İTİRAFÇI İBB’DE 50 MİLYON $’LIK RÜŞVET AĞINI ANLATTI “TALİMAT İMAMOĞLU’NDANDI” DEDİ. İMAMOĞLU SUSTU.
Dün ve bugün etkin pişmanlıktan yararlanan itirafçılar pes peşe Ekrem İmamoğlu’nu suçladı. İmamoğlu sustu.
Birinci itirafçı:
“ 50 milyon dolarlık rüşvet ağı kuruldu. Talimatları Ekrem İmamoğlu’ndan aldık”
İkinci itirafçı:
“ Ekrem İmamoğlu’nun sağ kolu İbrahim bülbüllü’ye 380 milyon TL rüşvet verdim. Bana üst yönetimin istediğini söyledi. Üst yönetim belediye başkanı”
Üçüncü itirafçı:
“Şişli’de hastane kurmak istedik, Ekrem İmamoğlu ile görüştük, bizi Şişli belediye başkanı Resul Emrah Şahan‘a yönlendirdi. 8 milyon $ rüşvet verdik. Bu bir haraçtı.”
Hakim Ekrem İmamoğlu’na “Soru soracak mısın?” dedi.
Ve günün şakası İmamoğlu’ndan geldi:
“ Boğazımdan haram lokma geçmedi”
👇
https://t.co/rCiqbiiQat
🔴KARDEŞİM SEN KİMSİN?
BU SERVETİ NEREDEN BULDUN?
Bu millet kolay para kazanmıyor.
Tarladaki çiftçi güneşin altında çalışıyor,
işçi fabrikada ter döküyor, esnaf sabah erkenden kepenk açıyor.
İnsanlar 30-40 yıl çalışıyor, hâlâ bir ev sahibi olamıyor.
Çocuğunun okul parasını, evinin kirasını, mutfağının masrafını düşünüyor.
Sonra karşımıza daha 30-35 yaşında bazı şımarık tipler çıkıyor.
Altında milyonluk araba, kolunda servet değerinde saat, üzerinde dünyanın en pahalı markaları…
Havai/Dubai tatilleri,
yatlar, katlar, pahalı otomobiller,özel uçaklar…
Kardeşim, sen kimsin?
Bu serveti nereden buldun?
Ne ürettin?
Kaç kişiye iş verdin?
Hangi fabrikayı kurdun?
Hangi tarlayı sürdün?
Hangi ahırı süpürdün.
Bu yaşta bu servet nasıl yapıldı? Bu özel uçakların, Havai/Dubai tatillerinin, pahalı saatlerin, lüks hayatın parası nereden geldi?
Bir de millete tepeden bakıyorlar.
Sen kendini ne sanıyorsun? Ömrünü çalışarak geçirmiş, hâlâ bir ev alamamış vatandaştan daha mı akıllısın?
Tarladaki Mehmet amcadan, pazardaki Ayşe teyzeden, fabrikadaki işçiden daha mı zekisin?
Onlar namusuyla çalıştığı için mi bu hayatı yaşayamadı, yoksa sen paranın yolunu herkesten iyi bildiğin için mi bir anda bu kadar zengin oldun?
Yok öyle yağma!
Bu millet zenginliğe düşman değil. Çalış, üret, helalinden kazan,Allah daha çok versin.
Ama milletin üç kuruşunu reklam, algı, iletişim kanalları üzerinden, uçuk vaatlerle toplayıp sonra o parayla saltanat kuruyorsan, paraları hokus/pokus ediyorsan
iş değişir.
Devlet sana bunun hesabını sorar/sormalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanım, milletin size olan güveni de tam burada önem kazanıyor.
Garibanın, fakirin, fukaranın beklentisi çok açık:
Kimsenin gözünün yaşına bakılmadan, suç işleyen varsa hesabı sorulsun.
Haksız kazanç varsa ortaya çıkarılsın. Milletin parası nereye gitmişse kuruşuna kadar araştırılsın.
Bu millet hâlâ devletine güveniyor, adalete güvenmek istiyor.
Kendini dokunulmaz sananlara da birilerinin “Sen kim oluyorsun?” demesini bekliyor.
Sayın Cumhurbaşkanım, garibanın hakkını yedirmeyin. Kendini milletten büyük gören bu şımarıklara devletin de hukukun da var olduğunu gösterin.
Çünkü yat biter, kat biter, özel uçak biter, şatafat biter…
AMA GARİBANIN HAKKI KİMSENİN YANINA KÂR KALMAZ/KALMAMALI!