağdurun zararı giderilirse etkin pişmanlık (tekrar 1/2) indiriminden de yaralanabilecek. zarar tümüyle giderilinceye kadar infaz durma verilemeyecek
📌TCK 158'in diğer bentleri ya da 142, 245 gibi maddelerde bir değişiklik yoktur
arkadaşım avukat sevgilisi de avukat. az önce telefonda sevgilisiyle konuşurken "akşam eksik hususlar giderilsin o zaman" dedi cilveleşerek. sordum, "yan yana değilsek daima eksiklik vardır" diyor. buluşmak isteyen taraf diğerini böyle çağırıyormuş
Yargıtay’dan önemli değerlendirme!
IBAN hesabına para gelmiş olması, tek başına nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet için yeterli değildir.
Sanığın suça iştirak ettiğinin ve kastının bulunduğunun somut delillerle ispat edilmesi gerekir.
Aksi halde ceza muhakemesinin temel ilkesi olan “Şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo)” gereğince beraat kararı verilmelidir.
#TCK158MademÇözümYokİdamEdin #TCK158ZararıÖdenenDosyalarKapatılsın #TCK158TekSeferlikUzlaşmaŞart @abakingurlek@avabdullahguler
Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde final sonuçları dahi açıklanmadan bütünleme sınavlarının başlatılması, binbir emekle bu sıralara oturan gençlerimize yapılmış açık bir haksızlıktır. Türkiye derecesiyle fakülteye giren bu pırıl pırıl zihinlerin, hangi dersten kaldıklarını bile bilmeden belirsizlik içinde yıpratılması vicdanları yaralamaktadır.
Geleceğin hukukçularının önüne zaten HMGS gibi ağır bir baraj koyulmuşken, bir de kendi fakültelerinde böyle bir idari eziyete maruz bırakılmaları kabul edilemez. YÖK ve üniversite yönetimi derhal bu duruma el koymalı, bütünlemeler ertelenmeli ve sonuçlar şeffaflıkla ilan edilmelidir.
Hukukun öğretildiği bir kurumda hakkaniyetin çiğnenmesine müsaade etmeyecek, öğrenci kardeşlerimizin haklı taleplerinin sonuna kadar takipçisi olacağız.
#CukurovaHukukSinavMagduru
#hmgs
Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, belirsizliklerin gölgesinde eğitim görmek değil; şeffaflığın, adaletin ve hesap verebilirliğin hâkim olduğu bir akademik ortamda öğrenim görmek istiyor!
#CukurovaHukukSinavMagduru
Çukurova Hukuk öğrencileri olarak tek beklentimiz emeğimizin adil ve net bir şekilde değerlendirilmesi.
Öğrencileri mağdur eden bu zorlayıcı ve şeffaflıktan uzak süreçler #bitmedigitti
Öğrencilerden tarafımıza ulaşan çok sayıda başvuru ve mesajda, Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde final sınav sonuçlarının önemli bir bölümünün hâlâ açıklanmadığı, buna rağmen bütünleme sınavlarının başlamak üzere olduğu ifade edilmektedir.
Bir öğrencinin hangi dersten başarılı, hangi dersten başarısız olduğunu bilmeden bütünleme sınavına hazırlanmak zorunda bırakılması kabul edilemez. Bu durum eğitim hakkını, hukuki güvenlik ilkesini ve ölçme-değerlendirmede öngörülebilirlik ilkesini zedelemektedir.
Öğrenciler, sonuçları açıklanmayan dersler nedeniyle günlerdir belirsizlik içerisinde bırakılmıştır. Finalden geçip geçmediğini bilmeyen bir öğrencinin bütünlemeye hazırlanmasının beklenmesi ne akademik teamüllerle ne de hakkaniyet anlayışıyla bağdaşmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca yükseköğretim kurumlarının eğitim ve sınav süreçlerini öğrencilerin haklarını koruyacak şekilde yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Üniversite yönetiminin ve ilgili akademik birimlerin bu mağduriyeti giderecek adımları gecikmeksizin atması gerekmektedir.
Bu nedenle;
• Sonuçları açıklanmayan derslerin bütünleme sınavları ertelenmeli,
• Final sonuçları ivedilikle ilan edilmeli,
• Öğrencilerin itiraz ve bilgi alma haklarını kullanabilecekleri makul süreler tanınmalı,
• Olağan dışı düşük başarı oranları akademik ve idari yönden incelenmelidir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin talebi ayrıcalık değil, en temel akademik haklarının korunmasıdır.
Yükseköğretim Kurulu’nu (YÖK), öğrencilerin eğitim hakkını doğrudan etkileyen bu iddialar karşısında göreve davet ediyor; yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve sınav süreçlerinin hukuka, hakkaniyete ve akademik ilkelere uygun şekilde yürütülmesi için gerekli denetim ve incelemeleri yapmaya çağırıyoruz.
@YuksekogretimK@halktvcomtr@ankahabera@szctelevizyonu@BirGun_TV@bizimtvcomtr@cumhuriyetgzt1@evrenselgzt
Mustafa Kemal Atatürk'ün 100 yıl önce bugün verdiği demeç:
"Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
➖PKK’nın siyasi temsilcisi:
“Sayın Abdullah Öcalan barış elçisidir.”
☀️Milletin temsilcisi İYİ Parti:
👉“Abdullah Öcalan çocuk katilidir, bebek katilidir, bu ülkenin Kürdüne de Türk’üne de düşmandır!"
@bosunatiklama Adanalı olmayanların Adana hakkındaki düşünceleri kopardı.
Özal’da,ziyapaşada, begoviçte,türkmenbaşında kim kime karışıyo? arka mahalleler hakkındaki fikirlerinizle genelleme yapmayın.
Rahmi Koç'un anlattığı fıkraya dair "Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz." diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, fıkraya gülen Binali Yıldırım'ın da soruşturma kapsamında olacağını mı sinyalliyor? O karede "dokunulmaz" bulunabilecek tek kişi o.
İdeolojik temeller üzerine kurulan partiler genellikle uzun ömürlü olur ve seçmenlerini, uyguladıkları politikalardan bağımsız olarak bünyelerinde tutmayı başarırlar. Buna karşılık merkez partiler; geniş kadrolara sahip, yönetme iddiası ve kapasitesi bulunan yapılar olsalar da çoğu zaman lider odaklı bir karakter taşırlar. Bu nedenle iktidar deneyiminden sonra zamanla güç kaybedebilir, hatta siyaset sahnesinden silinebilirler.
Son 2-3 gündür televizyon kanallarındaki siyasi tartışmaları takip ediyorum. Özellikle CHP’de yaşanan fiili ayrışmanın ardından, mutlak butlan kararına karşı çıkan bazı yazar ve yorumcular, mevcut CHP yönetiminin seçimlerde yüzde 3 oy dahi alamayacağını öne sürüyorlar.
Ben bu değerlendirmeye katılmıyorum. CHP, klasik anlamda bir lider partisi olmaktan ziyade kurumsal kimliği güçlü bir yapıdır. Hatta kimi zaman bir devlet kurumu gibi işler; genel başkan değişse de seçmen tabanı büyük ölçüde yerinde kalır. Bu nedenle oy oranında zaman zaman dalgalanmalar yaşansa da ne çok sert düşüşler ne de olağanüstü sıçramalar beklemek gerçekçi görünmüyor.
Önümüzdeki dönemde şekillenecek iktidarın yine merkez sağ ağırlıklı bir siyasi çizgiden çıkacağını düşünüyorum. Bu çerçevede CHP’nin iktidar partisi haline gelmesi zor görünse de, yaşanan gelişmeler nedeniyle çok büyük bir oy kaybı yaşayacağı kanaatinde değilim.
Bu noktada İYİ Partimiz açısından da önemli bir fırsat penceresi bulunduğunu düşünüyorum. Merkez sağda oluşan geniş siyasi alanı doğru okumak ve değerlendirmek gerekiyor. Kamuoyu baskısına gereğinden fazla teslim olmadan, sosyal medyadaki trol faaliyetlerinin etkisinde kalmadan, güçlü kadrolar ve tutarlı bir siyasi söylemle bu boşluğu doldurma hedefi öncelik olmalıdır. Aksi takdirde merkez sağdaki bu alan, mevcut iktidar tarafından domine edilmeye devam edecektir. Siyasette boşluk uzun süre kalmaz; mutlak suretle doldurulur. Bu boşluğu dolduran biz olmalıyız.